TRABZONSPOR'UN TRANSFER POLİTİKASI ÇOK İNGİLAZ!

Trabzonspor üzerinden Türk futbolundaki arızayı teşhisi doğru koyalım. Trabzonspor'a modern futbolun basit gerçekleri üzerinden mi bakıyoruz, yoksa Trabzonspor'un yıllar içinde duygusal   takıntılara dönüşmüş temelsiz sayıltılar üzerinden mi?

Trabzonspor'u Türk futbolunda bu denli baskın karakterli futbol odağı yapan şeyin içeriği neydi peki? Karadeniz'in ve Anadolu'nun genç yeteneklerini keşfedip onları ulusal çapta uzun soluklu bir yarışın içine dahil edebilmesiydi. Yani futbolda kendi hiterlandını iyi değerlendirip genç yeteneklerin önünü açabiliyor oluşuydu. Bu bahis oldukça uzun, yeri ve zamanı geldiğinde değiniriz.

Trabzonspor'un transfer politikasıyla ilgili analize geçmeden önce şu teknik direktör meselesine el atmalı ilk önce. Ağaoğlu yönetiminin teknik direktörlüğe getirdiği Eddie Newton Chelsea'da dördüncü yardımcı teknik direktördü. Ünal Karaman'ın teknik direktörlüğü esnasında eski İngiliz topçu CavinCampell ile görüşüldü ve Trabzonspor'a üçüncü teknik direktör olarak getirildi. Ünal Karaman teknik direktörlükten ayrılınca onun yerine yardımcısı Hüseyin Cimşir getirildi. Bu durumda Eddie Newton daldan düşen elma gibi otomatikman ikinci teknik direktör oldu.

Süper Lig'de verilen şampiyonluk mücadelesinde bu kez Ağaoğlu'nun futbol kıroluğu nüksetti. Gizli bir el takımın tüm oyun planlarını rakibe vermiş gibi üst üste yenilgi ve beraberlikler alıp şampiyonluğu kaybetti. İşte bu süreçte Trabzonspor yönetimi günah keçisi olarak Hüseyin Cimşir'i seçti ve onu görevinden aldı. Ligin bitimine birkaç hafta kala Eddie Newton Trabzonspor'un teknik direktörü oldu.

Trabzonspor Türkiye kupası finalini kazanınca da Eddie Newton Trabzonspor yönetimi tarafından teknik direktörü olarak ilan edildi. Yani Eddie Newton Trabzonspor'un başına armut gibi düştü. teknik direktörlük konusunda yeterli olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu. Ancak Trabzonspor'a geliş biçimi tam bir İngilaz oyununa benziyor.

Gelelim Trabzonspor yönetiminin transfer politikasına. Tek cümleyle vakıa şudur. Trabzonspor'un alt yapısından yetişmiş gözde yetenekleri büyük rakamlarla Avrupa'nın ikinci sınıf takımlarına satmak ve sağda solda ne kadar ıskartaya çıkmış kazma varsa ucuza alıp takıma monte etmek. Yönetim transfer konusunda o kadar beceriksiz ki, takıma uyum sağlamış futbolcuları iyi bir zamanlama ile elde tutmayı akıl edemiyor.  Şimdi sırada kaleci Uğurcan'ı satıp yeni kazmalar transfer etmek var. Aslında Abdülkadir Ömür, Hüseyin Türkmen ve Abdulkadir Parmak'ı da satmayı düşünüyorlar ama taraftarın olası tepkisinden çekiniyorlar.

Yıl içerisinde Trabzonspor'u şampiyonluk yarışı içinde tuttuğu söylenen DanelSturiddge ve John ObiMikel'in müzmin sakat oldukları, sürekli futboldan kaçtıkları, üst üste iki müsabaka  çıkaracak kondisyona sahip olmadıklarını ise cümle alem biliyordu. Bu açıdan bakıldığında Trabzonspor'un gözü bonservisi elinde olan, sakatlıklar yüzünden kariyeri bitme aşamasına gelmiş Avrupa'nın ikinci ve üçüncü sınıf bütün futbolcuları. Yeter ki bonservis ücreti olmasın.

Trabzonspor eskiden İstanbul kulüplerinin, bilhassa bir dönem Galatasaray'ın pilot takımı gibiydi. Şimdi Eddie Newton ile İngiltere prömiyar liginin tekaüt takımına dönüşecek gibi. Bunun ilk emaresi ise Eddie Newton'un önümüzdeki yıl Trabzonspor'daki gençleri takımda düşünmüyor oluşu. Çünkü Eddie Newton'un menajerlerden oluşan çok geniş bir transfer ağı var. Bunların çoğu da İngiltere'de. Yani İngiltere'de boş kazma kalmayacak.

Trabzonspor yönetimine basit ve makul sorularımızı soralım. Henüz bir teknik direktörlük tecrübesi olmayan Eddie Newton'un bildiği ama binlerce Türk teknik direktörünün vakıf olamadığı futbolun sırrı nedir?

Bir taraftan Yusuf Yazıcı, Uğurcan Çakır, Abdülkadir Ömür gibi alt yapıdan yetişmiş yetenekler Avrupa'nın ikinci sınıf kulüplerine satılırken ya da transfer edilme planı yapılırken Eddie Newton'un Trabzonspor'un gençlerini takımda oynatmayı düşünmüyor oluşu sizi işkillendirmiyor mu?

Kendi insan kaynağını kullanarak şampiyonluklar yaşamış bir takımın sırf menajerler daha fazla para kazanacak diye Avrupa'daki ikinci sınıf, sakat topçularla doldurulmasını, kendi genç ve yetenekli futbolcularının dışlanmasını aklınız ve vicdanınız kabul ediyor mu?

Trabzonspor yönetiminin muhasebe hileleri yüzünden bu yıl şampiyonlar ligine gidemeyecek olması, önümüzdeki sezon 21 takımlı bir ligde daha fazla genç oyuncuyla mücadele etmesi gerektiği gerçeği ile üçüncü sınıf kazmaları takıma dolduruyor oluşunuzu bir çelişki olarak görmüyor musunuz?

Nasıl ki Eddie Newton Trabzonspor'un başına daldan düşmüş armut gibi teknik direktör oldu, siz de Trabzonspor'un başına eski bir Yeşil Kuşak İslamcının bir telefonuyla başkan oldunuz. Onun için yukarıdaki hususlara dikkat etmediğiniz takdirde siz de Newton'un yerçekimi kurallarıyla Eddie Newton'la birlikte Trabzonspor yönetiminden düşeceksiniz. İktidarın hayata ve futbola tahakküm ediyor oluşu size Trabzonspor yönetiminde daha fazla saçmalama hakkı tanımaz, çok sayın başkan!

Önceki ve Sonraki Yazılar