Trabzonspor altyapı ile güçlenecek!

  Trabzonspor’un 61. dakika golcüsü olarak tarihe geçen Hüseyin Tok, Ekspres’e konuştu…
e1aea49b-aa8b-4509-bd4f-5a858b8a0fd9.jpg Trabzonspor maçlarında tribünlerin 61. dakika coşkusunun temelini atan efsane isim; Hüseyin Tok,
“Dakika ayarlaması tabii ki olamazdı, tesadüfen böyle şeyler yaşadık. İlk şampiyonluğumuz çok önemliydi çünkü ilk defa şampiyonluk Anadolu’ya gelmişti. Ben de o maçta Fenerbahçe’ye 61. Dakikada gol atmıştım. Fenerbahçe’yi yenmiş ve şampiyon olmuştuk. O gol dakika olarak, şampiyonluk getirdiği için tarihe geçti.”
 
Trabzonspor’da altyapıya önem verilmesi gerektiğini belirten Hüseyin Tok: “Geçtiğimiz yıl bilerek ya da bilmeyerek yapılan operasyon vardı, pahalı futbolcuların gönderilmesi şeklinde. Bununla altyapıdan gelen oyunculara kapı açıldı. Onlar da bu şansı iyi değerlendirdi ve herkesin sempatisini kazandılar, altyapıya tekrar gereken değerin verildiğinin göstergesiydi bu. İnşallah devam eder. Bizim başka Trabzonspor’umuz yok.”

 
En başından başlarsak, futbol nerede başladı, nasıl girdi hayatınıza?
   Biliyorsunuz Trabzon’da hemen hemen her çocuk mahalle aralarında, boş bulduğu her alanda futbol oynar. Ben Trabzon’un Çarşıbaşı ilçesinde doğdum, orada büyüdüm. Oralarda taşlı topraklı alanlarda 10 yaşından itibaren arkadaşlarla top koşturmaya başladım. O yaşlarda bizden 4-5 yaş büyük ağabeylerimiz yeteneğimi fark edip beni maçlarına dahil ederlerdi. 15-16 yaşlarına gelince Çarşıbaşıspor kuruldu orada Ali Kemal Denizci ile lisansımızı çıkardık, birlikte futbola başladık. 5116422b-fc7a-47fe-a570-03c46c16ad97.jpgAmatör olarak oynadık, 2 kez grup birincisi olmamıza rağmen 1. Amatör kümeye çıkamadık. Daha sonra Trabzon’da Yolspor’a transfer olduk. Futbol hayatım maaşlı olarak Yolspor’da başladı, orada başarılı bir çizgi yakaladık, Türkiye Amatör Futbol şampiyonasında ikinci olmuştuk. O sırada sebat Gençlik bizi istiyordu ama bazı nedenlerden dolayı orası olmadı. Erzurum’dan geldiler, santrfor arıyorlardı ağabeylerimiz beni tavsiye etti, Selahattin Diyadin ile Erzurumspor’a gittik. Ama ben amatör olarak kalmayı kafama koyduğum için amatör olarak gittim. 1972 yılında Erzurumspor Cemal Gürsel stadının açılışıydı, biz çok iyi bir takım kurmuştuk, antrenörümüz Turgut Kafkas’tı. Takımda Trabzon’dan İlyas Akçay, Volkan Canalioğlu vardı. Fenerbahçe’yi 3-0 yendik. O maçta 2 gol atmıştım. Fenerbahçe’ye golleri atmaya o maçta başlamıştım. J Erzurumspor olarak yenilgisiz şampiyon olduk 2. Lige çıktık.  Ben de gol kralı olmuştum. Amatör oynadığım için, yani kulübe bağlı olmadığın için çok fazla spor kulübü bana talip oldu. O zamanlar Erzurum Valisi Trabzonlu Necmettin Karaduman’dı. O benim Trabzon’a gitmemi istiyordu. Kolordu komutanı Beşiktaş’a gitmemi istiyor. Boluspor, Ankaragücü beni istiyor. O arada dayım eski futbolcu Kenan Aksu’yu beni alıp Trabzon’a getirmek için Erzurum’a yolladılar. Dayım 15 gün Erzurum’da kaldı maçlar bitti Trabzon’a geldik ve 1973 yılında Trabzonspor’a profesyonel olarak imza attım. O dönemde arkadaşlarım arasında en fazla transfer ücretini ben almıştım. Futbol oynadığım takımlar hep şampiyon oldu; Yolspor, Erzurumspor, Trabzonspor’a geldiğim ilk yıl 1975-76 sezonunda şampiyon olduk ve 1. Lige çıktık. 1984 yılına kadar 6 şampiyonluk yaşadık.
 
d3b9ed9b-b079-4216-a7fa-a9b9aec7f646.jpg 
 Döneminizdeki Trabzonspor, öze dönerek kendi evlatlarını toparlayarak  ‘efsane’ takımı oluşturdu. Siz de o efsane takımın santrforuydunuz. Biraz bundan bahsedelim.
  Bizler futbolu bilerek, görerek oynardık, rastgele değil. Bazen tesadüfi goller de olurdu ama bende öyle olmazdı. Bize kimse öğretmemesine rağmen kendi yeteneğimiz ve becerimizle çok şeyi kendimiz keşfettik. Yani bana kimse santrfor şöyle olur, böyle oynar gibi bir şey söylemedi. O dönemlerde ferdi çalışma, müsabakaya dönük çalışma yoktu. Bu tür çalışmalar için fiziki şartlar da mevcut değildi. O takımdaki bütün arkadaşlarımız kendi yeteneği ve becerisiyle başarılı olmuştur.
 
 
Sizinle ilgili olarak, kafayla attığınız gollerin rast gele olmadığı yani top kafanıza çarpmazdı, siz topu kafanızla yönlendirip ağlara taktığınız söyleniyor. Bu bir yetenek mi?
  Hava toplarında kabiliyetim iyiydi. Havaya çıktığımda etrafı görürdüm, hatta havada 1-2 saniye kaldığımı da söylerlerdi. Ben de öyle hissederdim. Topla en yüksek noktada buluşmak önemli bir yetenektir.
Topun geliş hızına göre; hızlı gelirse kaleye yavaş gelirse arkadaşına pas şeklinde değerlendirmek gerekiyor ve tüm bunları topa çıktığın saliseler içerisinde ayarlamalısın. Zaten iyi futbolcu, en kısa sürede en iyi kararı veren futbolcudur. Bunu iyi yaptığımı düşünüyorum o nedenle çok kritik anlarda çok önemli goller attık.
 
 506e5f82-a786-41b3-a02e-0973996fcf3a.jpg Sizin Fenerbahçe’ye karşı özel bir zaafınız mı vardı?

Bunu şunun için sordum, çünkü tarihe baktığımızda her Fenerbahçe maçında gol atıyorsunuz. Hiç boşunuz yok. Bir de 61’inci dakika golleriniz var...
  Biz ligde hep Fenerbahçe ile mücadele ettik. Rakibimiz Fenerbahçe idi. O nedenle Fenerbahçe maçları hep yüksek tempoda geçerdi. Bugün bile bu böyledir. O zamanlar Fenerbahçe’ye gol atmak bana kısmet olmuştu. Dakika ayarlaması tabii ki olamazdı, bunlar tesadüfen olurdu. 1975-76 sezonunda ilk şampiyonluğumuzu yaşadık. Bu çok önemliydi çünkü ilk defa şampiyonluk Anadolu’ya gelmişti. Ben de o maçta Fenerbahçe’ye 61. Dakikada gol atmıştım. Fenerbahçe’yi yenmiş ve şampiyon olmuştuk. O gol, dakika ve şampiyonluk getirdiği için tarihe geçti. Böyle maçlarda attığın goller çok anlamlıydı. Daha sonra Zonguldakspor ve Bursaspor maçlarında da 61. dakikada gollerim oldu. Bugünden o yıllara baktığımızda, arkadaşlarımızla hakikaten iyi işler yapmışız, şampiyonluklar yaşatmışız.

Peki siz takım olmayı nasıl başardınız?  
  O zamanlar biz zaten 17-18 yaşlarında amatör olarak birlikte top oynuyorduk. Bir birimizi tanıyorduk. Futbola başladığımız andan itibaren tanışıklığımız vardı. Yaz turnuvalarında birlikte oynuyorduk. Trabzonspor, bizleri aynı takımda toplayarak bir devrim yaptı. Belki bu kadar büyük başarı beklenmiyordu ama maç kazandıkça bir birimize kenetlendik. Trabzonspor’un, Şenol, Turgay, Kadir, Necati, Cemil savunma hattı bugüne kadar Türk futbol tarihinde görülmemiş bir savunma hattıdır. Takım oyunu, o takımı oluşturan oyuncuların bir birini çok iyi tanımasıyla oluşur. Biz bunu çok iyi yaptık.
 
   fd19279c-44a8-4ec2-93bb-81f995c428ec-001.jpgTrabzonspor, bir dönem oldukça sıkıntılı günler geçirdi hatta ligin dibine doğru düşüşe geçmişti. Sizce bu düşüşün nedeni neydi ve nereden başladı?
Trabzonspor’un başarılarını herkes kanıksamıştı. Ve Trabzonspor bir süre sonra futbolcularını elinde tutamaz hale geldi. Gönderdiği futbolcuların yerine alt yapıdan yenileri geldi ama bu da bir süre devam etti. Zaman içerisinde altyapıdan gelen futbolcu sayısı azaldı. Türkiye’de yabancı futbolcu transferleri başladı. Trabzonspor, İstanbul takımlarıyla yarışamaz hale geldi. Transfer paraları büyümeye başlayınca iş Trabzon’u aştı. Trabzonspor, kulübün başkan ve yöneticilerini Trabzon dışından seçerek işi götürmeye çalıştı. Futbolcu transferlerinde menajer sistemi devreye girdi, meblağlar büyüdü. Böylece kademe kademe düşüş başladı. Her zaman söylediğim gibi Trabzonspor Trabzon’dan yönetilmelidir. Telefon diplomasisiyle olacak iş değildir. Trabzon zor bir şehirdir. Ama bunu şimdiki yönetim için söyleyemem çünkü başkan ve yöneticiler sıkça Trabzon’a gelmektedir.
 

Hüseyin Avni Aker’in yıkılmasıyla ilgili duygularınızı nedir?
  Avni Aker mevcut haliyle ihtiyacı karşılamıyordu, daha modern bir sahaya ihtiyaç vardı ama bu yeniliğin aynı yerde yapılmasını çok isterdim. Ama olmadı. Biz şampiyonlukları hep Avni Aker’de yaşadık. Akyazı’da yeni, modern bir stad yapıldı. Artık orada yeni şampiyonlukları yaşamayı diliyoruz.
 
  Siz Trabzonspor ile şehir arasına mesafe girdiğini düşünüyor musunuz?
Trabzon’daki maçlara Meydan’dan Avni Aker’e kadar yürüyerek gidilir, gelinirdi. Bu bir gelenek haline gelmişti. Arabası olan da olmayan da yürüyerek Avni Aker’e giderdi. Bu da şehrin maç havasına girmesini sağlardı. Şimdi Akyazı’ya arabalarla gidiliyor, saha modernleşti insanlar da modernleşmiş olabilir. Ama bunun eleştirilecek bir yanı yok çünkü dünya değişiyor, her şey değişiyor. Bunlar da olması gereken değişimler.
 
Trabzonspor’un bundan sonrasını nasıl görüyorsunuz? Bir değerlendirme yapabilir misiniz?
Geçtiğimiz yıl bilerek ya da bilmeyerek yapılan operasyon vardı, pahalı futbolcuların gönderilmesi şeklinde. Bununla altyapıdan gelen oyunculara kapı açıldı. Onlar da bu şansı iyi değerlendirdi ve herkesin sempatisini kazandılar, altyapıya tekrar gereken değerin verildiğinin bir göstergesiydi bu. İnşallah bu devam eder. Bizim başka Trabzonspor’umuz yok. Önceki yönetimler bir takım hatalar yaptı ama mevcut yönetim iyi niyetle çalışıyor. Borçlar ve takımın gençleştirilmesi yönünde mücadele veriyor. İnşallah başarılı olurlar.
 

Son olarak Trabzonspor’da beğendiğiniz oyuncular…  
  Çarşıbaşılı olarak, benden sonra Trabzonspor’da top koşturan Abdulkadir Ömür çok önemli bir futbolcu, Uğurcan Çakır da öyle… Uğurcan’ı İstanbul’dan Trabzonspor’a ben yolladım. Trabzonspor’un futbol okullarından sorumluydum, 14 yaşında birkaç futbolcu seçmiştim bunlardan bir de Uğurcan’dı. Altyapıda Sadi hoca vardı, o da Uğurcan’ı çok beğendi. Uğurcan kendini geliştirdi ve bugünlere geldi, önü de çok açık. Onunla gurur duyuyorum.
  Bu arada şunu söylemek istiyorum; Sevgili Başkanım Ahmet celal Ataman’ın hakkımdaki düşünceleri beni son derece mutlu etmiştir. Kendisine çok teşekkür ediyor, uzun sağlıklı ömür diliyorum.

97a8635e-0e80-47d7-87f0-db9fc20fd1ee.jpg
Trabzonspor’un efsane başkanlarından Ahmet Celal Ataman’ın Hüseyin Tok hakkındaki düşünceleri:
Hüseyin Tok, kişiliği itibariyle eski tabirle, ismiyle müsemma dediğimiz gözü tok bir topçu diye bilirim. O dönemdeki futbolcuların genelde karakterleri böyleydi. Onlar fedakar insanlardı. Birbiriyle dayanışmayı ön planda tutan insanlardı. Arkadaşlıklarını dostluğa çevirmişlerdi, hem saha içinde hem saha dışında. Hüseyin, futbolculuğunda Trabzonspor’da oynayan gelmiş geçmiş en iyi santrforlardandır. Santrforlarda ben şöyle bir şey gördüm; bunu da ilk olarak Galatasaraylı Metin Oktay’da gördüm. Bunlar, topu karşılamak için havaya çıktıklarında orada 1-2 saniye duraklarlardı ve orada kafalarını topa vurmak için ayarlardı. Yani top onların kafasına çarpmazdı, onlar topa kafa vururdu. Bu futbolculardan biri Hüseyin Tok’tur diğeri de Metin Oktay’dır. Trabzonspor olarak çocuklarımızla çok güzel günler yaşadık. Onlar bizlere şampiyonluklar yaşattı. Hüseyin’e bundan sonraki hayatında mutluluklar diliyorum.”

 
 Röportaj: Fatma YAVUZ

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum