Trabzon'un ve sporun 'Akyazı'sı!

  Akyazı dolgu alanının batı bölgesindeki 350 bin m2’lik bölümünde bugünlerde Şehir Hastanesi için sondaj yapılıyor. Fore kazıklar üzerine kurulacak olan hastaneye ne kadar ve kaç metre derinlikte kazık lazım, herhalde bunu belirlemeye çalışıyorlar.
Akyazı dolgu alanının batı bölgesine şehir hastanesi yapılması fikrine, kararına Trabzon’da yaşayanların yüzde 90’ı bekli de daha fazlası karşı! Buna rağmen, siyasiler işin peşini bırakmıyor.
bc194084-3961-4e31-be38-649e48e7e050-002.jpgGençlik ve Spor ardından Basın İlan Kurumu Genel müdürlüğü yapan, Habertürk yazarı hemşerimiz Mehmet Atalay, 26.03.2016 tarihinde ‘Trabzon’un ve sporun’ Akyazı’sı!’ başlığı ile yazdığı yazıda, ‘Akyazı’ya dokunmayın, dokunanın eli yanar...  Akyazı’yı sporun elinden almak Trabzonspor’a ihanettir...’ demişti.
Mehmet Atalay’ın o gün kaleme aldığı ve hala güncelliğini koruyan yazısını siyasiler ve karar vericiler bir kez daha okur da bu işten vazgeçerler.
İşte Mehmet kardeşimizin yazısı;
‘Nuri Albayrak’ın başkanlığı döneminde hazırlanan ve o günkü Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da açıkladığı projeyle de birleştirerek stadın Akyazı’da dolgu alanında yapılmasına karar verdik...
Kıyı Kenar Kanunu’nda değişiklik gerekiyordu. Bayındırlık Bakanı da Trabzonspor’un eski Başkanı Sayın Faruk Özak’tı... Özak, ‘hayali’ dediği projeye de, kanun değişikliğine de kesin karşıydı...
Gençlik ve Spor Genel Müdürü olarak biz, dolgunun da, stadın da maliyetinin de yüksek olmayacağını ispatladık ve düğmeye bastık...
O dönemde Anayasa Mahkemesi, “rant” amaçlı kullanılabilir ve istismar edilebilir diye benzeri pek çok kanunu iptal ettiği için, yeni bir kanun da kolay değildi...
                                          ***********************************

  Biz, spor ve tanıtımını ön plana alarak bütün partilerden destek istedik, hazırladığımız metne de AYM Başkanı Haşim Kılıç, vekili Serruh Kaleli ve bazı üyelerin sözlü tavsiyelerini aldık...
Kanun çıktı, dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül onayladı ve 31 Temmuz 2008’de yürürlüğe girdi... Tamamen spor amaçlı yapılanmaya, uluslararası organizasyona dayalı kompleks...
Şehir hastanesi dahil, başka hiçbir amaçlı asla kullanılamayacak bir yetki... Biz bunu defalarca söyledik ama demek ki hala anlatamadık...
“Biz devletiz, mahkemeye taşınsa, yargı da yürütmeyi durdurursa, yeni bir kanun çıkarırız, istediğimizi yaparız” da demeyin... Biliyoruz ki bu sefer de yüce mahkeme iptal eder...
                                                   ************************
    Trabzon’un bakanı Sayın Süleyman Soylu’nun hastanenin Akyazı’da yapılacağını söylemesi doğrusu bizi şaşırttı... Kafadan bir hukuki engel nasıl görmezler, anlamak mümkün değil...
Hükümetimizin sağlıkta yaptığı yatırımlar, takdire şayan... Trabzon da bundan nasibini aldı... TBMM Sağlık Komisyonu eski Başkanı Prof. Cevdet Erdöl ve Sağlık Müsteşarlığı’ndan gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu da işin içindeydi zaten...
                                              ***************************
Trabzon’a muhteşem bir şehir hastanesi de yapılsın... Bunun için arazi de bulunsun... Koskoca bakanı, milletvekilleri, birbirinden kıymetli bürokratları olan bir ilin problemi kalmaz.
Olan arazilerden yararlanın. Gerekirse başka bir yer doldurun, olmazsa dağları ütüleyin veya düzleyin ama asla hazıra konmayın...
Sayın Cumhurbaşkanımız’ın, Trabzon gezilerine iştirak etmiş birisi olarak biliyorum ki ‘‘Hala bir yer bulamadınız mı?’’ demesinden çekinip Trabzonspor’un geleceğine göz dikmeyin...
                                                   *****************************
Bir kere daha tekrarlıyoruz...
Duyanlar duymayanlara haber versin.... Trabzon’un en büyük projesi Trabzonspor’dur... Bu sayede tanınacak, kalkınacak, yatırım alacak, ayağa kalkacak, dünya şehri olacak...
900 dönümlük Akyazı arazisi de Şenol Güneş Stadı, Ahmet Suat Özyazıcı Futbol Akademisi, Özkan Sümer Eğitim Vadisi, Şamil Ekinci Müzesi, Ali Kemal Denizci Futbol Okulu, Stat Oteli, Trabzonspor Koleji, Trabzonspor Televizyonu, Efsaneler Parkı, Spor Kültür Kongre Merkezi, Trabzonspor’un M. Ali Yılmaz Kamp, Eğitim Merkezi, Sporcu Sağlık Performans Merkezi, sporcularla halkı kaynaştırmak için buluşma mekanları ve daha pek çok projenin uygulanacağı alandır... Trabzon’u Rio sahilleriyle, Türkiye’yi Brezilya’yla yarıştırmanın yolu bu...
                                                ***************************
    Akyazı’ya dokunmayın, dokunanın eli yanar... Biz bu projeler için yer arayacağımıza, siz hastaneye yer bulun... Akyazı’yı sporun elinden almak Trabzonspor’a ihanettir...
Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta ve yönetimi, herhalde, bu yanlışa boyun eğmez... Kesinlikle karşı olduğunu da açıklamalı...
Aksi halde bindiğiniz dalı kesersiniz ve Trabzonspor’un geleceğini satan adamlar olarak tarihe geçersiniz...
Unutulmamalı ki Akyazı, Trabzon sporunun ve Trabzonspor’un, genelde de Türk futbolunun ‘Akyazı’sı olacaktır...’

Atalay’ın bu görüşlerinin altına bizde imzamızı atıyoruz.
 

                                                 *****************************
 
                   TÜRK MİLLETİ GÖKTÜRK ALFABESİNİ NEDEN TERK ETTİ?
  37c6a017-ee77-4241-a3e4-5c2947331e9f.jpg  Şunu hep merak ediyorum; Türk milleti Göktürk alfabesini neden terk etti. Çünkü bizim düşünce tarzımız, beyin yapımız, üretkenliğimiz en çok ona uygundur. Milletimiz bu alfabeyi terk edince, (yani nasıl-hangi koşullarda-neden terk ettiğini çok merak ediyorum) en büyük düşünme yeteneği kaybına uğramış ve ileriye dönük çok büyük cahilliğe sürüklenmiş ve bilimsel üretkenlik yeteneği ve düşüncesinden uzaklaşmıştır. Bence bilime önder olma yeteneği ve bilime katkısızlığın en önemli nedenlerinden birisi budur. Düşündüğünü ifade etme şablonu bulamama, bocalama...
(Prof. Dr. Yaşar Nuhoğlu)
 
                                                 RAHMETLE ANIYORUZ
 

     Soma’da 13 Mayıs 2014 tarihinde Türkiye’nin en büyük maden kazası meydana geldi. 301 maden işçisi şehit oldu, yüzlerce dul ve yetim geride kaldı. Meydana gelen “iş cinayeti” Ülkeyi ve toplumu derinden sarstı, uluslararası alanda da üzücü biçimde yankılandı. Faciadan etkilenenlerin sosyoekonomik ve psikolojik durumlarını iyileştirmeye dönük çalışmalar yapıldı. Üye sendikalar ve işçilerimizle birlikte TÜRK-İŞ topluluğu o bölgedeki Vatandaşlarımıza destek oldu, gereken katkıyı yaptı, yapmaya da devam etmektedir.
   08220c78-b1df-451d-9efb-049aa743cf4b.jpg   Böylesi faciaların bir daha yaşanmaması için alınması gereken önlemler ve yapılması gereken politika değişiklikleri bir an önce yerine getirilmelidir. Temel yaklaşım çalışma ortamının insancıllaştırılmasıdır. İşçilerin sadece çalışma şartları değil yaşama şartlarının da “insan onuruna yaraşır” bir düzeyde olmasıdır. TÜRK-İŞ bu doğrultudaki çalışmalarını sürdürecektir. Soma Faciasının yıldönümünde Şehit işçilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.
(Gökhan Gedikli)

Önceki ve Sonraki Yazılar