Trabzonspor da, Newton da kötü!

Trabzonspor da, Newton da kötü!

Başakşehir maçı sonrası köşe yazarları, vasat futbolu ve teknik heyeti eleştirdi.

(Erman Özgür)

 

Kötü oynadı ve karşılığını aldı

 

Trabzonspor maça istekli, önde basarak başladı ve pozisyon da üretti. Fakat milli maçlardan sıcak dönen Mert Günok, Trabzonspor'un Baker, Safa ve Edgar ile yaptığı gol denemelerinde çok iyi iş çıkardı. Başakşehir'de ise Rafael, Deniz Türüç'ün takıma girmesinin yanında İrfan Can'ın cezasının bitişi ile kalite artmıştı. Başakşehir'in ilk golünü yaptığı presin devamında harika vuruşla atan İrfan Can adeta sezona yeniden başladı. Visca'nın 2. yarının başında Uğurcan da dahil olmak üzere kimsenin beklemediği bir vuruşla attığı gol Trabzonspor'un maçı çevirme ihtimalini ortadan kaldırdı. Üretkenlik problemini maç boyunca aşamayan Trabzonspor kötü oynadığı maçın karşılığını mağlubiyetle aldı. Başakşehir ise Okan Buruk'un alternatifli kadrosunun tadını çıkardığı bir galibiyet aldı.

Gecenin sorusu: Kazananı belirleyen detay neydi? Başakşehir kadrosu, eksik yakaladığı Trabzonspor'a karşı hem kaliteli hem de daha genişti. Bunun karşılığını da tecrübe faktörünü de işin içine koyarak aldılar.

Mert başta takımını skor olarak ayakta tutan performansı ile İrfan Can ise takımı hücumda organize olmakta zorlanırken kendi çabasının karşılığını aldığı golle yıldız oldu.

Maçın olayı: Trabzonspor şampiyonluk yolunda mücadele edeceği rakiplerinin kadro kalitesi anlamında gerisinde kaldığının ispatlandığı bir maç oldu.Kısa mesaj: Abdülkadir Ömür çok yetenekli bir oyuncu ve eğer bir oyuncuya serbestlik tanınacaksa bu Abdülkadir Ömür olabilir. Diğer taraftan pasla ya da driplingle adam eksiltme özelliğini kullanabilmesi adına boş alan bulabileceği kanat bölgesi bana göre kendisi için daha uygun.

 

------

 

(Lemi Çelik)

 

Newton’dan hoca olmaz!

 

Trabzonspor’da en büyük problemin ve yetersizliğin sezon başından beri hoca olduğunu görmekteyiz. Ve bunu sürekli dile getirmekteyiz. Bir hoca, takımı…

x1- Taktiksel hazırlar: Trabzonspor'un şu an hangi taktikle oynadığı belli değil. Ne oynadığı da belli değil. Ne taktik ne de taktik disiplin var. Herkes bireysel olarak bir şeyler yapmak istemekte fakat takım oyunu ve kolektif oyun anlayışı taktik ve mevkii disiplini sıfır bir Trabzonspor izlemekteyiz. Rakibin en kuvvetli bölgesi iki stoperinin hava hâkimiyetinin çok iyi olması. Epureanu ve Skrtel havadan çok iyi. Nedense Trabzonspor sürekli havadan oynayarak rakip defansı coşturuyor ve pozisyon da bulamıyor. Karadeniz ekibi rakip akınlarından sonra sahip olduğu toplarla hücuma kalkıyor garanti ve öne çabuk oynaması gerekirken yavaş ve ağır oynuyor. Böylece çıkarken bütün topları kaptırarak rakibe bir çok net pozisyon verdi. Ve neticesinde de golleri yedi.

2- Fiziksel olarak hazırlar: Bordo-mavililer fizik olarak çok yetersiz. Özellikle orta sahada rakibe ne baskı yapabiliyor ne dengesini bozabiliyor. Top rakibe geçince topun arkasına da gelemiyor. Ahmet Kamil haricindeki tüm oyuncular top rakibe geçince refakatçi gibi rakibin yanında koşuyor. Ne mücadele ediyor ne de doğru müdahale yapabiliyor. Rakip daha çok topa sahip. Oyunun hâkimiyeti tamamen rakipte. Böyle olunca da rakip daha çok baskı yaparak Trabzonspor'un oynamasına müsaade etmiyor. Fizik gücü olarak da temposuyla da ikili mücadeleleriyle de Trabzonspor'a üstünlük sağlıyor.

3- Zihinsel olarak hazır değil: Onun da hazır olmadığını görüyoruz. Trabzonsporlu futbolcuların hepsi sanki bir hazırlık maçı oynar gibi, duyarsız, vurdumduymaz, konsantrasyonsuz. Birbiriyle konuşma, yardımlaşma, arkadaşlarını coşturma, oyunda olma ve takım halinde her pozisyona odaklanıp müdahale etmenin maalesef hiçbiri olmayınca bordo-mavililerin zihinsel olarak da maça hazır olmadığını görüyoruz.

 

--

 (Mehmet Demirkol)

 

Orta saha sorunu

 

 

Geçen yıl şampiyonluğu kovalayan iki kulüpten kadrosunu daha çok koruyabilen Başakşehir derin bir krizden geçmesine rağmen oyununu da en azından temel ilkeleri açısından koruyabildiğini gösterdi. Geçen yıla Sosa-Obi Mikel gibi orta sahalarla başlayan Trabzonspor ise dün sahaya Kamil Ahmet ve Safa’yla çıktı. Şu bir gerçek ki; ev sahibinin orta saha merkezinde bir kadro derinliği sorunu var. Ancak asıl önemlisi Newton’un tercihi...

İngiliz teknik adam savunmanın önünde Hosseini’yi koymayı asla düşünmüyor. Buraya Elneny, Souza gibi bir oyuncunun alınmasını da istemedi. İstediği Baker tarzı 2 yönlü bir tandemle oynamak. Burada da yeterli sayıda oyuncu yok. Saygı duyulacak bir karar ama Türkiye’de bunun oturması beklenir mi? Bu çerçeveden maça bakmak lazım. Gördüğümüz şu: İrfan Can’ın sezon başından bu yana savunma-orta saha arasında ilk defa bu kadar büyük açık pencereler bulduğu. Golde kaptığı topu rahat sürüyor, önce sağıyla sonra soluyla düşünerek açık bularak vuruyor. Gol güzel ve Uğurcan’a yazmaz. İrfan Can’ı bu kadar rahat bırakana yazar.

Tabii şunu da söylemek lazım. 2 gol de özel vuruşlarla geldi. Ve Başakşehir açısından her şeyin yoluna girdiğini, özellikle Şampiyonlar Ligi açısından söylemek henüz mümkün değil. Bir baz olduğu ise kesin. Trabzonspor açısından ise henüz takımın planı tam sindirdiğini söyleyemeyiz. Bu senenin Bordo- Mavililer için bir deney yılı olduğunu baştan beri söylüyorum. Özellikle bu merkez orta sahanın nasıl oturacağını gerçekten merak ediyorum.

 

--

 

(Cemal Ersen)

 

O sezon bu sezon değil!

 

Bu iki takım geçen sezon şampiyonluk mücadelesi yapmıştı değil mi? Süper ligi takip etmeyen birine sorun, “hadi oradan” der size. Skora değil, sahadaki oyuna bakarım. Kimi tatmin etti, bilmiyorum. Ama kazanan her zaman haklıdır, hele bu şartlarda.Trabzonspor’un mazereti belli. Takımın nerede ise yarıdan fazlası değişmiş. Nwakaeme ve Ekuban gibi ofansif oyuncuların yokluğuna, sakatlıklar ve hastalıklar da eklenince teknik direktör Newton kendine göre elindeki en hazır ekibi sürdü sahaya. Ama ne fayda? Yine hüsran.

Malzeme “bu” demek bahane değil. Özellikle orta alandaki sıkıntı büyük. Bu bölgede kaptırılan topların doğrudan tehlikeye dönüşmesi Trabzonspor’un direncini kıran en önemli faktörlerden biri oldu. Oysa yarım saatlik bölümde üç kez kaleyi yokladığında, Mert’i aşabilseler maçın hikayesi değişebilirdi. Lakin öyküyü rakip değil, sen yaşayacak ve yaşatacaksın. Başakşehirspor’un İrfan Can ile kazandığı goldeki hatalar zinciri, Baker’in sorumsuzluğundan kaynaklandı. İki stoperin vuruş açısını kapatamaması da cabası. Sonrasında Başakşehir aldı sazı eline. Vermeyeceksin kardeşim. İyi takım isen, iddialıyım diyorsan bu fırsatı vermeyeceksin.

Trabzonspor bu sezon kimliğini bulamamış takımlardan biri. Hâlâ arayışta ve planı belli değil. Mücadele var, istek var, ama eksik olan sistem. Kimin ne yaptığı belli değil. Doğal olarak geçen yıl ile kıyaslıyor insanlar. Ayrılan oyuncular elbette çok önemli. Ama bunu Newton’un çaresizliğine bağlamak başkan Ahmet Ağaoğlu’nun transfer politikaları ve söylemleri ile örtüşmüyor! Varlık içinde yokluk.

Maçın ikinci bölümünde de tablo değişmedi. Trabzonspor inisiyatifi alamadı. Visca’nın golünde yine büyük ihmal, yine kademe hataları vardı. İki farklı yenik durumdasın. Ne yapman gerekir en azından puanı kurtarmak adına? Yedek kulübesi hücum anlamında bu kadar zayıf bir takımın risk alması gerekir değil mi? Oysa Newton daha fazla gol yemeyelim düşüncesindeydi sanki. Yaptığı değişiklikler de fayda etmedi. Okan Buruk ise bonkör banker gibiydi. Arkasını dönse sayısız alternatifi vardı. İstediğini düşündüğünden kolay aldı.

Geçen sezonun en ofansif takımının ikinci yarıda tek bir pozisyon üretememesi gerçekten tuhaf bir istatistik. Kimse hayal tacirliği yapmasın. Bu şartlarda şampiyonluktan söz etmek fantezi.Haftaya önemli bir Fenerbahçe maçı var. Saracoğlu stadında yaşanacak olası bir yenilgi, teknik direktör Newton’un sonu olabilir. Maddi anlamda gösterdiğiniz çaba ve kulübü bataklığın ucundan döndürmeniz camiayı pek ilgilendirmez.Taraftar coşkulu, iddialı ve başarılı bir takım istiyor. Bu talebe yanıt veremiyorsanız fedakarlığınız değersiz kalıyor.

 

--

 

(Reha Kapsal)

 

Her derde deva!

 

Böyle önemli bir maçta Nwakaeme, Ekuban, Flavio ve Abdulkadir Parmak gibi hem takımın omurgasında etkili hem de hücumda yetenekli ve üretken önemli oyuncuların oynamamasının eksikliğinin saha içi direkt olarak yansıması; bordo-mavililerin hem yetersizlik seviyesini yükselttiği gibi hem de takım kalitesini ve oyun kalitesini olumsuz yönde etkiledi.

Özellikle orta sahada oyunu tutamayan, pas yapamayan, rakibi karşılamayan, hücumda üretken olamayan, top ayağındayken organizasyonlarda akıl koyamayan, daha çok anlık gelişen bireysel ataklarla sonuç almak isteyen bordo-mavililer; bunu da kalite eksikliğinden istenilen seviyede yapmakta zorlandılar.

Trabzonspor'un geçen seneye göre hem oyuncu hem de oyun kalitesi fazlasıyla geriledi. Bordo-mavililer saha içindeki güçlü hücum oyunlarıyla rakipleriyle tehdit eden, önlem almaya iten ve korkulan görüntüsünün çok uzağında olduğundan, bu sezon rakipleri Trabzonspor'u daha rahat çözüp oyun üstünlüğünü de ele alarak, istediği skorları almasını bildiler. Trabzonspor'un ileriye dönük en büyük sıkıntısı da bu gibi görünüyor.

Rakiplerine karşı eğer oyun gücünü bir an önce tekrar kazanamazsa, hem takım içindeki özgüven eksikliği ve tedirginlik, hem de saha içinde sorumluluk almama duygusu daha da fazlalaşacaktır. Bordo-mavililerin güçlü oyunu istediği seviyeye gelmediğinden, büyük takımların kriz zamanındaki işler kötü gittiği süreçlerde saygınlığını yitirmesine (oyun anlamında) neden olabiliyor, bu da her şeyden daha tehlikelidir. Trabzonspor öncelikle bu kozu rakiplerine vermemeli.

Evet sezonun daha başı, geçen seneki takım iskeletini oluşturan oyuncuların çoğu gitti ve yeni bir oyuncu topluluğu oluşturuldu.. Ancak buna rağmen saha içindeki görüntü; şu an için ileriye dönük de olumlu sinyaller vermiş değil. Elbette Trabzonspor'un eksiklikleri var, önemli oyuncuları da oynamadı; fakat Newton'un da sezon başından beri takıma eli değmedi, takımı geliştiremedi.

Saha içi organizasyonlarının istenilen seviyenin çok uzağında kalması, oyuncuların saha içi coşkularının düşüşte olması, konsantrasyon sorunu yaşamaları, disiplinsizlikleri ve reaksiyon vermemeleri; bunların hepsini istenen seviyeye getirecek olan da teknik adam Newton'dur. Puan alamayan, galibiyete hasret kalan, gol atamayan takımlara karşı 'her derde deva' bir Trabzonspor izliyoruz.

 

 

----------------------------------------------------------

(Zeki Uzundurukan)

 

Newton'un eseri

 

Başakşehir'i yıllar sonra bu kadar formsuz ve enerjisi düşük yakalamışsın. Üstelik de 10 maçtır yenemediğin son şampiyonu! Bu Başakşehir'i de yenemiyorsan, o zaman şampiyonluk yarışında işin çok zor demektir... Evet geçen sezonun demirbaş oyuncularından Sörloth, Novak, Sosa, Ekuban, Nwakaeme, Abdülkadir Parmak gibi oyuncuların yoktu sahada. Ama bu oyuncuların yerine alınan yabancılar da henüz bir farkını ortaya koyamadı. Victor Hugo iyi bir futbolcu. Alınan yabancıların en kalitelisi zaten.

Daha maçın başında Abdülkadir Ömür, öyle bir pozisyon yakaladı ki, kendisine şut koridoru oluşturdu ama topu köşeye bırakmak yerine Skrtel'in kafasına nişanladı. Trabzonspor atamayınca İrfan Can ile golü buldu konuk ekip. Bu golde Baker öyle acemice bir hata yaptı ki, oysa onun bölgesinde oynayan oyuncuların fantaziye kaçmadan, garanti oynaması gerekir. Hatayı yaparsan golü de yedirirsin! İkinci yarıya Başakşehir daha iyi başladı. Visca, haftanın en güzel gollerinden birini atarken, Uğurcan'ın kapattığı köşeden bu golü yemesi de genç kaleciye yakışmadı.

Trabzonspor, belli ki milli maç arasını iyi geçirmemiş. Eddie Newton'un Trabzonspor'u ne oynattığı belli değil. Artık mazereti de yok! Bu Trabzonspor, haftaya Fenerbahçe maçını da kaybederse, Newton hedef haline gelir. Çünkü takım hem kötü oynuyor hem de başarısız sonuçlar alıyor.

Sezonun en başında söyledim. Eğer bir hocayı güvenip göreve getiriyorsan, sabredip, arkasında duracaksın. Bakalım bu kadar vasat futbol oynatan, henüz takım oluşturamamış ve kötü sonuçlar alan İngiliz hocaya ne kadar sabredecek yönetim! Ben istikrardan yanayım her zaman. Keşke Hüseyin Çimşir kalmış olsaydı! Takımda evet dün 4 önemli oyuncu yoktu! Ama alınan yeni yabancılar farkını ortaya koyamadı henüz.

Ligin 5. haftası geride kalırken, daha takım olamamış, eski savaşçı kimliğinden uzak bir Trabzonspor var orta yerde. Takım hücum bölgesinde birbirine çok uzak oynuyor. Abdülkadir Ömür, bir türlü kendini toparlayamadı. O eski Ömür'den eser yok hala.

Başakşehir'e karşı oynuyorsanız bu kadar havadan orta yapmak neden? Bütün ortaları Başakşehir savunması karşıladı. 2 sezon önce öz evlatlarla, gençlerle oynayan Trabzonspor'da bir ruh vardı, bir sempatik takım duruşu vardı. Sahada savaşan bir Trabzonspor vardı. Dün ise sahada yürüyen, özgüveni olmayan, ruhsuz ve teslimiyetçi bir ekip vardı...

Her ne olursa olsun, sahada bordo-mavili formanın bir ağırlığı vardır! O formayı sırtına geçiren oyuncu savaşacak, yenilirken bile futbolu ile alkışlanacak. Eddie Newton için kafamda soru işaretleri vardı. O soru işaretleri adeta bir soru dağına dönüştü!

Bu hoca ile Trabzonspor'un işi çok zor! Fenerbahçe derbisinden alınacak sonuca göre Trabzonspor ya hayat bulacak, ya da fatura hocaya kesilecek gibi bir senaryo çıktı ortaya... Durum ortada! Böyle gitmez! 2 sezondur çok iyi oynayan ve geçen sezon kupa kaldıran Trabzonspor neden bu halde? Teknik heyet acilen bir durum değerlendirmesi yapmalı? Yoksa Trabzonspor'un bu futbolla Fenerbahçe karşısında işi çok zor!.

 

.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.