TRABZONSPOR SEVGİSİ…

   Bir takımın şampiyonluğunun taraftarının hayatı kadar önemli başka bir takım yoktur. İşte o takımdır Trabzonspor…
Her taraftarın ibretle okuyacağı hüzünlü bir hikaye..(Derin Trabzonspor kitabı- Cevat Ocak-2008)
Henüz 26 yaşında, genç bir delikanlı..

Her sezon başladığında o da tıpki milyonlarca bordo mavili taraftar gibi Trabzonspor’un şampiyonluğuna inananlardandı..
  Kendisi Trabzonlu değildi ama kalbi sadece ve sadece Trabzonspor sevgisi için atıyordu.. 
Damarlarındaki bordo mavi kanı, yüreğindeki şampiyonluk inancıyla bütünleştirip gelmişti Trabzon’a 5 Mayıs 1996 da..Avni Aker’de Fenerbahçe galibiyetiyle şampiyonluğu kutlayacaktı.
Amacı; maç öncesi bordo mavi bayraklarla Trabzon sokaklarında dolaşıp Avni Aker’e girmek..
Canından bile çok sevdiği takımının şampiyonluk sevincini yerinde görüp yaşamaktı..
Geceyi Trabzon’daki ablasının evinde geçirmişti. 
Şampiyonluk öylesine yüreğine işlemişti ki, o gece uyku nedir hissetmedi. 
Biran önce günün aydınlanıp şampiyonluğun gelmesini bekliyordu. Sabahın erken saatlerinde evden çıkarken ablasına şampiyonluk kutlamalarına katılacağı için eve geç geleceğini söyledi. Ablası da dikkatli olmasını isteyerek uğurlamıştı onu maça..
Maç sonrası erken dönmüştü ablasının evine.. Şampiyonluk kutlamaları da yoktu.
Çünkü, çok sevdiği takımının şampiyonluğunu görememişti. 
Hayaller suya düştü, sevinçler kursakta kaldı. Umutlar yok olmuştu..
Bordo mavili bayraklarla kutlamalar yapamamıştı genç sevgili..
Çok büyük hayallerle geldiği Trabzon’dan tekrar memleketine dönecekti..
Ama içinde bir his vardı. Hiç rahat değildi. Kalp atışları göğüs kafesini delecek cinstendi.. 
Bunu ablası da hissetmişti. Nitekim o akşam ona, “Gitme bu akşamda burada kal. Biraz moralin yerine gelsin” demişti..
Ama dinlemedi ablasını.. Duramazdı bu kahrolası ortamda.. Kaçan şampiyonluk her saniye onu kemirip duruyordu bu şehirde..
Bir an önce gidip kurtulmalıydı bu işkenceden.. Memleketine giderken kimbilir neler geçirdi kafasında... 
Fırtınalar kopuyordu beyninin içinde..
Memleketinde, mahallesinde nasıl karşılanacaktı.? 
Onu “Şampiyon Trabzonspor diye uğurlayan arkadaşlarına ne diyecekti..?
Önce çalıştığı işyerine gitti. Gecenin ilk saatleriydi. İçi bir türlü rahat olamıyordu..Çok büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştı. Çok sevdiği takımına olan güven, yerini büyük bir güvensizliğe bırakmıştı.
Ayakları onu hiçte evine, mahallesine götürmek istemiyordu. 
Ama gitmeliydi. 
Gidip içindeki duygulardan kurtulmalıydı. 
Beynindeki fırtınayı dindirmeliydi.
Gecenin ilerlemiş saatlerinde evinin yolunu tuttu. Ayaklarında sanki tonlarca yük varmış gibi ağır ağır ilerliyordu sokaklarda.
Kafası yine karmakarışık duygularla çalkalanıyor..
Bir türlü kendine yediremiyordu takımının yenilgisini ve şampiyon olamamasını..
Anne-babası duymamıştı evin kapısından girdiğini..
Sessizce odasına çekildi. 
Yatağına uzandı olmadı.. 
Kalkıp pencereden dışarıya baktı yine olmadı..
Kafasını iki elinin arasına alıp oturdu masasında.. 
“Aman allahım ne yapmalıyım.. Ben bu acıyla nasıl yaşarım” diye düşündü..
Sonra tekrar kalktı pencereye..
Gün yeni yeni uyanıyordu..
Bir süre gün doğumunu seyretti..
Sonra yatağının hemen yanındakj masaya oturdu..
Eline aldığı kalem kağıtla bir şeyler yazdı.Sonra bahçeye çıktı.. Kafasına koymuştu bir kere. 
Bu acı, bu sevda onu kemirip duruyordu. 
Daha fazla dayanamıyordu. 
Böyle bir acıyla yaşamaktansa ölmek daha iyi diye düşündü..
Gün ağarmadan bu işi halletmeliydi. Artık yaşamak ona ölümden daha uzak duruyordu..
Evin hemen yanındaki barakadan aldığı iple, bahçedeki elma ağacı, onun son gördükleriydi..
O ağaç bir daha meyve vermedi.
O ip ilk toprakla birlikte mezarına konulmuştu..
Genç sevgilinin cansız bedeni elma ağacından indirildiğinde herkes şaşırmıştı..
Çünkü yaşamı terk edecek kadar sorunlu değildi. 
Tek ve en büyük sorunu çok sevdiği takımının şampiyonluğunu görememekti.
Vasiyeti üzerine tabutu Bordo mavi bayraklarla süslendi. 
Cenazesi sessiz sedasız toprağa verildi. 
Ama asıl ses, cebinden çıkan kağıtla birlikte Trabzon ve Türkiye de yankılanmıştı..
Trabzonspor yenildi. Benim hayatım söndü. Tabutuma Bordo Mavi bayraklar sarın. Yeniden doğarsam yine Trabzonsporlu olmak isterim” 
Evet bugün 5 Mayıs 2018..
Göreleli Mehmet Dalman’ın çok sevdiği Trabzonspor’dan ayrılışının 22. yıldönümü..
Belki de dünyada ilk kez bir taraftar, çok sevdiği takımının şampiyon olamamasını içine sindiremeyerek yaşamına son vermişti..
Bir takımın şampiyonluğunun taraftarının hayatı kadar önemli başka bir takım herhalde yoktur.
İşte o takım Trabzonspor’dur..
Unutmayalım ki, hiçbir sportif başarı insan hayatı kadar önemli olamaz.

 


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.