Trabzonspor’da 6 şampiyonluk yaşayan futbolcu: Güngör Şahinkaya

Trabzonspor’da 6 şampiyonluk yaşayan futbolcu: Güngör Şahinkaya

Güngör Şahinkaya 01 Ağustos 1954 tarihinde Trabzon’da dünyaya geldi. İlkokulu İskender paşa İlkokulu, ortaokulu Karma Ortaokulu ve liseyi Trabzon Lisesi’nde tamamladı.

   1971 yılında Trabzonspor Genç Takımı’nda futbol oynamaya başladı. 17 yaşındayken A Takıma yükseldi.
1989 yılına kadar Trabzonspor’da efsane kadroda orta saha mevkiinin vazgeçilmez oyuncusuydu. Trabzonspor’un 1975–76, 1977-78, 1978-79, 1979-80, 1980-81, 1981-82, 1982-83, 1983-84, 1984-85, 1985-86 sezonlarında oynadı.
Türkiye Ligi Şampiyonluğu, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Kupaları kazandı. Trabzonspor’un tüm şampiyonluklarında kadrodaydı. A Milli Takımda oynadı. 1991 yılında jübile yaparak aktif futbol hayatını noktaladı. Jübilesini yaptıktan sonra bir süre antrenörlük ve Takvim Gazetesi Spor Yazarlığı yapmıştır.
Halen Milli Takımlar İstanbul Bölge Sorumlusu ve Teknik Adam olarak görev yapmaktadır. Güngör Şahinkaya evli ve iki çocuk babasıdır.

 

 Futbol ile ilk tanışmanız ve ilk futbol yıllarınızı bize anlatır mısınız ?
37.jpg     ‘’6 Aralık 1956 yılında Trabzon’da doğdum. Çocukluğum Çarsı Mahallesinde geçti. 1971 yılında yani 15 yaşımda futbola başladım. Ailemde çok futbolcu vardı. En büyük ağabeyim de, kardeşlerimde futbol oynuyordu. Onları görerek, izleyerek ve o hevesle başladım ben de futbola. İlk zamanlar genelde benim futbol oynamama karsı bir isteksizlik oldu. Ailem ve büyüklerim mutlaka okulunu oku, öğrenimini sürdür diye direttiler ama mahalle aralarına giderek ki şimdi o arka sokaklar kalmadı, oralara hep binalar yapıldı, ben oralarda futbol hevesimi sürdürdüm. Zaman zaman ailemden, büyüklerimden habersiz, gizlice futbol oynamaya devam ettim. Aslında ben ailenin refah dönemine geldim. Çok zorluk çektim dersem yanlış söylemiş olurum. Tabii ki, okul nedeniyle ailemden futbola daha az zaman ayır şeklinde telkinler oldu. Ama ben yine de gizli gizli futbol oynamaya devam ettim. Bu anlamda küçük yaslarda bir sıkıntım oldu. Ama diğer yönlerden şanslıydım yani. Ağabeylerimin hiçbir zaman bana futbol oyna, futbolcu ol diye bir telkinleri olmamıştır. Beni futbol oynamam yönünde kimse zorlamadı.’’
 

Bir takım çatısı altında futbol oynamanız nasıl gerçekleşti?
Ben futbola Şehir kulübünde başladım. O zaman Mustafa hoca çalıştırıyordu takımı. Babam da oraya sik sik uğruyordu. Ben Mustafa Hoca’nın sayesinde futbola başladım. O yaşlarda kendime hiçbir büyük futbolcuyu örnek almadım. Sadece ağabeylerimi izler, onların oynadığı futbola bakar kendimi geliştirmeye çalışırdım. O yıllarda, yani 1971 yılında ilk kez Türkiye’de bölge bölge genç takımlar kuruldu. Bizim de Karadeniz Bölgesinde kurulan bir genç takım vardı. Ben de işte o genç takıma yazıldım. Orada bir süre futboluma devam ettim. Ardından, yani 4-5 ay sonra Ahmet Suat Özyazıcı ile futbola başladım. Suat Hoca ayni zamanda Benim ilk resmi hocamdır.
 

O zamanlarda A takıma yükselmek daha mı kolaydı, sizin bu süreciniz nasıl gelişti?
‘’15 yaşındaydım. O zamanki genç takımda, bugünkü Ömer Eyüpoğlu, Ertuğrul Çak ve Recep Sakal gibi arkadaşlarımız vardı. 1 yıl sonra Ahmet Suat Hoca A takım hocası oldu, ben de o yıl A takıma yükseldim. 17 yaşına girmeden A takıma yükselmiştim. Bu önemli bir olaydı o zamanlar. Hatta 16 yaşımda A takıma yükseldikten 6-7 ay sonra profesyonelliğe imza attım. Tabii, o zamanlar profesyonel olmaya mecburduk. Prosedür öyleydi. Genç takımdan ilk olarak Trabzonspor’a Engin Çınar ve ben çektim. Daha sonra da Hüsnü Özkara ile Sadi Tekelioğlu çikti. Tam hatırlayamıyorum ama sanırım 750 liraya ayliga imza atmistim. Büyüklerimiz öyle takdir etmişti daha doğrusu. O zaman tabii ki bizim pazarlık şansımız da düşüncemiz de yoktu. Ne verirlerse onu alırdık. Ben de büyüklerim de, bizden sonra gelenler de ayniydi. Yalniz benim bir özelliğim vardı. Trabzonspor’un un genç takımından, alt yapıdan gelip, uzun yıllar oynayan ve şampiyonluk yaşayan tek oyuncu da benim.’’
 

Trabzonspor formasıyla çıktığınız ilk maçı hatırlıyor musunuz ?
dxvqkjqx4aejrh9.jpgİlk maçım, Trabzonspor 2. ligdeyken Sakarya’da. Sakaryaspor? a karşı oynadığımız maçtı. Çok heyecanlandım. Bu heyecanımı tarif etmek için kelime bulmam zor tabii. Çünkü Trabzonspor formasını giymek demek, dünyanın en önemli şeyi gibi gelirdi bana. Kelimelerle ifade edemem bunu. O karşılaşmada ilk on birde yoktum. İlk yarı tamamlandıktan sonra devre arasında oyuna girmem için talimat aldım. Sahaya çıkmak için hazırlandım. Sahaya girerken gazeteciler resmimi çekmek istediler, elim ayağım titredi. Aslına bakarsanız, şu anda bile anlatırken o duyguları yaşıyorum. Bacaklarım sanki gövdemden ayrılmıştı. Maçın ikinci devresi başlayıncaya kadar ben bile oynayacağıma inanamamıştım. Ancak, oyuna girdikten ve birkaç dakika geçtikten sonra heyecanımı yendim ve o karşılaşmada çok iyi bir futbol sergiledim. Doğrusunu söylemek gerekirse maçı nasıl tamamladığımı hatırlayamıyorum. Maçin kaç kaç bittiğini bile sorsanız hatırlayamam şimdi.22
 

İlk maçı böyle atlattınız ama kariyerinizde unutamadığınız birçok maç vardır her halde?
‘’Elbette unutamadigim birçok maç var. Bu maçlar içinde birçok da anim var Trabzonspor forması altında. Sanıyorum 1983 yılıydı. En son şampiyon olduğumuz yıldı. Beşiktaş’ı 2-0 yendiğimiz maçtı. İlginçtir, ben o maçta kalecilik yapmıştım. Kalecimiz Şenol ağabeydi ama maç sırasında sakatlanmıştı. Mecburen oyundan çıkmak zorunda kaldi. Yedek kalecimiz Alper de sakatlandı. Oyuncu değiştirme haklarımızı da kullanmıştık. Zor durumdaydık. Herkes tedirgindi. Ben bu durumlarda çok sakinimdir. Soğukkanlılığımı korudum. Kaleci eldivenleri rahmetli Hayrettin ağabeyin elindeydi. Kaleye geçmek istediğimi söyleyip Hayri ağabeyden eldivenleri aldım. Kaleye geçtim. Kimse de bana kaleye geç demedi. 10 dakika kalecilik yaptım. Gol de yemedim. Hayatımda Trabzonspor forması altında yaşadığım en ilginç anılarımdan biridir o karşılaşma’’.
 

Peki attığınız ilk golü hatırlıyor musunuz ?
  ‘’Ilk golümü Antalya’da Antalyaspor’a atmıştım. . Yaklaşık 30-35 metreden bir golüm var Antalyaspor’a. Antalyasporlu Alptekin, bizim kullandığımız bir köşe atisini kafa ile uzaklaştırdı. Topun gelişine ben bir vole vurdum ve top ağalara takildi. Müthiş bir gol olmuştu. Ama topu kafayla uzaklaştıran Alptekin topu aldı, aut atışı kullanmak için kale sahasına dikti. Herkes ona aut değil gol oldu dedi. O inanmakta biraz zorlandi ama hakeme bakınca gerçeği anladı. Bu golü ve gol sonrasını bütün Türkiye günlerce konuşmuştu.’’
 

Başarınızın sırlarını bizimle paylaşın desek neler anlatırsınız ?
  ‘’Bu başarırım sırrı birçoğumuzun mahalle aralarında futbol oynayarak futbola sevdalanmamızdır bence. Mahalle aralarında oynanan futbol ve oralarda alınan ilk eğitim çok önemliydi. Şimdi Trabzon’ da mahalle araları diye bir şey kalmadı. Futbol oynayan çocuk sayısı anormal derecede fazlaydı o zaman. Epeyi zamandır bu gelenek ve maçlar bitti. O dönemde tek amaç sadece ve sadece Trabzonspor formasını giymekti. Bu, Trabzon’da yasayan herkese bir heyecan veriyordu. Trabzon’un hamurundan mıdır bilemem, futbola ilgi her zaman fazla olmuştur. Trabzonspor formasını giymek bir idol, erişilmez bir hedefti bizim için. Tabii başarının en önemli etkenlerinden biri de arkadaslik, dostluktu. Herkes birbirini zaten eskiden de tanırdı. Mahalle arkadaşlarımla, mahalle aralarında futbol oynadığım çocukluk arkadaşlarımla ben, Trabzonspor formasını da birlikte giydik. Takım ve kadro olarak bir bütün gibiydik. Aramızda yas farkı olmasına rağmen, oynamayan arkadaşımız bizden büyük olsa da hiç bir zaman arkadaşına veya hocasına karşı bir dargınlık, küskünlük içinde olmazdı. O arkadaşlıklar bir daha bir araya gelmez. Hoca olarak da Suat Hoca oyuncularını hiç bir zaman sıkmamıştır. Kısacası, kimse sorumluluğunun dışına çıkmamıştır.’’
 

Trabzonspor’dan yeteri kadar para kazandınız mi, size gelen teklifler oldu mu ?
c-013.jpg‘’Parasal olay her seyi olduğu gibi bugün futbolu da mahvetti. O dönemde Galatasaray iki kere beni görüşmeye çağırdı. Emin olun, her gidişimde nezaket icabı Beşiktaş ile de görüştüm. Ama hiç bir zaman aklımdan Trabzonspor’dan ayrılmak gelmedi. Trabzonspor’u bırakmak aklimin ucundan bile geçmiyordu. Iki misli, üç misli paralar teklif edildi bana, hiç düşünmedim ve hayır yanıtını verdim.’’
 

Trabzonspor’un 6 sam piyonluğunda da varsınız. En anlamlı olanı hangisiydi ?
‘’Evet, takımın 6 şampiyonluğunda da katkım vardı ve o sevinci tam 6 kez yaşamın gururunu hala hissediyorum. Ancak, 6 şampiyonluk içinde halkla bütünleştiğimiz, en önemli şampiyonluğumuz, ilk şampiyonluğumuzdur. Belki de ilkler unutulmuyor ondandır. Ancak, sunu eklemeden geçemeyeceğim, Hocalarımızın da hakkini yememek lazim. Trabzonspor dörtlü savunma yapan ve bunu da çok iyi uygulayan ilk takımdı. Bugün bile bazı takımlar bu sistemin üstesinden gelemiyor. Tabii, çok iyi bir de kadromuz vardi. Aslına bakarsanız, oynamayan ikinci kadro bile o zamanlar bence şampiyon olurdu. Doğrusunu söylemek gerekirse, o takımın şampiyon olacağı önceden belliydi. Ve maalesef, üzülerek söylüyorum, Trabzonspor’un şampiyon kadroları bir daha bence bir araya gelemez. Şampiyon olan her kadro ayrı ayrı müthiş takımlardı. 1983-1984 yılındaki kadro bana göre Şampiyonlar Ligine katılsa Avrupa’da en iyi dereceyi yapardı.’’
 

Ama Avrupa Kupası maçlarında da başarılı bir takımdınız siz değil mi ?
‘’Tabii ki Avrupa Kupalarinda da başarılıydık. Ancak o dönemde Avrupa takımları ile Türk takımları arasında büyük farklar vardi. Mesela Dinamo Kiev ile oynadığımız maçlar çok zorlu geçmişti. Avrupa’nın en pahalı futbolcuları ile karşılaştık. Bu düşünceyle Avrupa Kupalarinda ilk oynadığımız maçlarda çok farkli maglubiyetler alacağımız söylenmisti. Böyle bir inanç vardi genelde. Oysa biz, hepsini yanılttık. Liverpool maçları da Trabzonspor tarihinin önemli maçlarından biridir. Liverpool’daki maçı 3-0 kaybetmiştik. Ama o takım dünyanın en büyük takımıydık o yıl. Ona rağmen çok iyi bir futbol sergilediğimizi söyleyebilirim. Hem yerli, hem yabancı gözlemciler tarafından çok olumlu not aldık. Trabzon’da oynadığımız ve 1-0 kazandibimiz maçta Liverpool ilk mağlubiyetini bizden almıştı. En önemli zaferlerimizden biri o 1-0 kazandığımız Liverpool galibiyetiydi.’’
 

Bugünün Trabzonspor’unu nasıl değerlendiriyorsunuz?
‘’Şimdiki takımı bizim dönemimizde oluşan takıma benzetiyorlar. Bence de bizim nesilden sonra ve aradan geçen bir 10 yillik dönemden sonra gelen en iyi takım bu takimdir. Teknik bazda bakarsanız bu takimin mutlaka şampiyon olması lazim.
 

Okuyucularımıza ne tür bir mesaj vererek veda etmek istersiniz?
‘’Trabzon’u ve Trabzonspor’u korkunç derecede seviyorum. Halkımız her şeye, her güzelliğe layıktır. Kötü sonuç da olsa, sadece ve mutlaka takımlarını desteklesinler. Trabzonspor bu sezon inşallah sampiyonlugu kucaklayacaktir. Ancak bunun bir futbol oldugunu unutmadan, sonuç ne olursa olsun takımlarını her maç desteklesinler. Ben, Trabzon futboluna hizmet eden herkese tesekkür ediyorum. Son olarak sunu da söylemek istiyorum ; unutulmayanların, efsane futbolcuların arasında yer almak bana büyük gurur verdi.’’


HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.