17.06.2022, 09:57

Türkçe hepimizindir!...

“Türkçem benim ses bayrağım.” diyor Fazıl Hüsnü Dağlarca.

Türk dilinin en eski ve en önemli kaynak eserinin yazarı Kaşgarlı Mahmut ise, “Dil ile düğümlenen, diş ile çözülemez.” diyordu yüzlerce yıl önce.

Ziya Gökalp:

“Güzel dil Türkçe bize

Başka dil gece bize” derken dilimizin güzelliğinin, aydınlığının, dil olmadan “biz” olamayacağımızın altını çiziyordu.

Konuşurken yazarken dikkat etmiyoruz. Sözün Türkçesi var mı, yok mu diye bakmıyoruz.

Dilimizle birlikte özümüzü, izimizi ve bağımsızlığımızı yitiriyoruz da farkında bile değiliz.

İster birey olun ister yönetici ister yazar olun ister siyasetçi ya da vatandaş… Türkçe’ye önem vermek hepimizin önde gelen görevlerimizdendir.

Türkiye’nin altıncı Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, büyükelçilik yapan biriydi. İngilizcesi güçlüydü. Ancak Çankaya’da bir yabancı büyükelçiyi ya da yabancı bir temsilciyi kabul ederken yanında iyi çevirmen bulundurur ve “Ben konuşurken Türkçe konuşacağım. Konuşmamı konuğumuzun diline, onun söylediklerini de Türkçe’ye çevireceksin.” diye tembih ederdi.

Birkaç İngilizce cümle kurabilen ve kendine dil biliyorum havası verenlerin aksine, Türkçe’ye önem veriyordu.

Yabancı dil öğrenmenin gerekliliğini ve önemini yadsımıyorum. Bir değil, pek çok dil öğrenmek ne kadar güzel!… Ama kendi dilimizi önemsemek, kendi dilimizi yüceltmek, dilimizi doğru kullanmak hepimizin görevi olmalı.

Yüzlerce yıl Arapça, Farsça daha sonra da Fransızca ve İngilizce sözcükler dilimizde egemenlik kurdu. Ne var ki, okuması yazması olmayan Anadolu halkı diline sahip çıkmayı başardı. Halkın bağrından çıkan Yunuslar, Karacaoğlanlar, Pir Sultan Abdallar, Aşık Veyseller, Mahzuniler… öz dilini kullanmaktan vazgeçmediler.

Cumhuriyetle birlikte öz dilimize döndük. Romancının, şairin, hikâyecinin yazdığını köydeki vatandaş da anlar oldu.

Peki, son yıllarda neler oluyor?

Örnekleyelim:

Şöyle diyor adam: “İlgi ve alakanıza çok teşekkür ederim.”

Haydaaa!...

Buna, dilini eşekarısı soksun derler!

İlgi demişsen alakaya ne gerek var. Yok alaka diyeceksen o da yeterli…

Bir başka örnek: “Sağlık ve sıhhat dilerim.”

Sağlık ya da sıhhat sözcüklerinden birini kullansan yetmez mi?

Pek çok örnek var. Mesela/örneğin, faydalı/yararlı, hür/özgür, şuurlu/bilinçli, arzu/istek, saygı/hürmet, ilke/prensip, henüz/hâlâ, teşekkür/şükran, imkân/olanak…

Aynı anlama gelen sözcüklerden birini kullanmak yeterli.

Bir de sık sık rastladığımız kullanımlar var.

“İzinsiz inşaata girilmez.” O inşaat izinsiz mi yapılıyor? Neden “İnşaata izinsiz girilmez.” yazmıyorsunuz?

“Cesetler, çok denizde kaldığı için şişmişti.” Demek ki, “az denizde” kalsa şişmeyecekti. “Çok” sözcüğünün yerini değiştirseniz olmaz mı?

“Sosyal medya” diye bir icat çıktı ya!... Sözcükleri orada yazarken gereksiz kısaltmalara ne demeli? Tamam yerine “tmm” ya da “ok”, selam yerine “slm”…

Şu işyeri tabelalarındaki durum da içler acısı… Pek çok tabelada Türkçe yerine yabancı dilde yazılar var. İngilizce, Arapça vs.

Türkiye’de misiniz, yabancı bir ülkede mi belli değil.

Yerel yönetimler bu konuda yetkili aslında. Müdahale hakları var. İşyeri açılış belgesi düzenlerken de sonradan da uyarabilir, yasak koyabilir.

Unutmamalı ki, bir ulus, bağımsızlığını kaybedebilir fakat dilini sakladıkça yaşıyor demektir.

Öyleyse, dilimize sahip çıkmak herkesin görevidir.

Dil sadece edebiyatçıların, yazarların sorumluluğunda değildir.

Yorumlar (4)
Hülya 1 hafta önce
Diline sahip çıkmayan milletler yok olmaya yüz tutar.Dilimiz,kimliğimizdir. Dil canlıdır,gelişir,değişir. Fakat özünden ayrılmadan,korunarak gelişmelidir. Duyarlılığınız için teşekkür ederim,kaleminize sağlık.
Nesrin Değirmenci 1 hafta önce
Kesinlikle çok önemli bir yaraya parmak bastınız. Çalıştığım kurumsa bir çok e-posta yazışmalarımızda üzülerek benzeri hataları okurken daha bir üzülüyorum. Mesela bir üst düzey şirket yöneticisi şöyle diyor : Sevkiyata öncelik vere bilir misiniz?
Onur Aydemir 1 hafta önce
Dilimize sahip çıkmalıyız. Böyle bir yazıyı kaleme aldığınız için size teşekkür ediyorum. Çok önemli bir konuya değindiniz.
Asiye Köroğlu. 6 gün önce
Yazınızı çok beğendim. Ülkemde yabancı tabela görmek istemiyorum.Dilimize sahip çıkmamız gerektiğini savunanlardanım.