Trabzonspor ‘sekerek’ ilerliyor!

Trabzonspor’u ayakta tutan unsur, yönetimin sahiplenmesi, takımdaki birlik ve taraftarın desteğidir.


Trabzonspor’un ana sıkıntısı dişliler arasındaki uyumun sağlanamamasıdır.


Teknik direktörün sahaya sürdüğü bu on bir ile bize göre uyumu sağlama şansı yoktur.


Bir takımın forveti, defansı ne kadar iyi olursa olsun, orta sahası iş görmezse başarı şansı o derece azalır. Şans ve tesadüfü gollerle maç kazanır.


Trabzonspor’un oynadığı maçları göz önüne getirdiğimizde bunu açık ve net olarak görebiliriz.


İlk maç Ankaraspor. Oyunun ilk yarısı golsüz sonuçlanmış. Rakip on kişi kalmış. Selçuk’un cezasahası dışından vuruşu gol olmuş, ardından ikinci gol gelmiş.


Ankaragücü maça, Yattara sahneye çıkmış. 15 dakikada iki gol atmışsın. Yattara sakatlanmış oyun hakimiyeti rakibe geçmiş. Rakip önemli pozisyonları değerlendirememiş.


Beşiktaş maçında yenilmemek için sahaya çıkmışsın. Son dakikalarda gol yemekten zor kurtulmuşsun. Denizli maçında bir atakla bir gol bulmuşsun. Kendi sahanda oynadığın Antalya maçında iki kez mağlup duruma düşmüşsün, seyircinin desteği ve şansın yaver gitmesiyle son dakikalarda galip gelmişsin.


Konya’da Serkan sağdan ortaladı Umut kafayı vurdu. 1-0 öne geçmişsin. İlk yarıda rakip kalede pozisyonun yok. Ev sahibi ekip, bu yarıda kalende iki gol bulmuş bir topu direkten dönmüş. İkinci yarıda Konyaspor’un taktiksel hatası, Trabzonspor’un üzerine gitmesi sonucu arka arkaya iki gol bulmuşsun ve maçı kazanmışsın. Hepsi bu!


Teknik direktör öncelikli olarak orta sahada yeni bir düzenlemeye gitmeli.


Ceyhun, Türk Milli takımının kadrosuna alınıyor, Trabzonspor’da oynayamıyor.


Sizce burada bir yanlışlık yok mu?


Ya Fatih Terim yanlış yapıyor, ya da Ersun Yanal!


Trabzonspor ortasahası yürümüyor, tekliyor!


Mevcut kadroda alternatif yok mu?


Var olmasına var da; bunu uygulamak için cesaret gerekir.


Bir futbol takımının başarılı olması için taraftarın ilk on birde oynayan oyuncuların oynadıkları mevkilerle birlikte en az dokuz oyuncusunu banko söylemesi gerektiği ifade edilir.


Bu görüşe biz de katılıyoruz.


Olaya bu açıdan baktığımızda Ersun Yanal doğru yapıyor.


Burada yanlış yaptığı olay, oyuncu seçimi ve diziliş hatasıdır.


Trabzonspor ligin ilk altı haftasında büyük bir ivme kazandı. Üçü dış sahada olmak üzere 5 maç kazandı, kendi sahasında zirve yarışı yapan ekibe kaybetmedi.


Trabzonspor kaybetmedi ancak son iki maçta kalesinde tam dört gol gördü.


Rakiplerin kaçırdıklarını ve direkten dönenleri de sayarsak bir o kadar daha gol yiyebilirdi.


O açıdan Trabzonspor, bu oyunuyla ve mevcut on bir ile zirvede kalma şansı çok zor!


Teknik direktör Yanal de herhalde bunu görüyor!


Sekerek, tekleyerek nereye kadar gidilir?


Bir süre gidersin sonra pes edersin!


Biz de diyoruz ki, sekerek de olsa şimdilik iyi gidiyoruz!
Teklememek, pes etmemek için şimdiden tedbirinizi alın!


Sonraki pişmanlık fayda etmez!


 


Hasan Ali Genç- Ahmet Metin Genç!


 


Siyasi iktidarların en rahat en kolay yaptıkları iş hastane yaptırmak, hastanelere malzeme aldırmak! En zorlandıkları işlerin başında da hastanelere personel bulma geliyor!


Gazeteciliğe başladığımız ilk yıllarda Trabzon’da haşmetli ve de görkemli bir hastanenin yapımına başlanmıştı. 1970’li yılların ortasında!


Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin deniz tarafındaki çam ağaçlarıyla kaplı geniş bahçede yapımına başlanan hastane birkaç yıl sonra tamamlanmıştı. KTÜ Tıp Fakültesi eğitim- öğretime o hastanede başlamıştı. Fakülte sonraları Üniversite kampüsü içersinde yapılan binaya taşınmış ve hastane terk edilmişti.


Hastane uzun bir süre boş kalmış. Sonra, sağlık meslek lisesi olarak kullanılmış, hastaneye ek bina yapılmış ve bugünlere gelinmiş.


AKP iktidarı atıl vaziyette duran bu hastaneyi Kalp- Damar Hastanesi olarak kullanılması için harekete geçmiş. Hastane içersinde dökülen bölümler onarılmış, tesisat elden geçirilmiş.


Kalp- Damar Hastanesi bağımsız bir hastane olarak değil de Numune Araştırma Hastanesi’ne bağlı olarak hizmet vermesi kararı alınmış.


Kalp- Damar Hastanesi’nin faaliyete geçmesi için yoğun çaba sarfeden AKP milletvekili Prof. Dr. Cevdet Erdöl, İstanbul’daki Siyami Ersek Hastanesi ile protokol yaptırmış.


 Bu anlaşmaya göre Siyami Ersek Hastanesi Trabzon’daki Kalp- Damar Hastanesine bilgi, teknik ve personel yardımında bulunacak. Siyami Ersek’ten doktor gelip Trabzon’da ameliyat yapacak vs.


Hastaneye alınacak tüm malzemeler için İstanbul’da Siyami Ersek Hastanesi ihale açılmış.


İhaleyi Siyami Ersek parayı ise Trabzon Numune Hastanesi ödeyecek.


Siyami Ersek, Türkiye’nin en eski Kalp- damar hastanelerinden biri. Bu açıdan Trabzon’daki hastanenin donanımını yapması normal karşılanabilir.


Ancak, hastaneye alınacak bazı malzemelerin Trabzon’da da bayisi var.


Mesela Ameliyathane malzemesi olan Aesculep!


Aesculep’in Trabzon’daki bayisi Eczacı Hasan Ali Genç.


Kalp Damar Hastanesi için alım yapmaya yetkili olan Trabzon Numune Hastanesi Başhekimi iddiaya göre Aesculep’in bayisinin Hasan Ali Genç olması nedeniyle, Trabzon’da ihale yaptırmamış.


Hasan Ali Genç, haklı olarak bu olaya tepki göstermiş.


Alım Trabzon değil de İstanbul’dan!


Olayı bize aktaran kişi, ‘Aesculep’in bayisi Hasan Ali Genç değil de amcasının oğlu AKP eski il Başkanı Ahmet Metin Genç olsaydı, başhekim alımı yine İstanbul’dan mı yapardı?’


diye sordu.


Biz cevap veremedik.


Herhalde birileri verir.


 


Uzunsokak’taki seyyarlar!


 


Trabzon Belediyesi seyyar satıcılara karşı iyi mücadele veriyor. Ancak, çakılı seyyarlara karşı pek mücadele verdiği söyleyemiyoruz.


Uzunsokağın Zeytinlik aralığındaki eski konak, Kültür ve Turizm Bakanlığınca Müze haline getirilmiş.
Kent merkezinde Müze açılması doğru bir karar.


Avrupa’daki bu tür müzelerin bahçesinde, çevresinde turistik eşya satıcıları, yeme- içme yerleri vardır.


Türkiye’deki çoğu müzelerin çevresi de aynı!


Trabzon’daki müzenin bahçesinde henüz bu yönde bir düzenleme yapılmamış.
Bizim orada dikkatimizi çeken olay, müzenin karşısında açılan marketin kaldırımları işgal etmesi. Müsenin karşısında panayır!


O çevrede birkaç dükkan daha aynı şekilde kaldırımlara kasalar atmış.


Zeytinlik sokak bir aralar seyyar satıcıların, balıkçıların işgali altında idi.


Seyyar satıcılar ile kaldırım işgal edenler veya yolun kenarlarına araç park edenler arasında ne fark var?


Kaldırım, cadde işgali istisnalar dışında (sakat vs. araçları) yasaksa herkese yasak olmalı!


Vatandaşın gözünden hiçbir şey kaçmıyor.
İlgili ve yetkililerin dikkatine!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.