TRABZONSPOR’UN FUTBOL AKLI!

‘‘Burası Trabzonspor. Duygusunun, coşkusunun, hedeflerinin yanına futbol aklını sokmaya çalışacağız. Trabzonspor’u dizayn etmeye geldim.’’ Abdullah Avcı / Ahmet Ağaoğlu’nun spor işçisi.

Abdullah Avcı’nın basın açıklamasındaki bu iki cümle Trabzonspor’un tarihine ve futbol aklına hakaret içeriyor.

Trabzonspor’un futbol aklında; Necmiatispor var, İdmanocağı – İdmangücü rekabeti var. Martıspor, Karadenizgücü var. Yolspor var, Sebat Gençlik var ama Babaeskispor yok meselâ.

Trabzonspor’un futbol aklında Kavak meydanı var, Hüseyin Avni Aker stadyumu, eski Yavuz Selim sahası var. Akyazı Stadyumu var. Ama Şenol Güneş kompleksi yok meselâ.

Trabzonspor’un futbol aklında; Ahmet Suat Özyazıcı, Özkan Sümer, Jürgen Sunderman, Urbain Breams, George Leekens, Şenol Güneş, Ünal Karaman, Mustafa Reşit Akçay, Şota Arveladze, Ziya Doğan var meselâ.

Vahid Halilhodzic, Hugo Broos yok meselâ. 

Trabzonspor’un futbol aklında Liverpool, İnter, Barselona, Olimpik Lyon, Aston Villa, Dinyeper vb. bir sürü Avrupa takımını mağlup etmek ve Avrupa kupalarında elemiş olmak var meselâ.

Trabzonspor’un futbol aklında; yedi kez elde edilmiş şampiyonluk, dört kez çaldırılmış şampiyonluk, bir süper kupa, 9 Türkiye kupası, 7 cumhurbaşkanlığı kupası, 5 başbakanlık kupası, 1 adet Kıbrıs Barış Kupası var meselâ.

Trabzonspor camiasının modern futbolu bilmekle, şampiyonluğa oynamakla, hatta şampiyon olmakla ilgili bir sorunu yok ki, onun coşkusuna yeni bir aklı ilave edilsin. Trabzonspor’da daha doğrusu Türk futbolunda vakıa tamamen siyasidir. Merkezdeki iktidar ile taraftar sayısı fazla olan İstanbul takımları sırnaşıp futbolun rekabetçi ruhunu öldürüyorlar. Yani Trabzonspor’un Türk futbolunda bir kenara fırlatılmış olmasında vakıa tamamen sosyo-politiktir.

Trabzonspor’un İstanbulluluğunu bastırıp Karadenizli numarası yapan bir köksüzlük üzerinden kazanacağı bir şampiyonluğa ihtiyacı yok!

Avcı’nın diğer bir cümlesi; ‘‘Trabzonspor’u dizayn etmeye geldim!’’ Cümleyi yanlış duydum diye videoyu tekrar tekrar başa aldım. Hayır, alenen öyle demiş.

Trabzonspor şampiyonluklarını iktidarın futbola burnunu sokması, ağa paşa kılıklı kuklalarıyla şehri ve camiayı dizayn etmesi sayesinde geldi. Abdullah Avcı bu haliyle Trabzonspor’a dizayncıların dizayncısı olarak geldi demek ki…

Trabzonspor yerel medyası için de ‘‘Çok sert!’’ demiş. Hayır, tam aksine gayet sakiniz. Türk futbolu adına olup biten şeyleri medeni insanlar gibi akıl ve mantık ölçüsünde yargılıyoruz sadece.

Abdullah Avcı Trabzonspor’un geçen yıl şampiyonluğu iktidar eliyle çalınıp Başakşehir’e verilirken bir Türk teknik direktör olarak tutumu ne oldu meselâ? Bu aleni bir haksızlıktır, dedi mi? Yoksa ‘‘Harika, benim iskeletini kurduğum takım iktidarın yardımıyla şampiyon oldu!’’ mu dedi.

Dolayısıyla Abdullah Avcı’nın diksiyonu düzgün steril İstanbul lehçesiyle ne dediğinden çok Türk futbolu adına onun teknik direktörlük kariyerinde ne yaptığının hiçbir önemi yok bizim için. Türk futbolu adına neyi yapmaya cesaret edemediğidir bizim için önemli olan.

2010-11 yılının şampiyonu Trabzonspor’dur, demiş midir herhangi bir resmi açıklamasında.

2019-20 yılında Trabzonspor’un şampiyonluğu hakemler eliyle alınıp Katar şeyhlerine satılacak bir mahalle takımına verilmiştir, demiş midir, diyebilmiş midir.

Trabzonspor’un Türk futbolunda verdiği emek yoğun mücadelenin dibacesini genlerine sindirememiş bir teknik direktörü onu oraya getiren ağası ve paşasıyla Karadeniz’e postalamak bizim için çok zor bir şey değildir.

Trabzon imparatorlukların battığı ve tarihe karıştığı bir yerdir. Burası İstanbul’un Roman havalı gecekondu semtlerine benzemez.

Spordan, futboldan, siyasetten biraz anlayan bunu çok net görür.

Biz burada salt sportif anlamda bir başarı elde etmeye çalışmıyoruz ki!

Türk futbolundaki siyaset korumalı çarpık bir yapıyı düzeltmek için yıllardan beri mücadele veriyoruz.

Ahmet Ağaoğlu tıpkı bu ülkedeki çarpık siyasal yapı gibi Trabzonspor’da eleştirilemez alt bir diktatörlük kurmaya niyetliyse bunu unutsun. Başkan, ağa, avcı, yolcu hep birlikte giderler!

Trabzonspor’u takip eden spor yazarları, analistler hiç kimsenin başkanlığına, teknik direktörlük kariyerine destek vermek zorunda değildir.

Trabzonspor’un futbol tarihine bakarak, modern futbolun kavramlarıyla sahada olup biten şeyi hiç kimseden çekinmeden medeni bir dille sonuna kadar analiz etmek ve yazmak zorundadır.

Efendim korona virüs pandemisi varmış, dünyada ve ülkede ekonomik koşullar her kulüp için kritikmiş. Bunlar kimsenin umurunda değil. Sahaya on bir futbolcuyla çıktığınız sürece ve futbol oynandığı müddetçe yapılan eleştirilere de sonuna kadar tahammül edeceksiniz.

Öyle Trabzon’daki yerel spor medyası ile sırnaşarak kimse koltuğunu kurtarmayı aklından geçirmesin.

Gelelim Trabzonspor- Erzurumspor müsabakasına.

Geçen yıl şampiyonluğa oynayan Trabzonspor’un kalburüstü futbolcularını haraç mezat sattı sayın ağamız. Bu yıl futboldan bihaber bir İngiliz ile küme düşme hattına demirledi ilk 8 haftada. Palyatif bir oyunla acil 3 puan gerekiyordu Trabzonspor’a. Erzurumspor karşısında o 3 puanı tek golle almayı başardı. Koca Trabzonspor tarihinde küme hattından kurtulmak için 3 puan almış bulunuyoruz. Domdom kurşunu değmedi yani. Hepsi bu!

Önceki ve Sonraki Yazılar