TTSO seçimleri!

TTSO meclisi önümüzdeki dönemde 90 üyeden oluşacak. Meslek grupları, seçme ve seçilme hakkına sahip üye sayılarına göre meclise 2 ve 3’er adet üye gönderecek. Meslek gruplarında üye sayıları 150’nin altında olan gruplardan ikişer, 150 üyenin üzerinde olanlardan da 3’er üye seçilecek.

TTSO meclis üyelik seçimlerinden sonra, seçilen üyeler Meclis Başkanını, yönetim kurulu’nu ve diğer organları seçecek.

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde hemen her dönem siyasi çekişme yaşandı.

Ancak, bu olay hiçbir zaman ideolojik bir görüntü vermedi.

Farklı siyasi görüşte olanlar bir arada çalıştı.

Bugün ise durum farklılaştı.

MÜSİAD eksenli muhafazakar gruplar, TTSO meclis ve yönetimini ele geçirmek için hemen her meslek grubunda atağa kalktılar.

Kulislerden sızan haberlere göre MÜSİAD eksenli grupların, TTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı için düşündükleri isimlerin başında Hanefi Mahitapoğlu geliyormuş.

TTSO’nun kıdemli ve tecrübeli bir meclis üyesi ise; meslek grupları seçimlerinde sürpriz yaşanmayacağını öne sürerek ’35 grupta kim gelirse gelsin. Ali Osman Ulusoy’un karşısına aday çıkmaz. Yönetim Kurulu Başkanlığına ise yeniden Şadan Eren getirilir. MÜSİAD’dan ve diğer gruplarda yönetime üye girebilir’ dedi.

TTSO seçimleri renkli geçecek gibi!

 

Cumur’un keyfi yerinde!

Akçaabat Büyük Camii’nin avlusu tıka basa dolu.

Çiğ felaketinde hayatını kaybeden Gülhanım Piyale, Burçak Sevim ve Özlem Timurcuoğlu’nun cenaze töreni için Akçaabat’ta idik.

Cami avlusunda Nevzat Şakar ve Ali Sali ile karşılaştık.

Sonra Güven Hacısalihoğlu ve balıkçıların piri Vedat Akgün kaptan göründü. Ardından CHP Belediye Başkan adayı Mahmut Yavruoğlu.

Güven Hacısalihoğlu, Mahmut Yavruoğlu’na moral verdi ve ‘Seçim Şefik ile senin aranda geçer’ dedi.

Nevzat Şakar; delikanlılık döneminde 24 Şubat ta top koşturuyordu.

Akçaabat’a gelince, hemen beraber top koşturduğu arkadaşlarını aramaya başladı.

Gerçi Şakar’da hem baba hem de anne tarafından aslen Akçaabat kökenli!

Akçaabat’ta tanıdığı bir hayli fazla!

Ali Sali, ‘ezana yarım saat var. Bizim Yahya Özkurt’un oraya gidelim’ dedi.

Yahya Özkurt, Akçaabat’ın en tanınmış fotoğrafçılarından biri.

Cami karşısındaki fotoğrafçıya kriz pek uğramamış gibi.

Nevzat Şakar, ‘Bizim kaleci Faik abi nerede’ dedi.

Yahya, ‘Karşıdaki avcılar kulübünün başkanı, buralardadır. Hemen buluruz’ dedi.

Faik Sivrikaya’ya telefon açıldı.

Faik bey, üç- beş dakika sonra geldi.

Faik Sivrikaya, KTÜ Tıp Fakültesi’nde Prof. Dr. Abdullah Sivrikaya’nan ağabeyi.

Abdullah Hoca, KTÜ sahil tesislerinde bir ara ‘Hafta sonları Akçaabat’a gidiyorum. bahçede uğraşıyorum. Bahçede ne ararsan var’ demişti.

Neczat Şakar, Bahri Sivrikaya’ya ‘ne yapıyorsun’ diye sordu.

Sivrikaya, ‘Avcılar derneğinde vakit geçiriyorum. Bir de yukarıda bahçede uğraşıyorum. Zeytin, mandaline aklına ne gelirse, hepsini yetiştirmeye çalışıyorum. Bizim Abdullah, geçen yıl Azarbaycan’dan 70- 80 adet Nar fidesi getirdi. Yeni yeni vermeye başladılar. Bundan sonra ne yapacağız, bahçede vakit geçireceğiz’ dedi.

Nevzat, ‘Faik 24 Şubat’ın kalecisi idi. Biz ona Deli Faik derdik. Erdoğdu ile oynadığımız bir maç vardı. Ne maçtı değil ki Faik?’

Faik Sivrikaya ile bir süre sohbet ettikten sonra Cami avlusuna döndük.

Cenaze namazlarını kıldık.

Cenazelerin üçü de Cami’nin ikiyüz metre yukarısındaki merkez mezarlığa defnedildi.

Cami avlusundan ayrılırken, AKP Trabzon milletvekili Mustafa Cumur’u gördüm.

Mustafa beyin etrafı kalabalıktı. Partililer etrafını sarmıştı.

Sonra, üst geçitten karşı geçti.

Mustafa Cumur; iki hafta öncesine kadar keyifsizdi.

Ankara’da Belediye Başkanların açıklandığı toplantıya, Dr. Haydar Ustaoğlu’nun aday gösterilmemesi nedeniyle gitmemişti. Haydar Ustaoğlu’da adaylıktan çekilmişti.

Bir gün sonra ise Haydar Ustaoğlu yeniden aday olmuş ertesi gün ise tekrar çekildiğini açıklamıştı.

AKP il yönetimi ve Bayındırlık İskan Bakanı Faruk Özak, Şefik Türkmen’in aday olmasını istiyordu. Akçaabat ilçe teşkilatı ise Türkmen’e bayrak açmıştı.

Cumur’a ve AKP Akçaabat ilçe teşkilatına rağmen Şefik Türkmen aday gösterildi.

Mustafa Cumur ve ilçe teşkilatı da, geçmişte olanları ve söylenenleri sineye çekerek Türkmen’in adaylığını kabul ettiler.

Mustafa Cumur; görünen o ki siyaseti öğrendi.

Türkiye’deki siyasetin oyuncuları, genelde gelişmelere ve de kendi çıkarlarına göre hareket ederler. Bunun da değişmez kuralı; ‘Dün dündür, bugün bugün’!

Bu sözü Süleyman Demirel söylemiştir, ama öyle sanıyorum ki istisnalar dışında herkes için geçerlidir.

Mustafa Cumur’un keyif ve neşeli olmasının nedeni; bize öyle geliyor ki Şefik Türkmen ile barışması olsa gerek!

 

 TIP Fakültelerini tartışalım! 

KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tevfik Özlü, ‘Tıp fakültesini tartışalım’ başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Tevfik Özlü; ‘Son 5-6 yıldır siyasi iktidarla YÖK arasındaki uyumsuzluklardan dolayı, üniversiteler ve bilhassa Tıp Fakülteleri çok kan kaybetmiştir ve bu süreç hızlanarak devam etmektedir’ diye yazısına başlıyor.

Özlü, uzun bir yazı yazdı.

Bu giriş cümlesinden sonra yazıyı okumadım.

Çünkü, Tevfik Hoca yazının giriş bölümünde mesajını verdi.

Tıp fakültelerinin kan kaybetmesinin nedeni, siyasi iktidarla YÖK arasındaki uyumsuzluk!

Tıp fakülteleri 5- 6 yıldır bu hale geldi!

6 yıldan önce yani AKP iktidarından önce TIP Fakülteleri kan kaybetmiyordu!

Tıp Fakülteleri’nin kuruluş amacı nedir?

Öyle sanıyorum ki, doktor yetiştirmek.

Sonuçta Tıp Fakülteleri bir okuldur, eğitim yuvasıdır.

Orman Fakültesi, Mühendislik Fakülteleri gibi!

Orman Fakültesi’nde de, Mühendislikte de laboratuar vardır.

Tıp Fakültelerinde de Laboratuarlar ve uygulama mekanları vardır.

Uygulama mekanları, TIP Fakültelerinin Hastaneleri’dir.

Tıp Fakülteleri Hastanelerini, Ticari Hastanelerle rekabet yapmaya zorlarsan veya

Tıp Fakülteleri’nin içini boşaltmak için diğer sağlık kuruluşlarına ve o kurumlarda görev yapan doktorlara imtiyaz tanırsan, TIP Fakülteleri otomatik olarak kan kaybeder.

Bu kan kaybetmeyi siyasi iktidarla YÖK kavgasına bağlamak, olayı siyasileştirmektir.

Yeni mezun pratisyen bir doktor, aile hekimi kadrosu ile 7- 8 lira maaş alacak, Tıp fakültesi’ndeki hocası ise 2- 3 lira.

Biz işin uzmanı değiliz. O nedenle şöyle yapılsın, böyle yapılsın dememiz doğru olmaz.

Ancak, olayı dışardan takip eden biri olarak, Tıp Fakültelerinin bağımsız ve özel statülü bir bilim ve eğitim kurumu olması gerektiğini düşünüyorum.

Siyasi iktidarla YÖK’ün aynı çizgiye gelmesi Tıp fakültelerinde ki kan kaybını durdurmaz. Hatta kan kaybı artarak devam eder. Çünkü, siyaset daha da öne çıkacaktır.

Burada yapılacak iş; batıda ne yapılıyorsa benzerini yapmaktır!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.