Ali Osman Aktaş

Ali Osman Aktaş

TRABZONSPOR’A GELİNCE “VAR” YOK

Evet, bu çocuklar FUTBOLU oynuyor. Artık onlar için karşılarında kim var kim yok, rakip kim hiç fark etmiyor. Tek düşünceleri kendi futbollarını oynamak, oynarken de izleyenlere göz zevki vermek, futboldan keyif aldırmak. Oynuyorlar da aldırıyorlar da.
Trabzonspor akıllara zarar bir şekilde profesyonel futbol süper liginin mantığına ters bir şekilde futbol oynuyor. Oynadıkları oyun aslında futbolun ters mantığı değil olması gereken normal seyri.
Çünkü takım şu an 70’li yılların Trabzonspor futbolunu henüz oynamaya başladı. İşte herkese değişik gelen de bu. Takım 40 yıldır söylenegelen yerlinin de yerlisi futbol anlayışını bu sene kimsenin tahmin edemeyeceği kadar büyük bir futbol kalitesiyle dosta düşmana herkes gösteriyor.
Takım, futbolunu canla başla oynuyor tribünler de onları alkışlıyor. Hatalarında yanlışlarında dahi alkışlayarak sahadaki uşaklara moral destek veriyorlar. Çünkü sahada kendi çocukları kendi evlatları, torunları var.
Bizim çocuklar da bunu gördükçe daha da bir aşk ve şevkle futbollarını oynamaya çalışıyorlar. Takımın yüzde sekseni kendi öz evlatları olunca tribündeki kadınların sayısı da epey artmış.
İşte özlenen tablo da buydu.
Oynayan, zevk veren, koşan, mücadele eden ve Trabzonspor’da formasının hakkını terinin son damlasına kadar ıslatmayan bir futbolcu yok.
Takım şu anda sakatlıklardan dolayı yüzde elli eksik güçle oynuyor.
Ama sahaya çıkan onbir bunu hiç hissettirmiyor.
Ziraat Türkiye Kupasının çeyrek final ilk ayağındaki rakip bir önceki turda Fenerbahçe’yi elemiş kendisine olan özgüveni yüksek bir takım Ümraniye. Sıra dışı bir kademe ve yüksek bir pres gücü var.
Trabzonspor’un ise kalesinde Uğurcan’ın sakatlığında henüz 18 yaşındaki Arda var. Takımda 6 tane alt yapıdan futbolcu ilk on birde. On kişilik yedeğin sekizi de alt yapıdan oluşmuş.
Trabzonspor elindeki bu gençlerle rahat 11 çıkartabilir, oynatır ve kimse de bir şey diyemez. 
Trabzonspor iyi oynuyor, ama gol atamıyordu. İki ayaklı bir kupa maçı. Evinde oynuyorsun en azından bir farkla bu maçı almak zorundasın. Maçın başında ilk 25 dakikalık Trabzonspor baskısı ilerleyen dakikalarda futbolcuların yetersiz fizik gücü nedeniyle yıkılınca Ümraniye takımınca karşı ataklar gelmeye başladı. Gol gelmeyince de haliyle yeme tehlikesi de oluşuyor.
İlk yarı Trabzonspor gol atamayınca ikinci yarıya Ümraniye daha bir istekli başladı. Fakat 50. Dakikada defanstan Uğur’un Abdülkadir Ömür’e son adam olarak yaptığı faulde hakemin hatalı kararı maçın sonucunu etkiler nitelikteydi. Çünkü çıkacak kart direk kırmızıydı ve hakem de sarı kartla geçiştirdi.
Dikkat ettim Trabzonspor, son maçlarında Arap atı gibi sonradan açılıyor. Bütün takım 60.  dakikadan itibaren çift ciğer takviyesi yapmış gibi birden açılıyor, futbola inanılmaz bir tempo kazandırıyor.
Bu hızlı ve süratli tempo Trabzonspor’u gole yaklaştırırken aynı şekilde handikap olarak orta sahasının çabuk geçilmesine de neden oluyor. 
O ataklardan birinde sol çaprazdan Atabey’in serseri bir kafa vuruşunda kaleci Arda beklenmedik bir refleksle topun Trabzonspor kalesine girmesini önlüyordu.
Aynı şekilde son dakikada yine ters bir Ümraniye vuruşunda kaleci Arda topu köşeden çıkartıyordu.
Ne yazık ki tribünlerin ve taraftarların çok şey beklediği Abdülkadir Ömür’ü son üç dört maçtır sahada göremiyoruz. Ya çok sıkı markajda kalıyordu ya da kendisini maça veremiyordu.
Hele ki Ekuban’ın ikinci yarının başında yanında Abdülkadir Parmak demarke vaziyetteyken bencilce topu kaleye vurması maçın kaderini de etkiliyordu.
Ama bu maç da berabere bitmemeliydi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.