Rasim Efendioğlu

Rasim Efendioğlu

TRABZON'UN TARİHSEL KONUMU

TRABZON'UN BÖLGEDEKİ TARİHSEL KONUMU VE BUGÜN

Trabzon çok eski bir yerleşim yeri. 1461’de bir Osmanlı vilayeti olmadan devlet merkeziydi. Trabzon bölgenin merkezi konumundaydı. Artvin’den Samsun’a şimdi il olan yerleşim yerleri Trabzon'a bağlı kazalar durumundaydı. Ticari yönden, kültürel yönden bir bölge valiliğine bağlı gibi idiler. Bugünkü gibi kolay ulaşım olmasa da sahildeki bu kazalar ya da kentler adeta birbirine bağlıydı. Bu bağlılık bölgeye yarar sağlıyordu, zarar değil. Başka bir söyleyişle Trabzon onlardan yararlanmıyor, onların gelişimini engellemiyor aksine Trabzon merkez olarak eşgüdümü sağlıyordu.  O dönemden kalan Trabzon il yıllıkları ya da özgün adı ile salnamelerde bu gerçek anlaşılıyor. Salnamelerin tıpkıbasımı kütüphanelerimizde var. Bu kazaların nüfusu, görevlileri, ekonomik durumları, kısa tanıtımları…
Trabzon tarihten gelen bu konumunu koruyamadı. Bağlı kazalar onu geçti. Sahildeki bu iletişim de bozuldu. Bu kopukluk Orta Karadeniz’den, Doğu Karadeniz’e, bırak işbirliğini zaman zaman çekişmeye bile neden oluyor.
DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNİN ÖZELLİĞİ
Özellikleri demiyorum, özelliği diyorum, çünkü tek özelliği bölgeyi birbirine bağlar. Samsun’dan Hopa’ya hemen hemen aralıksız yerleşim yerleri. Yapılan son sahil yolu ile adeta bir büyük kentin ana caddesi gibi. Uzaydan biraz daha alçağa bölgeye bir bakılsa sahil yolu bölgeyi boydan boya kuşatan bir ana cadde gibi.
Evet, yerleşim yeri olarak bir ana cadde gibi ve nüfus özelliği olarak da birbirinin akrabası yakını insanlar. Trabzon'da çok sayıda Rizeli, Artvinli oturur, güneyde Gümüşhane, Bayburtlunun yeridir Trabzon… Trabzonlu Rize’de çalışır akşam evine döner, Rize’de oturur, Hopa’da, Artvin’de Trabzonlu... Giresun’da Trabzonlu, Trabzon’da Giresunlu... Ordu'da, Samsun'da nüfusun büyük bir kısmı Trabzonlu... Sahil böyle... Bu illeri birbirinden ayırma olanağı yok. Ayrılmamalı da.
Yeryüzü şekilleri benzer, iklim benzer, kültür benzer. Bu önemli avantaj halkın yararına kullanılmalı. Birçok yazımda da belirttim, sahil tek bir il gibi ele alınmalı, birlikte kalkınmalı, dayanışma içinde olmalı.
YEREL YÖNETİM SEÇİMLERİ YAKLAŞIRKEN BÖLGEYE BAKALIM
Son yirmi yılda, bölgede birkaç ilde il müdürlüğü yaptım. İlleri, özellikle kültürleri ile tanımaya çalıştım. Giresun’da, Samsun’da çalışırken kendimi Trabzon’da hissettim. Bu illerin kalkınmasını, ilerlemesini, Trabzon'u istediğim gibi istedim gönülden. Ancak ne acıdır ki bu illerde kimi çevreler Trabzon’la bağlılığı adeta ret eder durumdaydı. Sanki Trabzon onların kalkınmasını önlüyormuş gibi. Oysa bu iller Trabzon’dan hiç de geri kalmış değil. Sonra bu illerde birçok sanayici ve iş adamı Trabzonlu. Bu yetenekli insanlar varlıklarını burada değerlendiriyor, o illeri kalkındırıyor. Birçok kültür derneklerini onlar kurmuş, futbol kulüplerini onlar kurmuş ve başarılı olması için çalışmış.
Bölgeyi biraz tanıdım dedim ya. Yaklaşık 15 yıl önce Samsun il müdürüydüm. Kenti iyi tanımış ilin birçok ilçesini de tanımıştım. Samsun olanakları çok zengin. Çarşamba ve Bafra ovaları arasında bir kent. Bölgenin tarım ambarı. Sanayiye çok uygun, yerleşime çok uygun. Özellikle son otuz yıl içinde birkaç kat büyümüş. Geçen ay bir iş için gittiğimde adeta tanıyamadım o denli gelişmiş. Elbette sevindim mutlu oldum. Dilerim bölge toptan kalkınsın.
Diğer iller de çok gelişmiş. Artık Ordu-Giresun’un çok güç koşullarda yapılsa da havaalanı var. Rize’de de yapılıyor. Trabzon'a bakıyorum bu süre içinde en az gelişen il Trabzon. Neden? Oysa Trabzon çok büyük bir kültür birikimine sahip, çalışkan ve becerikli insanları da var. Şu Trabzonspor’a verilen önem Trabzon’a verilse Trabzon yine bölgenin yıldızı olur.
YENİ DÖNEMDE TRABZON VE BÖLGE
Yeni bir seçime yaklaşıyoruz. Dilerim yeni seçilecek başkanlar ve ekipleri çok isabetli projelerle işbaşına gelir ve Trabzon yine yararlı bir merkez olarak bölgenin kalkınmasına önemli katkı sağlar.
Öncelikle başta belirttiğimce bölgedeki tüm illeri tek il gibi düşünüp bölgeyi topyekûn kalkındırır. Böylece ülkemizin kuzeyi de örnek bir kalkınma hamlesi ile kalkınır ve ülkemiz de kalkınır.
Bu konunun uzmanı değilim kuşkusuz. Çıplak gözle gördüklerimi söylüyorum. Dilerim daha iyi gören gözler bölgeye bakar daha usta eller projeler hazırlar ve bölge çok kısa zamanda kalkınır. Öncelikle sahil yolunun trafik yoğunluğunu hafifletecek biçimde deniz ulaşımına yer verilir. Samsun-Hopa arası denizyolu taşımacılığı çağdaş ölçülerde gelişir. Nasıl olacağına uzmanlar karar versin. Bakın bu sahilde birçok üniversitenin DENİZ BİLİMLERİ FAKÜLTELERİ var. Onların bu soruna el atmasını bekliyorum. Günlerce aylarca KARADENİZ issiz... Temel’in takası da yüzmese bu denizin kaldırma gücü yok diyeceğim.
Birçok kez yazdım, her söyleşide dile getirdim Samsun, hatta Sinop-Hopa arası uygun bir demir yolu. Ki demiryolu karayolundan da çok kolay yapılır. Öyle dört şeritli, altı şeritli değil. Hani hep Erzincan-Sahil demiryolundan söz edilir. Hatta ihale aşamasından söz edilir. Ne diyelim o da olsun ancak sahil demiryolu çok önemli. Mutlaka yapılmalı
Trabzon'a çok iyi anlayan ve icra eden bir başkanın seçilmesini diliyorum. Dilerim çıkarcı politikacılar başkanı rahatsız etmez de Trabzon yitirdiği yıllarını geri alır. Şu BÜYÜKŞEHİR uygulaması da ıslah edilmeli. Büyükşehir değil artık il belediyesi olmuş. İlin tüm ilçe ve köylerini kapsıyor. Neyse ne yapalım. Bu bir yasa sorunu. Dilerim yeni başkanlar daha sağlıklı bir eşgüdüm içinde Trabzon’u kalkındırırken bölge illeri ile daha sağlıklı bir işbirliği ile bölge kalkınır, işsiz iş bulur, halk daha mutlu ve varlıklı olur.
Belediye başkanları beldelerini daha iyi tanır, sorunlarını anlar ve ekibi ile hazırlayacağı çağdaş projelerle bölgenin ve ülkenin çehresi değişir... Başarılar dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.