Trabzonspor bu anlayışla şampiyon olamaz!

Trabzonspor’un ligin ilk maçında kendi sahasında Ankaraspor’u mağlup etmişti.

Rakip 10 kişi kalmış. Trabzonspor ikinci yarının ortalarında Selçuk’un ayağından kazandığı golle 1-0 öne geçmişti. Sonra bir gol daha attık ve karşılaşmayı 2- 0 kazanmıştık.

Ardından içeride dışarıda oynamadan kazandık. Kendi sahamızda Beşiktaş’a takıldık. Denizli’de oynamadan 3 puan aldık, Antalya karşısında Avni Aker’de iki kez mağlup duruma düştük, son anda üç puanı kurtardık. Konya da yine şansımız yaver gitti üç puan aldık. İstanbul’da Galatasaray’dan üç yedik, kendi evimizde Antep’le berabere kaldık. Büyükşehir oynadı biz dört attık. Kendi sahamızda Hacettepe’yi zor geçtik. Kupa da Beşiktaş’a yenildik. Gençlerbirliği karşısında zor anlar yaşadık, şansa üç puan aldık. Sivas maçında gerçekten iyi oynadık. Hakem ilk dakikalarda penaltımızı vermedi. Maç berabere bitti. Kayseri de çizgiyi geçmeyen golle öne geçtik, hakem hatasını telafi etti, sahadan bir puanla ayrıldık. Kocaeli karşısında pozisyon bulduk ancak zorlandık. Bursaspor maçında ilk yarıda sahada yoktuk. 1-0 mağlup duruma düştük. İkinci yarı Bursa sahasına çekildi, beraberliği elde ettik. Son dakikada ofsayttan golü yedik.

Trabzonspor’un 15 maçlık tablosu bu şekilde.

Bir takım oynamadan da kazanabilir. Defansını sağlam tutarsın, orta sahan diri olur, ilerideki oyuncularda bir atar iki atar maç kazanırsın.

Bir futbol takımının pas yapamamasının, top çevirememesinin birinci nedeni orta sahasının işlemeyişidir.

Orta sahası diri, çabuk ve top yapamayan takımlar galip gelebilir ancak, hedefe gidemez.

Trabzonspor’un orta sahası top yapıyor mu? Çabuk mu? İsabetli pas yüzdesi ne kadar?

Ersun Yanal’ın elinde tüm maçların bilgileri var.

Açsın, baksın, izlesin.

Teknik direktör, ‘Alternatifim yok’ diyemez.

Alternatifinin ‘var’ olduğunu iddia ediyoruz. Mesela Ceyhun, Ferhat!

Aslında, alternatifin ‘var’ olduğunu Ersun Yanal da görüyor.

Ancak, cesaret edip değişikliğe gidemiyor.

Trabzonspor’daki birinci ana sıkıntı budur.

Bir hoca, isimlere göre takım kuruyorsa, o takımın başarı elde etme şansı sıfırdır!

Trabzonspor maalesef böyle bir durumdadır.

O nedenle, ben diyorum ki; Trabzonspor’da bu anlayış ve mantalite devam ettiği müddetçe şampiyonluk hayaldir.

Federasyon, hakemler veya perde arkası güçler Trabzonspor üzerine oynuyor olabilir.

Buna itiraz etmiyorum.

Ancak, bizim hocamız da yöneticilerimiz de onlara çanak tutmayacak!

Geminin su alıyor, bunu taraftar, seyirci, cümle alem görüyor.

Hoca, bildiğini okuyor.

O zaman, insanın kafası karışıyor ve ‘acabalı’ sorular sormaya başlıyor!

 

Yusuf Şimşek olayı!

 

TGC Başkanı Ergun Ata, geçtiğimiz hafta Bursasporlu Yusuf Şimşek’in Trabzonspor’a yararı olup olmayacağını sordu.

Ergun Ata, Trabzonspor’un İstanbul medyasındaki birkaç isminden biri.

Yusuf Şimşek, yılların topçusu! Nüfus kağıdındaki yaşı 35 civarında!

Ana yaşının kaç olduğunu bilmiyorum.

Bildiğim, akranlarının jübile yaptığı! Bir başka bildiğim daha var o da hemen her sezon bir kulüp değiştirdiği! Yıllar önce Akçaabat Sebatspor’da bile oynamıştı.

Ergun; Yusuf Şimşek olayını öyle sanıyorum ki, Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu’ndan duydu.

Ergun’a, ‘Ne sen söylemiş ol, ne ben duymuş olayım’ diyerek tepkimi dile getirdim.

Dün, spor müdürümüz Sertaç Hellaç, ‘Abi, Trabzonspor Yusuf Şimşek’e resmen talipmiş’ dedi.

Trabzonspor gibi zirve yarışı yapan bir kulüp, Bursaspor’da bile doksan dakika oynayamayan, kimilerine göre sakat olan bir futbolcuya talip oluyorsa, bu iş bitmiştir.

Trabzonspor’a geçmiş olsun!

 

Sorunu ben değil trilyonları alan çözecek!

 

Bu sezon Trabzonspor’u yazmama ve konuşmama niyetinde idim.

Epey bir süre sustum.

Ama, bir baktım ki, bir zamanlar ‘şahin’ olanlar, mangal da kül bırakmayanlar, şimdilerde serçeye dönmüş.

Hatalar ve yanlışlar karşısında eleştiri yapamaz hale gelmişler.

Trabzonspor’daki yanlışları, hataları dillendirmek, eleştiri getirmek, görüş sunmak, ne bu kulübe ne bu kulübün başkan ve yardımcılarına ne de hocaya zarar verir.

Trabzonspor, ne kadar çok konuşulursa o kadar büyür.

Eleştirmeyelim, sesimizi çıkarmayalım, destekleyelim şeklindeki söylemler, bu kulübe ve bu kulübü yönetenlere zarar verir.

Bunun böyle bilinmesi gerekir.

Trabzonspor ile ilgili ayda bir de yazsak, hemen birileri tarafından hedef tahtası yapılıyoruz.

Ancak, eleştirir!

Bizim görevimiz eleştirmek. Farklı düşünceler ortaya koymak. Geçmişte yaşanan olayları gözler önüne sermek ve yanlışların, hataların tekrar edilmemesini sağlamaktır.

Bizim görevimiz, sorunları çözmek değil. Çözecek olanlara görüş sunmaktır.

Bizim görüşlerimizi dikkate alırlar, almazlar.

Bu etkili ve yetkili mevkide olanların bileceği bir iş!

Yanılmıyorsam 1994- 95 sezonu. Belki de daha önce.

Sadri Şener Başkan, İsmet Kalafatoğlu ikinci başkan.

Yer, Usta otel lobisi.

Şener ve Kalafatoğlu, bir konuda ‘sayın Kurt sen diyorsun’ diye bir soru sormuşlardı.

Ben de, ‘Benim cevabımın çok da önemli olacağını sanmıyorum. Çünkü siz bildiğinizi okuyacaksınız’ demiştim.

İkisi de ‘olur mu öyle şey’ diyerek tepki vermişlerdi.

Biz görüşümüzü söylemiştik, onlar bildiklerini uygulamışlardı.

Sonuçta biz haklı çıkmıştık.

Yönetici ve hoca konumunda olanlar, eleştiri ve tepkileri dinlerler ancak çoğu zaman bildiklerini yaparlar.

Aslında, haksız da değiller.

Çünkü her kafadan bir ses çıkan ortamda, sağlıklı düşünme çok zordur.

Burada önemli olan, geçmişte yapılan yanlışları, hataları gün ışığına çıkaran, beklentisi olmayan insanların görüş ve düşüncelerinden yararlanmaktır.

Biz, örnekleriyle aksaklıkları, yanlışları ortaya koyuyoruz, alternatif sunuyoruz.

Bunu düzeltmek, bizim değil hoca ve yönetimin görevidir.

 

Hacı Dr. M. Haydar Ustaoğlu!

 

AKP’nin Akçaabat ilçesi Belediye Başkan adayı, son anda sürpriz olmazsa Dr. Mahmut  Haydar Ustaoğlu olacak.

Dr.Ustaoğlu, Kasım ayında Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan görevli olarak Hacca gitti.

Haydar bey, Belediye Başkan adayı olacağı için 01 Aralık 2008 tarihinden geçerli olmak üzere Hacca giderken de Sağlık Müdürlüğü’ne istifa dilekçesini vermiş.

Dr. Ustaoğlu, Hacca giderken büyük bir ihtimalle maaşını aldı.

Memurlar, ay sonu değil aybaşı maaş alıyorlar. Yani çalışmadan önce!

Bu durum da Dr. Haydar Ustaoğlu, 15 Kasım da maaşını almış veya hesabına geçmiş.

01 Aralık tarihi itibarıyla istifa ettiğine göre maaşının yarısını geri ödeyecek.

Haydar Ustaoğlu, Diyanetten görevli olarak hacca gitmek için göstermelikte olsa bir sınavdan geçti. Sınavı kazandı ve maaşlı, harcırahlı olarak kutsal topraklara gitti.

Haydar Ustaoğlu, 01 Aralık itibarıyla istifa dilekçesini verdiğine göre Aralık ayı içersindeki harcırahını geri ödeyecek mi?

Diyanetten görevli olarak hacca gidenler, dolar üzerinden harcırah yani yolluk alıyorlar.

Dr. Ustaoğlu bu durumda harcırahı da büyük bir ihtimalle Diyanet’e bağışlayacak!

Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu’nun işi epey karışık.

Belediye Başkan adaylığına soyunan bir kişi, hacca gitme olayını bir yıl erteleyemez mi?

Ertelemesi gerekir.

Ancak; işin içine maaş, harcırah ve onun ötesinde hiçbir bedel ödemeden hacca gitmek varken, çoğu kişi bu fırsatı kaçırmaz.

Üstelik hacca gitmekle siyasi bir avantaj elde etme de var.

Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu, hacca gitmekle bir taşla birkaç kuş birden vurdu şeklinde eleştiri getirenleri de haklı çıkardı.

Haydar kardeşimizi kutluyor, başarılar diliyoruz.

 

Belediye asfaltlıyor Tedaş kazıyor!

 

Trabzon Belediyesi, kentin bazı cadde ve sokaklarında asfaltlama çalışması yapıyor. Tedaş ise belediyenin asfaltladığı yolları kazıyor ve elektrik hatlarını yeraltına alıyor.

Belediyeler, seçim dönemlerinde genelde alt yapı çalışmalarını yani kazma, deşme işini askıya alırlar, ertelerler.

Trabzon’un kent merkezindeki bazı cadde ve sokaklardaki elektrik hatlarının yeraltına alınma işi daha önceden planlanmış ve ihale edilmiş bir iş.

Ancak, Tedaş yetkilileri seçime az bir süre kala işi başlattı.

Gerçekten ilginç!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.