İsmail Kansız

İsmail Kansız

TURİZMDE TRABZON'DA NE VAR NE YOK

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yayınladığı 2020 Genel Değerlendirme raporundaki istatistiklere bakıldığında pandemi sürecinin Türk turizmini ciddi bir şekilde olumsuz etkilediğini görüyoruz.
Sadece Türkiye değil tüm dünya turizmden beklediğini alamadığı gibi geçtiğimiz yıllardaki turist sayısı ve turizm gelirlerinden çok geri kalındığını görmekteyiz.
Bakanlığın verilerini incelerken Trabzon ve bölgemizin de turizmden beklediğini elde edemediği anlaşılmaktadır.
2019’da yani pandemi olayının dünyayı krize sokmadığı dönemde Türkiye'ye gelen turist sayısı 51 milyon 117 bin 199 iken 2020 de ise bu sayı 15 milyon 963 bin 997 ye düşmüş.
Böylelikle Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısında tamı tamına % 69 bir azalma yaşanmış.
Buna paralel olarak elde edilen gelirde de %65'lik bir azalma olmuş.
Türkiye'yi ziyaret eden turistlerin ülkelere göre ilk beşi de şöyle sıralanmış…
1-Rusya, 2-Bulgaristan, 3-Almanya, 4-Ukrayna, 5-İngiltere
Sıralamada dikkati çeken husus şu!.. 
İçlerinde hiç bir Körfez ülkeleri vatandaşı yok.
Trabzon açısından baktığımızda Trabzon'a 2020’de ya hiç Arap turist gelmedi ya da kayda değer sayıda Türkiye'ye dolayısıyla Trabzon'a Körfez ülkelerinden ziyaretçi alamamış.
Peki Arap turist gelmedi de diğer ülkelerden turist neden Trabzon'a uğramadı?
Bunun cevabını ararken içinde çok unsurlu cevaplar olduğunu biliyoruz.
Hani turizmi ve turisti çeşitlendireceğiz ya... Ne turizm çeşitlenmiş ne de turist.
Tesislere gelişin % 45, gecelemenin % 54 azaldığı sektörde Trabzon'un hiç turist yüzü görmemesinin bir izahı olmalı. Körfez ülkelerinden beklenen turist gelmediği gibi dünyanın diğer ülkelerinden de gelmemiş.
Bu süreçte, Antalya, İstanbul, Muğla, Aydın, İzmir yabancı turist çeken ilk beş ilimiz olmuş. Ama enteresan olan ortalama kalış süresi 2.3'e, ortalama kişi başı geceleme geliri de 61 dolara düşmüş.
Bu süreçte ülke genelinde ortalama % 50 azalan turizm gelirleri acaba ilimizde ne kadar azalmıştır?
Bin lira kazanan işletmenin kazancı 500 TL’ye mi düşmüş yoksa sıfıra mı?
Duruma bakarsak sıfıra yakın bir düşüş var.
Bu da demektir ki tek çeşit turizm Trabzon ve bölgemizi kurtarmıyor.
Hele sadece Arap turistlere bel bağlamak çare değil.
Güzel günlerdi, kıymetini bildik bilemedik lakin geldi geçti...
Madem turist çeşitlendirilecek yeni şeyler söylemek zamanı şimdi... Bu buhranda Almanya, Rusya, Ukrayna, Bulgaristan, İngiltere gibi ülkelerden turist gelmişse ve bu turistlerden hiçbiri Trabzon'a uğramamışsa uygulanan stratejide bir noksanlık var demektir.
Oysa Trabzon, turizmle tanıştığı yıllardan bu yana batılı turisti ağırlamaya alışmış bir kentti.
Bu arada iller istatistiklerinde yer alan Trabzon'a dair rakamlar doğru ise turizmin kayıt dışılığı sözkonusu.
Turizm İşletme ve Belediye belgeli konaklama sayısının 117, yatak sayısının ise 10 bin 689 olarak belirtilen raporu baz alırsak, (ki bu sayı nerdeyse Uzungöl’deki yatak sayısına yakın) daha önce resmi ağızların çeşitli vesilelerle Trabzon için açıkladıkları, 519 otel ve konaklama tesislerindeki 31 bin 113 yatağı nasıl izah edeceğiz?
Burada bir yanlışlık var. 
İki rakamların birinde eksiklik ya da fazlalık sözkonusu.
Bu arada raporda Trabzon'un yer almadığı başlıklar var ki, bu da Trabzon turizmi için düşündürücü:
-Deniz turizmi 
-Yat Limanı
-Yat-Çekek yeri
-Kruvaziyer Gemi Limanı
-Yat Limanı-Rıhtım-İskele
-Mavi Bayrak 
-Kış Turizmi 
Bunlar Trabzon'da yok.
Çocukluğumda sahilinde denize girmesem Trabzon'da deniz yok, yine yaylamız olmasa dağlarımıza kar yağmaz diyeceğim.
Bir ara Çamburnu'nda Mavi Bayraklı plajı vardı bu kentin.
Ölçümler sonunda kriterleri taşımadığı için bu özelliğini kaybetti.
Ama Trabzon hâlâ denizle kıyılarla oynamaya, yok etmeye, arıtmasız bir şekilde ne gelirse denize yollamaya devam ediyor.
Ayasofya, Sümela, Uzun Göl üçgeninde sürüp giden turizm anlayışımızda radikal değişiklikler yapma zamanı geldi.
Denizin unutulduğu, sahilin bitirildiği, deniz sporlarının olmadığı, düzenlemeler adı altında giderek taşlaşan sahillerimizin bu haliyle deniz turizmini konuşamayız.
Yayladaki çarpık yapılaşmalar, kış turizmine uygun yerlerimizin olmasına rağmen halen bir kayak tesisinin olmayışı, turizmin çeşitlendirilmesi önünde büyük engel.
Bir zamanlar "Turizmin Parlayan Yıldızı" olarak zirvede yer alan ve bölgenin turizmindeki lokomotifi durumundaki Trabzon’un yeniden hak ettiği konuma gelmesi için düşünme zamanı gelmedi mi?
Pandemi şartlarında neler yapılabiliri konuşmak gerekiyor.
Bu şartlarda ülkemize 15 milyonu aşkın turist geliyorsa, bu potansiyelden Trabzon’da yararlanabilirdi. Bir de şunu unutmayalım: Turizm denince halen Akdeniz ve Ege akla gelip, pozitif ayrıcalık tanınıyorsa bu işte bir yanlışlık var diyebiliriz.
Geldi yaz ayları.
Turist planlamasını yapıyor.
Akdeniz, Ege satışını yapıyor.
Karadeniz hâlâ kapalı...
Konu çok yönlü...
Bir toplantı daha yapalım mı? 

yazi-icine.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.