Trabzonspor’da ‘tuz’ koktu!

Trabzonspor-Kayserispor maçının 28. dakikası, Onazi sakatlanıyor. Teknik direktör Çalımbay, Mustafa Akbaş’a ‘hazırlan’ diyor… Akbaş oyuna girmeye hazırlanırken, Burak Trabzonspor kulübesine yaklaşıyor ve Rıza Çalımbay’a, ‘Uğur girecek’ diyor ve Uğur’a da ‘gel’ diye bağırıyor. Rıza, Burak’ı iterek oyuna dönmesini istiyor. Ancak Burak ısrarlı bir şekilde Uğur’a bağırarak, ‘girsene’ diyor. Rıza, çaresiz! Mustafa Akbaş, şaşkın! Uğur oyuna giriyor ve böylelikle Burak Yılmaz’ın dediği oluyor...
Çoklarınız unutmuş olabilir. Trabzonspor 2010-11 sezonunda da benzer bir olay yaşamıştı ve bu satırların yazarı, o sezon uçup giden şampiyonluğun bir nedenini de bu olaya bağlamıştı.
Trabzonspor, Liverpool deplasmanında… Maçın devre arası… Soyunma odasında Burak, Teo’ya bir pozisyonda kendisine neden pas atmadığını soruyor, tartışma çıkıyor ve Teo’ya küfrediyor. Teo, tercümana, ‘ne diyor’ diye ısrarla soruyor. Tercüman ezilip büzülüyor ve küfür ettiğini söylüyor. Teo da küfür ediyor. Burak tokadı patlatıyor. Kavgayı araya girenler büyümeden önlüyor!  Kaleci Onur, Selçuk,  gibi oyuncular Burak’tan yana tavır alıyor. Ve ne hikmetse Burak ile Selçuk daha sonra GS’ye transfer oluyor. Şenol Güneş futbolcuları barıştırmak yerine sesini çıkarmıyor. Krizi çözemiyor, çözmüyor! Burak’tan yana tavır alıyor. Dönemin asbaşkanı Hayrettin kardeşimiz de çok sevdiği Şenol Güneş’e ve Burak’a teslim oluyor! Burak, Teo için ‘ya o ya ben’ diyor… ‘Teo gitmek istiyor’ vs. deniliyor. Teo, ailesini alarak Trabzon’dan kaçarak gidiyor. İstanbul Havalimanında uçak bulamıyor. İki gün kalıyor ve ülkesine dönüyor. Trabzonspor, ligin ikinci yarısında ilk iki maçta berabere kalıyor ardından Fenerbahçe’ye yeniliyor… Fenerbahçe ile ilk devre sonundaki 9 puanlık fark, ikiye iniyor. Sonra Eskişehir beraberliği ve uçup giden şampiyonluk! Trabzonspor puan kaybedince FB işe asılıyor ve sezon sonunda ortaya çıkan, mahkeme ve de UEFA, CAS tarafından kabul edilen şike olayı patlıyor!
Bir kulüpte, bir takımda futbolcu hakimiyeti başka bir ifade ile takımda kimin oynayacağına futbolcu karar verirse, futbolcu hocanın ve yöneticinin önüne geçerse, o kulüpten, o takımdan başarı beklemek hayaldir.
Şimdi merak ediyorum, Trabzonspor’un yeni yönetimi ve asbaşkan Hayrettin kardeşimiz; cumartesi günü Kayseri maçında seyircilerin gözü önünde ve muhtemeldir ki daha önceki maçlarda perde arkasında cereyan eden ve bir kaç futbolcunun içinde olduğu benzer vakalarla ilgili ne tür bir karar alacak. Futbolcuya mı teslim olacak yoksa kulübün ve de takımın itibarını mı koruyacak? Yöneticiliği döneminde olduğu gibi olaylara yaklaşırsa, sonuç yine hüsran olacaktır!
Sonuç: Et kokarsa tuzlanır, ya tuz kokarsa?
Cevabını çiçeği burnundaki başkan Ağaoğlu ve asbaşkan Hayrettin kardeşimiz verecek. Benden ipucu bekliyorlarsa, geçmişte ve bugünlerde yaşananların tekrarını istemiyorsa zamanında tedbirini alacak… Kangren; vaziyeti idare etmekle, ilaçla tedavi edilmez!
Hasan Kurt

Göktaş’ın şaşırtan paylaşımları!
AK Parti Trabzon eski milletvekillerinden Kemalettin Göktaş’ın sosyal medyada yaptığı paylaşımlar, takipçileri ve birçok AK Partiliyi şaşırttı. Göktaş’ın paylaşımlarını kimileri özeleştiri olarak yorumlarken kimileri de eleştirdi.
İşte Kemalettin Göktaş’ın paylaşımları ve eleştiriler;
-Türkiye dünyada 7. pamuk üreticisi iken dünyada 3. ithalatçısı olduk.
-Banvit, 1 milyar 886 milyonluk cirosuyla milli şirketimiz, BRF isimli Brezilya şirketine satıldı. Sahibi Amerika Şirketi Rockefeller.
-2000 yılında 178 milyon dolar cirosu olan milli şirketimiz Köy-Tur’un,  Amerikan Şirketi Cargill batmasına sebep oldu.
-AB 1972-1974 döneminde 22.1 milyon ton hububat ithal etti. 1992-1994 yıllarında 29,3 milyon ton hububat ithal etti. Yalnız Konya Türkiye'yi doyuracakken, buğday ithal etmeye başladık.
Yusuf Ziya Çelikoğlu;  Sayın vekilim Banvit Brezilyalı bir şirkete satılmıştı. Bu şirketin hesaplarına Brezilya mali polisi el koydu. Hisseler tekrar Banvit’in eski sahibi Görenerlere geri döndü. Şu an Banvit’in %97’si Görenerlerin. Böyle asılsız dayanaksız paylaşım yaparak ne amaçlıyorsunuz size yakışıyor mu?


O OKULDA NELER OLUYOR!
Gazetemizin Whatsapp ihbar hattına Trabzon'da yer alan Piri Reis Ortaokulu'yla ilgili ilginç iddialar ulaştı.
Bazı aileler okulda yaşanan şiddet iddialarıyla Milli Eğitim'e ve savcılığa suç duyurusunda bulunmuşlar. Okulda görev yapan bazı öğretmenlerin öğrencilere gerek sözlü gerekse de fiili olarak şiddet uyguladıkları gerekçesiyle ilgili mercilere şikayette bulunulduğu bunun sonucu olarak da iki öğretmenin ceza aldıkları dile getiriliyor.
Ancak veliler okul müdürünün özellikle müdür yardımcısını korumak adına sadece bu iki öğretmenle ilgili işlem yapılmasına önayak olduğu yardımcısını ise soruşturmadan uzaklaştırdığı görüşünü dile getiriyorlar.
Milli Eğitim dayak, şiddet ve hakaretle ilgili soruşturmayı tamamlayıp iki öğretmene memuriyetlerini etkileyecek cezaları kesse de velilerin mahkemeye intikal ettirdikleri konuyla ilgili süreç ise adli yargıda devam ediyor. Veliler adli yargıdan çıkacak sonucu bekliyorlar. Burada bahsedilen öğretmen ya da öğretmenlerle ilgili herhangi bir hukuki karar çıkarsa konu tekrar Milli Eğitim'e intikal ettirilecek.
Bir başka konu ise aynı okul binasında eğitim veren imam hatip lisesiyle, ortaokul öğrencileri arasında yaşanan olay. Büyük sınıf öğrencilerinin oyun oynarken düşüp ciddi şekilde yaralanmasına ve iki kez ameliyat olmasına yol açtığı öğrencinin velisi çareyi çocuğunu okuldan almakta bulmuş.
Günümüzdeki eğitim modelini göstermesi açısından birbirinden çarpıcı örneklerden sadece ikisi Trabzon'daki bir okulda oluyor. Bunlar sesini duyuramayıp çareyi bizde arayanlar. Gerisini siz düşünün...
**
Hatay Antakya St. Pierre Kilisesi'ne 200 metre mesafede kayalara dev büst Yunan mitolojisinde ölüler ülkesine ölüleri taşıyan Cehennem Kayıkçısı Kharon'dur.
Hades'in Ülkesi'ne ölü ruhların içeri girmesi de kolay değildir. Ölü ruhları Acheron ırmağından geçiren bir sandalcı vardır. Kharon ölü ruhlarını geçirmek için para alır. Bu nedenle ölülerin ağızlarına para konurdu. Kayıkçı Kharon, bedel ödeyemeyen ruhları kovar ve asla yumuşamazdı. Toprağa gömülmeyen ruhların ise Hades’in ülkesine ulaşması mümkün değildi ve azap görürlerdi.
 Kharon kabartması, başı bir örtü ile kapatılmış, 4 metreye 1.5 metre boyutlarındadır. İmparator Antiochus IV Epiphanes (M.Ö. 2. yy) zamanında Antakya’da birçok insanın ölümüne neden olan veba salgını sırasında yapılmıştır. Leios adında bir kahinin tavsiyesi üzerine de kente yukarıdan, bakan dağ üzerinde, kenti hastalıklardan koruması için yaptırılmıştır. Yapımı sırasında veba salgının durması ile birlikte, Cehennem Kayıkçısı Kharon olarak bilinen kaya kabartması tamamlanmadan yarım bırakılmıştır. (Metin Yılmaz)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar