Trabzonspor’un rakibi Ersun Yanal’dır!

Trabzonspor gibi bir takımın hocası, Cahit Sıtkı Tarancı’nın dediği gibi ‘yaş 35 yolun yarısı’na gelmiş, sakatlığı tescil edilmiş ve Bursaspor gibi bir takımda dahi istikrarlı bir şekilde oynayamayan bir futbolcuya talip oluyorsa ve bu oyuncunun alınmasını istiyorsa, bu hocanın ‘hocalığı’ tartışma getirir.

Trabzonspor teknik direktörü nasıl olur da; 20 metrekarelik alanda bir maç oynayıp üç maç dinlenen bir oyuncuyu transfer etmek ister.

İnsanın inanası gelmiyor.

Trabzonspor’un önceki yönetimi de benzer birkaç hata yapmıştı.

Ceyhun’u transfer ederek, trilyonları çöpe atmıştı.

Şimdi yine aynı senaryo!

Yönetim kurulundan bir üye Yusuf Şimşek ile görüşmüş.

Ey Sadri Şener, Ey Hayrettin Hacısalihoğlu!

Yazıktır, günahtır. Trabzonspor’un trilyonlarını çöpe atmayın.

Yusuf Şimşek; istikrarlı olsa geçen sezon oynadığı Denizlispor bırakmazdı. Yeni takımı Bursaspor ‘rest’ çekerdi.

Onun ötesinde, yana yakıla futbolcu arayan Fenerbahçe, Beşiktaş Bursaspor’un ve Yusuf Şimşek’in kapısını çalardı.

Denizlispor’da oynayan Trabzonlu futbolcular var.

Yusuf Şimşek’i onlara sorun. Bakın size ne cevap verecekler.

Bursa’da yaşayan Trabzonsporlular var. Onlara sorun.

Ahmet Suat Özyazıcı’ya, Giray Bulak’a, Tolunay Kafkas’a sorun. Alabilirseniz Kayseri’den oyuncu alın ondan sonra da Tolunay’ı!

Trabzonspor’un orta sahası yürümüyor.

Ön liberosu yok!

Bunlar doğru. Ama çare Yusuf ve Yusuf gibi oyuncular değil.

Trabzonspor teknik direktörü, bazı oyuncuları oynattığı sürece Trabzonspor dünyanın en iyi futbolcularını transfer etse fayda etmez.

Çünkü bu blokta direnen, koşan, pas yapan, çabuk bir oyuncu yok.

Ersun Yanal’ın transfer etmek istediği futbolcu, Trabzonspor’un derdine derman olacak bir oyuncu değil.

Trabzonspor; yönetimin ve taraftarın takıma sahip çıkmasıyla ilk yarıda 34 puan topladı.

Yönetim aynı kararlılığı ikinci yarıda gösterirse Trabzonspor belki ilk üçe girebilir.

İş Ersun Yanal’a kalırsa, Trabzonspor’un ilk üçe girme şansı kesinlikle olmaz.

Ersun Yanal’a karşı değilim.

Oyuncu seçimini, duruşunu ve teslimiyetçi zihniyetini eleştiriyorum.

Ersun Yanal, ligin ikinci yarısında bu ‘özelliklerini’ değiştirmeyeceğine göre; devre arasında hangi futbolcu transfer edilirse edilsin Trabzonspor başarılı olamayacaktır!

 

KTÜ kampüsü de ‘betonkondu’laşıyor? 

Birkaç yıl öncesine kadar Türkiye’deki Üniversitelerin binalarının, sosyal tesislerinin vs. bulunduğu alana kampüs denirdi.

Son yıllarda kampüs yerine ‘yerleşke’ kullanılmaya başlandı.

Aslında doğru olan da bu idi!

Karadeniz Teknik Üniversitesi yerleşkesi, Türkiye’nin en güzel üniversite yerleşkelerinden biri olarak nitelendirilirdi.

Ancak, son dönemlerde KTÜ yerleşkesi içersine yeni yeni binalar yapılmaya başlandı.

Yeni yapılan binalar, yerleşkenin kullanılmayan bölgelerine değil merkez sayılacak yerlere yapılmaya başlandı.

Hafta sonu, KTÜ’den birkaç öğretim üyesi ziyaretimize geldi.

Öğretim üyelerinden biri, ‘İktisat Binasının bitişiğine Hukuk Fakültesi binası yapılıyor. Üniversitemizin o bölgesi çok yoğun. Kampus içersinde Hukuk Fakültesi binası yapılacak yer yok mu? Üst taraflar bomboş. Ayrıca, yakın ilçelerde Üniversiteye tahsis edilen arsalar var.

Siz hoca ile görüşüyorsunuz. Lütfen, söyleyin, bu yanlışı durdursun’.

Öğretim üyesine, ‘Bu eleştirilerinizi sizde iletebilirsiniz? Rektör beyle görüşemiyor musunuz?’ dedim. Cevap alamadım.

KTÜ yerleşkesi içersinde, özellikle de İktisat Fakültesi çevresine yeni bir bina yaptırmak, bize göre de doğru değil.

Hukuk Fakültesi’nde, İktisattaki hocaların bir kısmı ders verecek diye, o bölgeye yeni bir bina yaptırmak günahtır.

KTÜ yerleşkesine yeni bina yapılmamalı! Mutlaka yapılması gerekiyorsa, merkeze değil kenarlara yapılmalı!

Yerleşke, ‘betonkondu’laştırılmamalı!

Trabzon’da Hukuk fakültesi binası veya binaları için yer mi yok?

Kaşüstü’nde yeni Adliye binası yapılacak.

KTÜ yönetimi, bu Adliye binasının arsasına, hatta o bölgede Özel idare ve hazineye ait arsalara talip olur.

Adalet Bakanlığına şu şekilde bir öneride bulunabilir;

‘Gülbahar Hatun Mahallesi’nde Emniyet Müdürlüğü bitişiğindeki arsa ve binaları Adalet Bakanlığına devredilmesi, karşılığında Kaşüstü’ndeki Adliye Sarayı yapılacak arsanın KTÜ’ye verilmesi.’

KTÜ; Kaşüstü’ndeki Adliye Sarayı arsasına Hukuk Fakültesi binasını vs. yapar, merkez yerleşkeyi de ‘betonkondu’laştırmaz.

Bu arada, KTÜ yerleşkesi içersindeki lojmanların tamamının, eğitim- öğretim verilen binalarla, hizmet binalarının bir kaçı hariç hemen hepsinin kaloriferleri hiç sönmüyormuş. 24 saat değil, tatil günleri bile yanıyormuş.

KTÜ, kaloriferde yakıt kullanıyor.

Kaloriferlerin gece- gündüz devamlı yanması doğru mu?

KTü’de bu işlerle ilgili birimin başındaki yetkililer ne iş yapar?

Yazık günah!

 

Okul Müdürü olmak için ‘imam Hatipli’ olacaksın! 

AKP iktidarında; müdür, amir, şef, başhekim vs. gibi makamlara atanmak için istisnalar dışında ya İmam- Hatip çıkışlı olacaksın ya da bir tarikat ve cemaate yakın olacaksın veya ailende hatırı sayılır hacı- hoca takımı olacak!

Devlet dairelerinde ve özellikle de Milli Eğitim Camiası’nda 2002 yılından bugüne kadar yapılan atamaları irdelediğimizde ortaya çıkan tablo bu şekilde!

Başhekiminden okul müdürüne kadar hemen hepsinin bir yerlerle bağlantısı var.

Trabzon’un kent merkezindeki en önemli okullara atanan müdürlere bakıyoruz.

Mesela Kanuni Anadolu, Affan Kitapcı, Cumhuriyet liselerinin müdürleri. Hepsi Din dersi öğretmeni. Trabzon’da onca okulda aynı durum var. Okullardaki müdür yardımcıları da genelde hep din dersi ve tarikat- cemaate yakını isimlerden seçilmiş.

Trabzon’da son dönemde atanan okul müdürlerinin çoğunun ataması iptal edilmiş.

Müdürlerin çoğu vekâleten görev yapıyormuş.

Mayıs- Haziran ayında okul müdürlüklerine yeni atamalar yapılacakmış.

Milli Eğitim Müdürlüğü’nde oluşturulacak bir komisyon, belirlenen kriterlere uyan eğitimcileri müdür olarak atayacakmış.

Müdür atamalarını komisyon da belirlese bize göre çok fazla bir şey değişmez.

 

Bayram- seyran ve İbrahim Usta ! 

İnşaat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi Başkanı, müteahhit, eski kulüp başkanı ve Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi İbrahim Usta; eskinin solcu günümüzün entel- liberal- AB ve ABD yanlısı sözde aydınlarının başlattığı ‘Ermenilerden özür diliyorum’  imza kampanyasına sert tepki gösterdi ve yerel gazetelere tam sayfa ilan vererek, kampanya başlatanları kınadı. Biz de kınıyoruz. Hem de sonuna kadar.

Ancak; İbrahim Usta’nın ‘kınıyorum… Sen de kına’ başlıklı gazete ilanı bana biraz ilginç geldi. ‘Bayram- seyran hikâyesi gibi!’

İbrahim Usta; acaba diyorum belediye başkan adayı mı olacak?

MHP’nin sürpriz adayı İbrahim Usta olabilir. Usta;  MHP kökenli bir isim.

Hala daha MHP’li!

Ayrıca birileri; ‘Usta, MHP’nin adayı olursa, MHP oyları CHP’ye kaymaz.’ hesabı da yapıyor olabilir?

Gerçi, İbrahim Usta hiçbir zaman birileri hesabına hareket etmedi.

Şimdi de etmez!

Bu satırları yazarken İbrahim Usta’yı aradım.

-Sayın Usta iyi akşamlar. Sizin adınıza bir kınama ilanı geldi. Hayırdır?

‘Ağabey metni beğenmedin mi?’

-Yok, metin güzel. Ben olayı farklı yorumladım. Bayram değil, seyran değil eniştem beni neden öptü hikayesi gibi bir şey.

‘Nasıl yani ağabey?’

-Acaba dedim, İbrahim Usta Belediye Başkanlığı’na mı aday olacak?

‘Yok ağabey öyle bir şey. Adaylığı düşünmüyorum.’

-Sen düşünmüyorsun da, ilandan sonra bizde öyle bir kuşku oluştu. Acaba İbrahim’i AKP mi aday yapıyor?

‘Yok ağabey ben MHP’liyim. Sen beni iyi tanırsın. Ben başkasının diretmesiyle aday olur muyum?’

İbrahim Usta’nın açıklaması bu şekilde.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.