Trabzonspor yarışmacıdır hedefi de zirvedir!

Trabzonspor’un çiçeği burnundaki başkan adayı Ahmet Ağaoğlu, ‘Kimse benden mucize beklemesin. Üç yıl sabredin’ demiş.
Ahmet Ağaoğlu veya bir başka başkandan veya başkan adayından, mucize bekleyen olabilir ama gerçeklerle yüzleşen hiç kimse mucize beklemez, bekleyemez.
Ayrıca, Trabzonspor’un mucizeye de ihtiyacı yok.
Trabzonspor’un; elini taşın altına koyacak, fedakarlık yapacak, ayağını yorganına göre uzatacak, kulübü adam gibi yönetecek isimlere ihtiyacı var.
Ahmet Ağaoğlu’nun, bu özelliklere sahip biri olduğu rahatlıkla söyleyebiliriz. Oluşturacağı yönetimde kimlerin yer alacağını bilmediğimiz için aynı şeyleri şimdiden o kişiler için söyleyemeyeceğiz.
Gelelim, ‘sabır’ işine!
Trabzonspor; her şartta, yarışmacı olacak ve zirveye oynayacaktır.
Trabzonspor’un olmazsa olmazı budur!
Kulübün, başkanlığına kim gelirse gelsin, hedef koymak zorundadır. Bu hedef te; zirvedir.
O nedenle, Trabzonspor Başkan adayının veya başkanının daha başlangıçta; ‘Kimse benden mucize beklemesin, üç yıl sabır’ diyerek hedef küçültme ve Trabzonspor’u sıradanlaştırma hakkı yoktur.
Böyle bir söylem ve hedef, Trabzonspor’u; Ordu’nun, Eskişehir’in, Mersin’in vs. akıbetine uğratır.
Trabzonspor’un; süper ligden bugüne kadar bir alt lige düşmemesinin ana nedeni de bu özelliğidir.
Trabzonspor bu özelliğini kaybettiği an, değil ikinci lig amatör lige düşer ve Trabzonspor diye bir kulüp ve takım da kalmaz.
Sıradanlaşan bir Trabzonspor’un maçlarında tribünler boş kalır, kulübün gelirleri dibe vurur vs. vs.
Özkan Sümer bile, yokluklarla boğuştuğu dönemde, ‘Hedef zirvedir, Trabzonspor yarışmacıdır, yarışmacı kalacaktır’ demişti.
Aslında bunları Ahmet Ağaoğlu da biliyordur, bilmesi gerekir.
***

Trabzonspor Divan Kurulu Başkanı Ali Sürmen, dün sosyal medyada Hasan Kurt’un yazılarına itibar etmeyin, diye yazmış.
Hasan Kurt, neredeyse yarım asırdır Trabzonspor ile iç içedir. Trabzonspor Divan Kurulu üyesidir. O’cu, bu’cu değil, sapına kadar Trabzonsporludur. Trabzonspor’da bugüne kadar kim ne yaptı, ne yapmadı birkaç istisna dışında hepsini de biliriz, yazıyoruz, yazmadıklarımızı da yeri ve zamanı gelince yazarız.
Ali Sürmen’i, hangi yazımız rahatsız etti, bilmiyoruz.
Trabzonspor’daki son gelişmeler üzerine; ‘Parayı siz verin biz yönetelim’ ve ‘Usta’ya git diyenler liste yapmalı’ başlıklı iki yazı yazdım. Yazılarım binlerce kişi tarafından okundu.
Biz gazeteci ve yazarlar; toplumun önünde (takip edilen) olan insanlarız. Ne yaptığımızı ne ettiğimizi üç aşağı beş yukarı herkes bilir. Dünden bugüne neler yazdıklarımızı da! (Arşivler ortada)
Ali Sürmen kardeşimiz ve diğerleri bize istedikleri kadar kızabilirler. Biz işimizi yapmaya, toplumu bilgilendirmeye, gelişmeleri aktarmaya, yorum yapmaya  devam edeceğiz.

Hasan KURT

***************

Üye olmadım üye yaptılar!

Geçenlerde Trabzon’da bir hastanede görevli doktorun, gıyabında AK Parti’ye iki kez üye yapıldığını yazmıştık. Hafta başında Hayrat’tan Aziz Aydın aradı. Ailesi ile birlikte Hollanda’da yaşadıklarını belirten Aziz bey, AK Parti’ye üye olmadıkları halde iki kez üye yapıldıklarını söyledi. Aziz bey, eşi Gönül hanımın da kendisi gibi üye yapıldığını belirterek, ‘Beni ve eşimi gıyabımızda üye yapmışlardı. İzine geldiğimde müracaat ettim, sildirdim. Hollanda’ya döndüm. Birkaç yıl sonra izine geldim. Bir baktım ki beni ve eşimi yine üye yapmışlar. İstifa dilekçelerimizi yazdık. Bizi nasıl gıyabımızda partiye üye yaparlar. Böyle bir şey olabilir mi? Bu iş Hollanda’da olsa, yasal takibat başlatırlar’ dedi.

üye-olmadim.png

Gıyapta, insanların haberi olmadan A veya B partiye üye kayıt edilmeleri, yanlışın ötesinde etik değil. İnsanların habersiz üye yapılması, bir ilçe teşkilatının çok çalıştığını ortaya koymaz. Ayrıca, habersiz üye kaydı, üstelik Türkiye’de yaşamayanların üye yapılması, mükerrer veya sahte oy kullanma olayını da gündeme getirir. AK Parti’de insanları habersiz her kim veya kimler üye yapıyorsa yanlış yapıyor!

Deli Dumrul Köprüsü gibi!

deli-dumrul.jpg

Yayla mevsimi geliyor. Yaylacılar şimdiden, yaylalarına çıkmaya, yapacakları düzenlemeyi planlamaya başladılar. Trabzon Ortahisar ilçesi köylerinin yaylası genelde Camiboğazı denilen bölge ve çevresidir. Bu bölgeye en kestirme yol da, Maçka, Sümela vadisinden!
Dün sabah saatlerinden Ortahisar Yalıncak mahallesinden (eski adı Gomera) Özdemir Uçak, nefes nefese gazeteye geldi. ‘Bir şikayetim var’ dedi. Özdemir amca, Camiboğazı yaylasındaki yaylağına gitmek için bir yakınının otosu ile yola çıkmış. Sümela Manastırının bir iki km. aşağısında Milli Parklar görevlisi tarafından durdurulmuş. Özdemir Uçak, ‘oğlum yaylaya gidiyoruz’ demiş. Milli Parkların görevlisi, ‘nereye giderseniz gidin, geçiş parası için 10 lira vereceksiniz’ demiş. Özdemir amca, itiraz etmiş. Milli Parklar görevlisi parayı vermeden geçemezsiniz, diye diretmiş. Osman amca, 10 lirayı vermiş geçmiş. Görevli makbuz bile kesmemiş.
Geçenlerde benzer bir şikayet daha gelmişti. Camiboğazı ve çevresine asırlardır o güzergahtan gidiliyor. Bu iş, evine gidenlerden haraç alma gibi bir şey. Olayı, Milli Parklar Bölge Müdürlüğünün, Trabzon’daki yetkililerine ilettik.
‘Yaylaya giden vatandaşlar, ücretsiz geçiş yapacaklar. Bunu oradaki görevliye de söyledik. Bildirdik. Bize de bu konuda şikayet geldi’ dediler.
Yaylaya giden vatandaştan, rakamı çok da önemli değil geçiş parası almak yasadışı bir uygulamadır.

*************

Trabzon'un Büyükşehir olması ile daha iyi hizmet alacağı vaat ve sözleri, seçimler öncesi vatandaşa söz verenler, aradan geçen 4 yıl içerisinde yığınla sorunlar oluşturdu. En başında Ortahisar Belediyesi başta olmak üzere birçok İlçe Belediyesi Büyükşehir Belediyesi ile kavgalı hatta mahkemelik olmuşlar. Kapatılan Belde Belediye bölgeleri en fazla zarar gören yerler konumunda. Belde Belediyeleri zamanında, Belediye Başkanına, Başkan yardımcısına her türlü isteklerini şikayetlerini rahatlıkla ulaşarak, muhatap bularak, çözüm buluyordular. Şehir merkezinde yolundan imarına, kentsel dönüşümlere varıncaya kadar oluşan sorunları iki Belediye arasındaki anlaşmazlık kavgalarla hat safhaya ulaşmıştır. Büyükşehir Belediyesi yapılmasının asıl amacının siyasi bir karardan ibaret olduğunu bizler daha önceleri söylerken bizi eleştirenler şimdi yaşadıkları ile bizlere hak veriyor tepkilerini dile getiriyorlar.
(Ömer Dayı)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar