Türk futbolunun zencileri!

Sanki Anayasa maddesidir, kural değişmez:

Türk futbolunda başta Fenerbahçe ve Galatasaray korunur. (Birkaç yıl Başakşehir bu kulüplerle aynı ayrıcalığa sahip oldu, şimdi o destek azaldı, durumu ortada!)

Ardından Beşiktaş, rakipleri, üstte yazılan takımlar değilse, korunma sırası ona gelir.

Ve nihayet diğer takımlar vardır artık!

Trabzonlu olmayan Trabzonsporlulardan Prof. Dr. Cumhur Aslan’ın konuyla ilgili yaptığı, “Türk futbolunun zencileri” tanımı tam da karşılığını bulur:

Koruma altındaki ayrıcalıklı kulüplerin dışındakiler her hafta bir şekilde haksızlığa maruz kalır. Zaten haklı olamazlar hiç.

Ses çıkarsalar ne olacak ki, kendileri söyler, kendileri işitir.

Emek, yetenek, alın teri önemli değildir.turk-futbolunun-zen8c6c5f.jpg

Kural nettir çünkü; büyük balığa küçük balığı yedirteceklerdir!

Trabzonspor içinse durum şudur:

Eğer puan sıralamasının üzerindeyse veya iddialı konuma geldiyse, o güç anında devreye girer, saha içi katliamlar başlar, zirveden indirilir. (Bakınız 1995-96, 2010-11 ve geçen sezona)

Sonrası daha acıdır; avantajını kaybettikten, zirveyi kaptırdıktan sonra birden korumaya alınır! Çünkü iş işten geçmiştir. Amaç ‘bakın hakemler Trabzonspor lehine karar veriyor’ algısını yaratmaktır, öncesini unutturmaktır.

Nadir istisnalar vardır ama bu tiyatro oyunu böyle gelmiş, böyle gitmektedir.

Mesele futbol kitabında yazan kurallar değildir.

Mesele ahlaktır, vicdandır, adalettir. Türk futbolunda bu kavramları ara ki bulasın!

Sosyolog Prof. Aslan’la bitirelim: “Haksız puanlarla şampiyon olmaktan sıkılmadılar yıllardır... Bize gelince; 40 yıl oldu, sonuna kadar hak ettiğimiz şampiyonlukları dahi alamadık.”

Ancak…

Şu konuyu da göz ardı etmemek gerekir sanırım:

Fenerbahçe maçı hakemleri açıklandığındaki tabloyu hatırlayın, yan hakeme kadar her şey didik didik edildi.

Bu konu artık kolaycılığa, sürekli “Trabzonspor = hep mağdur” haline mi dönüşüyor sanki yıllardır?

Bunun paranoyaya haline gelmesine izin vermemek lazım.

Çünkü, Trabzon ve ezilen şehir… Bu ikileme birbirine hiç yakışmıyor.

Trabzon, kenetlenerek, güçlü bir lobi ile bunu aşmanın yolunu bulmalı. Trabzon mağdur değil, başkaldıran, saltanatları yıkan bir şehirdir zira..

 

Ülke ve futbol ekonomisi birbirine zıt mı?

Takıma hiçbir katkısının olmaması önemli değil; profesyoneldir çünkü..

Yıllık aldığı 1 milyon 300 bin Euro garanti ücretin zamanında ödenmesidir aslolan.

Fayda-maliyet dengesi umurunda bile değildir..

Fikir beyan ederken kendi performansından bahsetmemesi zaten beklenmemektedir, malum; o profesyoneldir!

Trabzon’da sıradan kasaba hayatı olduğunu buyurmuş..

Süper Lig'deki tüm takımların seviyesinin ise Premier Lig'in en alt kısmı ile Championship'in ilk altı sırası arasında olduğunu söyleyecek kadar da bilgilidir!

Benik Afobe imzasını atmıştır nasılsa, düzenli şekilde parasını almaya devam etmektedir, ağzı da torba değil, konuşur.

Görüşleri o’nu bağlar, içimize atmaktan başka yolu yok..

(Burada, “Bu futbolcuya şehir ve kulübe aidiyet duygusunu kazandıramadık, kendisini kulübe ve şehre ait hissettiremedik” tespitini de göz ardı etmemek lazım.)

Ama, şu tespiti çok acıdır:ulke-ekonomis-890a7.jpg

“İnsanlar Türkiye'yi emekliliğe yaklaşılırken gidilen ve çok para kazanılan bir yer olarak görüyor” sözü Türkiye’nin ayıbıdır.

“Para kazanmak için Türkiye’yi tercih ediyorlar”, düşünebiliyor musunuz?

Açlık, yoksulluk düzeyleri, işsizlik oranları, hayat koşullarının giderek zorlaştığı ülkemizde sıradan yabancılara (mesela Benik Afobe’nin kendisi ve menajerine, son 10 dakikada sahada şekil olarak bulunsun diye, tam 14 milyon lira para veriliyor) bu kadar çok uçuk paralar verecek hale getiren Türk futbol sektörünün sorumluları…

Ve, bir asgari ücretlinin aylık maaşını geçen ederi, bu sıradan yabancılara bir saatte verecek kadar rahat olan ve kulübün parasını hoyratça kullanmaktan imtina etmeyen yöneticilerin bu tablodan hiç vicdanı sızlar mı acaba?

Ülke ekonomisi ile futbol ekonomisinin bu kadar zıt olmasının bir açıklaması var mı acaba?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.