Trabzonspor’un en talihsiz başkanı!

Dün Trabzon eski Belediye Başkanlarından Bekir Suat Oyman’ın ölüm yıldönümüydü. Suat Oyman, Trabzonspor’un Ali Osman Ulusoy, Rıfat Dedeoğlu’ndan sonra 3. Başkanı. 11 Nisan 1971 yılında Başkan oldu. 2 Eylül 1973 yılında başkanlığı bıraktı ve yerine Salih Erdem başkan olmuştu. Oyman, Trabzonspor Başkanlığını bıraktığı yıl yapılan belediye başkanlık seçimini de kaybetmişti.

1971-72 sezonu idi. 2.lig iki gruptu. İki grupta birinci olanlar 1. lige yükseliyordu. Trabzonspor, Ankara’da ligin son maçında yaklaşık 20 bin bordo-mavili taraftarın önünde oynadığı PTT maçını 1-0 kaybetmiş ve lige çıkamamıştı.

Bir yıl sonra… Trabzonspor, Kayserispor ile zirve mücadelesi yapıyordu. Yine son maç. Kayserispor evinde Orduspor’u 1-0 mağlup etmişti. Trabzonspor, kendi evinde Gençlerbirliği’ni 5-0 mağlup etse lige çıkacaktı. Ankara ekibi karayoluyla Görele’ye gelir. Görele’de olaylar çıkar! Gençlerbirliği Trabzon’a gelmez. Trabzonspor, 3-0 galip sayılır. Şampiyon, Kayserispor olur. Oyman, Gençlerbirliği’nin sahaya çıkmamasının şike olduğunu söyler. Olay, ülke gündeminde TBMM’de uzun süre tartışılır. 2010-11 sezonunda olduğu gibi bir sonuç çıkmaz.

Trabzonspor kongreye gider. Suat Oyman, görev kabul etmeyeceğini açıklamasına rağmen kongrede başkan seçilir. Salih Erdem, başkanlığa vekalet eder ve 2 Eylül 1973 yılında yapılan olağanüstü kongrede Salih Erdem başkan seçilir. Ve o sezon Trabzonspor, ikinci ligde şampiyon olur ve 1. lige çıkar.

Suat Oyman’ın Trabzonspor Başkanlığına getirilmesinin ana nedeni, Belediyenin Trabzonspor’a destek vermesiydi... Ki, Suat bey de gereken desteği vermişti. Oyman, takım iki sezon son maçta şampiyonluğu kaçırınca, seçilmesine rağmen başkanlığı kabul etmedi...  Ki, şampiyon olan takımın nüvesini o kurmuştu.

O yıllarda CHP kurultayı vardı. Suat Oyman, İnönücü idi. Kurultay’da Ecevit genel başkan olunca Suat Oyman da CHP’den istifa etti. CHP Trabzon teşkilatı da Ecevit’e yakındı. 1974’te kurulan Ecevit-Erbakan hükümetinde Ahmet Şener, Tarım ve Orman Bakanı olmuştu.  CHP, Suat Beyin yerine aday arıyordu. CHP Trabzon teşkilatının ağır topları Emekli albay Sefer Özgür’e adaylık teklif etti. Sefer Özgür de kabul etti. Suat Oyman da Güven Partisi’nden belediye başkan adayı oldu. 1973 yılında yapılan seçimi Sefer Özgür kazandı… Dün Bekir Suat Oyman’ın ölüm yıldönümü idi… Oyman’ın ölüm yıldönümünde bunlar aklıma geldi… Suat beye bir kez daha rahmet diliyorum.

Gazetecilik, öğretmenlik ve gazetecilik!

Trabzon Fatih Eğitim Enstitüsü’ne devam ederken yerel gazetelerde de fahri muhabirliğe başlamıştım. Okul bitti, ikinci bir üniversite için Ankara’ya gittim. Ankara Üniversitesi’ne tekrardan kayıt olduk. Ankara’da iş aramaya başladık. TRT, Köy Hizmetleri, Gümrük ve Tekel Bakanlığında kadrolar hazır. Köy hizmetlerinden çıkan kadro yazısını yırttığımı hatırlıyorum. O günler, anarşinin tavan yaptığı dönemler. Ankara’da Kızılay Meşrutiyet’te Adnan Ertem ve arkadaşlarının kaldığı 8-10 odalı bir evde misafirdik… Adnan askerliğini Ankara’da yedek subay olarak yapıyordu. Sabah kalktığımda Adnan’ın gardrobundaki  elbiselerinden birini giyip Köy Hizmetleri Bakanlığına rahmetli Sami Ateş’in yanına gidiyordum. Elbiselerin pantolonu genelde uzun oluyordu. Merhum Cihat Yenidoğan da bakanlıkta… Sami Ateş, bir gün ‘Hasan, Sıhhiye’de benim bir terzi arkadaş var. Ona git de pantolonun paçalarını biraz kısaltsın’ dedi.  Sami beye, ‘tamam, giderim’ demiştim. Sami kardeşim, elbiseleri ödünç giydiğimi bilmiyordu…

Bir gün, amcamın bacanağı Adalet Partisi milletvekili Kemal Cevher’e, ‘Trabzon’a dönmek istiyorum. Benim tayinimi merkezde bir okula yaptır’ demiştim. O da, ‘Nokta tayin yok’ vs gibi bir şeyler söylemişti. Ben de kızdım, Milli Eğitim Bakanlığında Orta Öğretim Genel Müdürü Ayvaz Gökdemir’in yanına gittim. Ayvaz bey, tahminim o ki bir iki yere telefon açtı, ertesi gün nokta tayin olarak Trabzon Öğretmen Okuluna atamamı yaptı.

***

 

Öğretmen Okulunda göreve başladık. Diğer yandan da yerel gazetelerde fahri muhabirlik, yazılar… Öğretmen okulu müdür yardımcısı can dostum Cezmi Toplu idi… Öğretmen okulunda, fizik kimya matematik hariç öğretmeni olmayan diğer derslerin hemen hepsine giriyordum. Bir yılı doldurmamıştım ki, hükümet istifa etti. Birkaç ay daha Öğretmen okulunda kaldım. Geçici görevle gece Ticaret lisesine verildim. Oradan da Kastamonu’ya… Bir buçuk yıl kadar öğretmenlik yaptım. Ancak, stajyerliğim kaldırılmadı. Öğretmen Okuluna müfettiş gelmişti, bana ‘öğrencilere neden Atatürk’ün Türk Gençliğine söylevini ve İstiklal Marşını ezberlettiğimi sormuştu. Ben de gerekçemi söylemiştim. Stajyerliğimin kaldırılmama nedeni buydu.  Ne ilginçtir ki, son dönemlerde sosyal demokrat kesilenler söylevi ve istiklal marşını dillerinden düşürmüyorlar!

Öğretmen Okulunda derslerine girdiğim öğrenciler arasında eski valilerden Sebahattin Öztürk, Prof. Dr. Fethi Gedikli, Atilla Ataman, Temel Kahveci gibi onlarca isim vardı. Stajyerliğimin kaldırılmaması ve tayin nedeniyle öğretmenlikten istifa ettim. Şansım da yaver gitti. Deniz asteğmeni olarak askerliğimi ifa ettim. Trabzon’a geldim, ticaret yapmak istiyordum. Kırtasiye dükkanı açtım. Bir iki ay sonra Samsun’dan İsmail Başaran aradı. ‘Türk Haberler Ajansı yeniden kuruluyor, senin ismini verdim. İstanbul’da seni bekliyorlar’ dedi. Kalktık, İstanbul’a gittik, anlaştık. THA Trabzon bürosunu kurdum. O sırada Güneş Gazetesi’nin de Trabzon’da reklam kampanyasını yürüttüm. Ardından Akajans ve Tercüman’a geçtim. Tercüman’ın iflas etmesiyle, genç yaşta basın işkolunda çalıştığım için emekli oldum. Tercüman’da binlerce dolar kıdem tazminatım yandı. 1994’te haftalık Trabzon Ekspres ve 2004’de de günlük Kuzey Ekspres’i kurdum. Çok yakında da, yaşaması için maddi ve manevi büyük fedakarlıkta bulunduğum Kuzey Ekspres’i de yaşatacak olanlara devredeceğim. Çünkü çok yönlü, çok yoruldum!

Bugün 24 Kasım Öğretmenler günü… Dün sosyal medyada İsmail Kansız’ın paylaşımını görünce, öğretmenlik günlerimi hatırladım. İsmail de gazetecilikten öğretmenliğe, öğretmenlikten Kültür Turizm Müdürlüğüne gelen başarılı bir arkadaşımızdı. Öğretmenlik anılarımın yerine İsmail’in 24 Kasım öğretmenler günü nedeniyle yaptığı paylaşımı köşeme aldım.  İsmail’in paylaşımı şöyle;

Öğretmen mi?

Siz okulu bitirip

Gidersiniz

O hep okuldadır.

Emekli olana kadar

Bayrağı direğe çeker

İstiklâl marşını okur, okutur.

Sınıftadır

İdarededir,

Veliyledir.

Öğrenci, ailesinden çok

Onunladır.

Okulda ders anlatır

Evinde dersine hazırlanır

40 yıl kölelik istemez ama 29 harfle 40'ı çarptığımızda kendisine ne kadar minnetkâr olduğumuzu biz biliriz.

Ve biz yine biliriz ki,öğretmenler toplumun ışıklarıdır.

Bazen dağ başında tüten bir baca,

Karanlıkta bir fener,

Kalabalıklarda yol gösteren,çıkmaz sokaklardan geri döndürendir.

Bakmayın siz yok iki ay tatilleri vardır sözlerine.

O kadar da yoktur da,O iki aylık tatilde çocukların okulları bir an önce açılsa da kafamızı dinlesek diyenleri de biliriz.

Çok sendikaları vardır.

Kimi iktidar yanlısı kimi muhalif diye adlandırılırlar...Ama gel gör ki ekonomik sorunları halen çözülmüş değildir.

3600 dört rakamdan oluşmuş bir sayı değildir onlar için.

3600 çalışırken çok değil de emekli olduğunda biraz nefes almanın "gösterge "sidir...

Haydi tüm sendikalar gelin birlik olun.

Önce öğretmenlerin meslek yasasını çıkartın.

3600 ek göstergeyi de çok gecikti deyip bir an önce hayata geçirin.

Öğretmenler Günümüz Kutlu Olsun...

 

Hasan KURT

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum