TRABZON’UN SON İŞARETLERİ

TRABZON’UN SON İŞARETLERİ

Yüksek Mühendis Mimar Necdet Kırhan Yazıcı, "Trabzon'un son işaretleri" adıyla bir yazı kaleme aldı.

İşte o yazı;

 “Hey oğul Trabzon’a bunca zahmet nedendir? Trabzon nedir ki, ondan ötürü şehsuvar’i Saltanat piyade olup oürdap ola?’’ Sâra Hatun’un bu sözleri Fatih’e söylediğinde Fatih Ordusuyla beraber dağları, tepeleri, vadileri, bin bir zahmetle aşarak Trabzon seferi için yürüyordu ve tarih 1461 yılını gösteriyordu.
Trabzon, tarihin 4000 yıllık derinliklerinden gelen, Roma ve Bizans dönemlerini,  devamında Osmanlıyı yaşayan, en önemli tarih ve kültür şehirlerden biridir. Öyle ki İslam eserleri kitapların Avrupa dillerine çevrildiği merkezlerden biri de Trabzon’dur. Fatih İstanbul’dan hemen sonra öneminden dolayı 1461 de Trabzon’u fetih etme gereğini duydu. Osmanlı zamanında Yavuz Sultan Selim Trabzon’da Sancak beyliği yaptı, Kanununi Sultan Süleyman Trabzon da doğdu. Osmanlıda Trabzon Eyalet ve Sancak merkezi olarak Batum, Giresun, Gümüşhane arasında kalan bölge Trabzon’a bağlı idare edildi. Geniş bir tarihi derinlik içerisinden gelen kent bu nedenle çok önemli değişik dönemlere ait olan mimari, kültürel, coğrafi ve moral zenginlikleri barındıra gelmiştir. Çoğu kent değerleri günümüze gelinceye kadar, kentin tarihi dokusu, tarihi sokakları, tarihi mimari yapıları ya kendileri yada bileşenleri, gerek doğal coğrafi kıyı yapısı, gerek ekolojik yapısı, kentleşme karşısında son elli yılda, planlamalarla korunamamış, kaybolup gitmiştir. Oysa koruyup, sahip çıkılabilse idi, bu gün Trabzon dünyanın her tarafından, milyonlarca ziyaretçi çekebilecek ve en önemli cazibe merkezi kentlerinden biri olacak idi. Ancak yine de halen bu bağlamda bazı işaretler günümüze kadar var olmayı başardı ve bunlar Trabzon’un son kent işaretleridir. Bu işaretler bazen bir yapıyı meydana getiren bileşenlerden biri, bazen bir yapı ve sokak, bazen coğrafi, bazen jeolojik bir toprak parçası, bazen moral bir değer olarak bizden gerekli hassasiyetle beraber gerekli saygıyı ve Trabzon’un geçmişi ile bağlantı kuran son işaretleri olarak bilinmeyi hak ediyor.

008-003.jpg

1.Zağnos burçlarındaki yazı
Orta hisar, Zağnos bölgesi Antik Trabzon’un merkezi bölgesidir. Buradan Tanjant köprüsü üzerinden gerek yaya gerek araçla birçok kere geçenler belki fark etmiş olabilirler. Surların batıya bakan köprüye en yakın ayağında kale duvarı taş blokları arasında tuğla ile Bizans alfabesi ile yazılmış bir yazı bulunur. Bu yazı şu anda çok harap olmuş durumdadır. Yazının bazı kısımları dökülmüş ne yazdığı tam olarak anlaşılamamaktadır. Fotoğrafları Üzerine yaptığım çalışmalar bazı silinmiş harfleri belirlemekle beraber bütünün tam olarak ne olduğu hakkında detaylı araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu gizemli yazı örneğinin kale burçlarına yazılmış başka bir benzeri yoktur.
      

 

 

 

 

2. Üzerinde hat yazısı olan tarihi bina
Trabzon da tarihi binaların çoğu yıkılıp kaybedilmiştir. Son yıllarda elde kalanlar korunmaya çalışılmaktadır. Ancak bazıları var ki türünün tek örneğidir. İşte bunlardan son bir yapı, eski çocuk yuvası karşısında surların dibinde köşe başında konumlanıyor. Trabzon’da çok genel olmamakla birlikte binalar üzerinde eski yazıyla yazılara rastlayabiliyordunuz. Burada üzerinde hat yazısı bulunan ve günümüze ulaşan son hat yazılı bina onarım için ilgi bekliyor, halen zamana direniyor. Yapı üzerindeki hat yazılarının ne anlama geldiğini merak ediyordum. İnşaat malzemeleri satan Değerli Mahmut Özak’ın dükkânında bir çay ikramı sohbeti sırasında aradığımı buldum. Meğer Mahmut Özak Hat sanatı ile ilgileniyormuş ve bir zamanlar bu sanat üzerinde çalışmalar yapmış. Fotoğrafları gösterdim. Yazıların Anonim olduğunu, okunuş ve Türkçe anlamını söyledi... Şöyle (Ya Hafız ihfazna minel afat /Ya hafız bizi afetlerden koru.) Diğeri de (Ya Muhattifal Abbuvahap iftah lena hayyel bab./ Ey kapıları açan Allah’ım bize hayırlı kapılar aç.) Diğer enteresan konuda hattın zeminindeki mavi boyanın ve hat yazısının bunca bakımsızlık ve ortam kirliliğine rağmen halen canlı durması. Onlarca yıllar Güneşin ultraviyole ışığı, iklimsel değişimler, hava kirliliği altında bozulmadan solmadan dayan boyanın sırrı ne acaba? Bu boya Nasıl bir kimyasal formül? Belki merak edilir analizi yapılır.  Bu yapı daha fazla zamana dayanamaz, kaybolup gitmeden umarım bir ilgilenen olur ve uzmanlarca onarılıp kente yeniden kazandırılır. Hat yazılarının orijinalitesinin korunması çok önemlidir.
                                                                           

 


3.Çarşı Camisindeki kapılık 
Geleneksel olarak camilerimizin Osmanlı döneminde yapılmış olanlarında ve son yıllara kadar cami girişlerinde meşinden yapılmış cami kapılarının üstünde perde gibi duran meşin kapılıklar bulunurdu. Bu cami kapılıkları atalarımız tarafından kullanılan, zekice, yenilikçi bir buluş olarak cami mimarisine kazandırılmış idi. Kapıdan gelen ses, sıcak ve soğuğu kontrol altında tutmaya yarayan pratik ve kullanışlı bir buluş olmuştur. Camiye giren ve çıkan insanlar bu örtüyü hafifçe aralar buradan sessizce camiye girer veya çıkar. Perde yerçekimi etkisiyle eski haline döner ve kapı boşluğunu örter. Bazen cemaat çok olup cami içerisi ile açıktaki ön cemaat yeri arasında irtibat kurulmak istendiğinde, örtü yukarı doğru rulo yapılarak kapı açık hale gelir, iki mekân ses ve iletişim olarak birleştirilir. Bu geleneksel pratik ve çevreci çözüm giderek camilerimizden bilgisizce kaldırıldı. Artık birçok caminin kapısında bu kapılıkları göremezsiniz. Çarşı camisinin kapında yer alan kapılık, onarımlar nedeniyle eski orijinal halini yitirmiş olsa da, geleneği halen sürdüren Trabzon’daki son cami kapılığıdır ve görevine devam etmektedir. Burada bu konuda hassas koruma çabaları olan Çarşı Camii Koruma Derneğine teşekkür borçluyuz.
         
4. Atallar mağazasının kepenkleri
Eski Trabzon’da ticaret genellikle Mumhane önü, Kemer altı kunduracılar mevkilerindeki ana ticari sokaklar üzerinde yer alan dükkân ve mağazalarda yapılırdı. Bu mağaza ve dükkânlarda genellikle vitrin bulunmaz mallar mağaza önlerinde bulunan birbiri üstüne katlanır demir den yapılmış kepenklerle muhafaza altında tutulur idi. Zaman içerisinde Trabzon’a ait bu tipik katlanır demir veya bazen ahşaptan yapılan kepekler sökülerek yerlerini vitrinlere veya sürgülü kepenklere terk ettiler. Bahsettiğim bu kepek örtülerden, Trabzon’da Elde kalan tek ve son örneği halen kunduracılardaki Atallar mağazası vitrinleri önünde bulunuyor.  Eskiden beri Trabzon’daki birçok mağazaların önünde yer alan karakteristik ve geleneksel kültürel bir mimari elemanın Atallar tarafından günümüze kadar bozmadan, sürdürüp koruması, takdire şayandır. Benzeri başka yoktur.
           
5. vakıf han demir kapısı.
Vakıf han kemer altına yer alıyor. Trabzon’un en eski hanlarından biri olma özelliğini gösteriyor. Bu tip binalar zamanla yıprandığı için bakım ve onarımları yapılıyor. Ancak bu bakım ve onarımlar yapılırken bazen yapıyı meydana getiren mimari bileşenler atılıp yenileri ile değiştiriliyor orijinal hali kayboluyor. Oysa bu mimari bileşenler bazen yapı ile özdeşleşiyor. Vakıf Han’ın, Sokak tarafındaki kapısı böyle bir özelliğe sahip bulunuyor. Zamanın güvenlik anlayışını, demir işleme ustalık ve sanatının özelliklerini orijinal olarak günümüze taşıyor. Benzeri başka bir yerde bulunmuyor.
                  

6.Tabakhanedeki 4 taş sütün
Tabakhane köprüsü üzerinden geçerken köprü altında yetiştirilmeye çalışılan park ve bahçe bitkilerini, yüksek ağaçları görürsünüz. Burada ağaçlar arasında pek de fark edilmeyen şekilde ağaçlar arasında yer alan taş ile örülmüş kare şeklinde 4 adet sütün bulunur. Bu taş sütünler zamanında ki yapı tekniğine göre birebirlerinden açık mesafede yapılmış ve açıklık geçme konusunda, zamanın mimarlarının zamanın şartlarını zorlamış olduğu bellidir. Üzerlerinde taşıdıkları yapı şimdi yok. Taş sütunların günümüze verdiği mesaj önemini koruyor. Bu anlamda bir benzeri bulunmuyor.
           
7. Kadınlar pazarı ve ahşap çatı konstrüksiyonu
Kadınlar pazarı Trabzon’un en eski Pazar yeridir. Kentin nostaljik pazaryeri olarak önemli yerini korumakta ve sürdürmektedir. Burada Pazar yerini örten farklı zamanlarda yapılmış biri birine paralel iki ahşap yapı vardır. İlk yapılan doğudaki bölüm ahşap yapı mühendisliği açısından kusursuz bir yapıdır. Ahşap taşıyıcıların doğru mühendislik kurgusu nedeniyle narinliği, detaylardaki bileşimlerin doğru yerleştirilmesi, yapımdaki ciddiyet burada mühendisliği estetik bir sanat haline getirmiştir. Bu yapıya paralel yapılan batıdaki ikinci örtü ise birincisi taklit edilerek yapılmaya çalışılmıştır. Ancak bir işi bilmeden anlamadan taklit etmenin bütün hatalarını burada görürsünüz. Sistem kurgusu kaba bir taklittir, düğüm noktaları bileşimleri hatalarla doludur. Mühendislikte farklı zamanlarda yapılmış olmalarına rağmen önceden yapılandaki teknik bilgi ile sonradan yapılandaki teknik bilgisizliği, yeni  yaptığını zannederken eskisinden geriye düşmeyi, bu pazaryerinde bir arada görmek mümkündür. Piza kulesi misali, Böyle zıtlıkları bir arada bulunduran, ilginç, başka bir Pazar yeri bulunmamaktadır. 
          
8. Ganita ve Tombul kaya:
Trabzon kıyıları binlerce yıllık deniz ve karanın birlikte oluşturduğu bir coğrafya idi. Trabzon kıyıları kumsal ve denizin bir dantel gibi oyup işlediği sahillerden meydana geliyordu.  Trabzon adını sahilinde denize uzanan masa gibi kayalıklardan almıştır(Trapezüs).  Ancak 60 yıllarda sahil yolunun yapılması nedeniyle kıyı doldurulunca Trabzon kıyılarındaki kumsalar la birlikte denize uzanan kayalıklar ve ekolojik yaşam da kaybedildi. Orhan Karakullukçunu belediye başkanlığı zamanında sahil şeridini çevresini düzenleme yapmak amacıyla ulusal bir yarışma açtı. Bu yarışmaya katılmış ve mansiyon ödülü almış idik. Projemizin en önemli kısmı sahilde Ganita batı tarafında bir çekek yeri yaparak dolguyu sonlandırması ve böylece Ganita’daki denizi, tombul kayayı ve mağaraları ve terasları, doğal haliyle koruyor olması idi. Başkan Orhan Karakullukçu Ganita’yı koruyan konseptimizin Ganita kısmının Peyzaj projesini KTÜ de yaptırdı ve uyguladı. Böylece Ganita’da deniz doldurulmamış oldu. Kale parkın denizle buluştuğu alana rastlayan Tombul kaya ve çevresinde denizin oyduğu mağaralar, kademeli terasları, Antik Trabzon kıyılarından kalan binlerce yıllık tarihe şahitlik etmiş olan, son derece değerli son ve tek Trabzon kıyısıdır ve bir kent işaretidir. 
      
9. Trabzon’un karakteristik Son sokakları 
Trabzon’un eski kent dokusunun en önemli işaretlerinden biri de dar sokakları ve bunlar üzerinde yer alan bahçeli bir veya iki katlı evlerden meydana gelen dokusu idi. Bu kentsel doku daha çok Kemer kaya mahallesi, Ganita, Kemer altı, orta hisar mahallelerinde karakteristik olarak görebiliyordunuz. 60 yıllarından beri Geçen zaman içerisinde Trabzon’daki betonlaşma hızla bu kent dokusunu bitirdi. Ancak bahsi geçen bu mahallelerde eski kent dokusu ve sokaklarını barındıran günümüze ulaşmış noktalar var. Bu noktaların önemi insan ölçeğinde olmaları, bu nedenle insanlar üzerinde rahatlatıcı ve hepsinden önemlisi geçmiş medeniyetimizle bu noktalar üzerinden bağ kurma imkânı sağlaması. Dünyanın başka bir yerinde göremeyeceğimiz yerel kültür mekânları olması. Müezzin sokak bu anlamda şehir içerisinde yer alan ve kendini şekillendiren eski yapılarıyla birlikte, günümüze kadar gelmiş kısacık dar bir sokak. Sokağın Tarihi karakterine saygılı, basit ufak dokunuşlarla kentin tarihi referanslarına renklilik kazandıran,  ilginç bir mekâna dönüşümünün tek işareti oluyor.   
      
10.Sera gölü ve dağın yarması
 Dünya gezegeni depremler. Fırtınalar, volkanik hareketler, sel ve su baskınları, heyelanlar la devamlı coğrafi yüzey oluşumlarını değiştirerek yenilemektedir. Sera gölü oluşumu 1950 yıllarında batı tarafındaki dağın dere yatağına doğru yarılıp çökerek derenin yatağının akış yönünü kapatması nedeniyle oluşan set arkasında biriken sulardan oluştu. Buradaki göl kadar dağdaki çökmenin izlerini taşıyan dağın yarmasındaki jeolojik yapılar da oluşuma eşine az rastlanır değerde özellikler katar. Bu bölge Trabzon’un yer hareketleri doğal müzesi gibidir. Başka bir yerde benzeri yoktur
  
11.Zağnos vadisindeki yerel bitkiler.
Trabzon tarihi şehir dokusu, kendi mahremiyeti olan bahçeli yapılardan oluşuyordu. Bu bahçelerde Trabzon Karadeniz bölgesine has bitki türleri bulunurdu. Kentleşmeyle beraber yeni yapıların hafriyat kazıları ile beraber bu eski bitki örtüsüne has flora, endemik bitkiler tohum ve kökleriyle beraber kazınıp denize döküldü. Buna rağmen mahalle aralarında bazı dokunulmamış küçük bölgelerde Trabzon’a has endemik bitkiler kâh duvar üstlerinde kâh küçük alanlarda yaşamaya devam ediyor. Bunlardan bazıları Zağnos vadisi boyunca yer alıyor. Ufacık bir alanda onlarca tür bulunuyor. Ebegümeciler, Isırgan otları, borazan çiçekleri, aslanağızları, kertenkeleler, böcekler, arılar, kelebekler, vs. Umarız bu yerel flora ve yaşam noktaları peyzaj düzenleme adına yaban otları diye kazınıp, yolunup başka bitkiler le değiştirilip bozulmaz. Bu küçük alanlar yerel flora ve yaşam terasları olarak temizlenip bakıma alınıp korunabilir ve yerel flora yaşam alanları olarak işaretlenir.
     
12. Göl Çayır
Göl Çayır ( Divranos ) Trabzon da ender görülen oldukça düz yerlerden biri 
Tarihi, Coğrafi, Biyolojik çeşitlilik ve bu özelliklerinin sonucu Turizm olarak dört önemli özelliği var
1.Tarihi kimlik: Fatih Sultan Mehmet Han Trabzon’un fethi sırasında Ordugâhını bu alana kurmuş.
2.Coğrafi özellik: Karadeniz’de nehir deltaları dışında oluşan tek düzlük ovadır.
3.Biyolojilk çeşitlilik: Bu alan orijinal haliyle her ne kadar burada biriken sular sonradan yapılan  bir kanal vasıtasıyla tahliye ediliyorsa da, sulak bir alandır. Kuşların uğrak yeridir. Kuş, Endemik Bitki ve Böcek Türlerinin yaşam alanıdır.                                                                                                                                                                                      4.Turizime uygunluk: Bu bölgenin özellikleri cazibe alanı yaratmaktadır. Tarih, Coğrafya, Doğa-kuş gözlem, Biyoloji meraklıları ve kampçılar, için bulunmaz bir ziyaret yeri olarak ön plana çıkıyor ve bölgemizde benzeri bulunmuyor.
.         


13.Trabzon’un toplumsal spor kültürü ve kent hafızası, Kabak meydan:
Kentleri tarihin içerisinden günümüze taşıyan mekânlar içerisinde bazıları var ki, bunlar o kentin toplumsal hafızasında ve  yer eder ve nesiller boyu devam eder. Özellikle tarihsel kimliği olan kentlerde moral değerler çok güçlüdür. Trabzon’un tarihi Kabak Meydanı da bu mekânlardan biridir. Tarihi süreç içerisinde, Trabzon lisesi veya eski adıyla sanat okulunda okumuş olup ta Kavak Meydanda top oynamamış veya bisiklet kiralayıp burada tur atmamış veya Trabzon’da yaşayıp buraya uğramamış ve anısı olmayan pek az insan vardır.. Trabzon sporu kuran İdman ocağı, İdman gücü, Martı spor,  Karadeniz gücü takımların ve nice amatör kulüp ve taraftarlarının vaz geçilmez buluşma mekânı burasıdır. Daha sonra Trabzon sporun dört büyük arasına yükseldiği, Trabzonsporluların birlikte sevinip birlikte üzüldüğü ve bu duygularını kentle paylaştığı ve bir spor kimliğinin ve kültürünün oluştuğu mekân yine bu mekândır. Günümüzde bu canlılığı halen devam etmekte olan, interaktif biçimde, kent mekânı hafızasının önemli ve kalan son odak noktasıdır ve kentsel bir işarettir. Bu alan, umut ederiz geçmişten geleceğe sürdürülebilir yeşil bir kent meydanı olarak akıllıca düzenlenir, mevcut spor amaçlı işlevi devam eder. Alandaki Kot farklarından faydalanılarak görüntüyü bozmadan saha ve yeşil yüzeylerin altı judodan, jimnastiğe, eskrime, okçuluğa kadar 21 amatör spor dalına hizmet verebilecek kapalı mekân imkânı sağlanır. Böylece moral değerlerimiz ve kent hafızası sürdürülüp gelecek nesillere aktarılabilir.          
       
Eskisi                                                                                                          Bu günü

 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.