24.05.2022, 09:54

ÜLKEMİZİN İÇİN KRİTİK OLAN MİNERALLER

Geçen haftaki yazımızda “stratejik” ve “kritik” mineral tanımlarını vermiştik. Bu yazı dizimizde ülkemiz için hangi minerallerin “kritik” ve hangi minerallerin ise “stratejik” olduğundan bahsedilecektir. Öncelikle yurtdışına sattığımız (ihracat) ve yurt dışından satın aldığımız (ithalat) minerallerden oluşan malzemeleri sınıflandırmak gereklidir. Bunlar:  1. Metalik Madenler, 2. Endüstriyel Hammaddeler, 3. Doğal Taşlar ve 4. Enerji Hammaddeleri’dir.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), TÜİK verilerini kullanarak her yıl ülkemizin ihraç ve ithal ettiği, yukarıda bahsi geçen dört grupta yer alan ve genel olarak “maden” olarak adlandırılan mineral/mineral birlikteliklerini raporlamaktadır  (raporun tamamına ulaşmak için internet adresi, https://www.mta.gov.tr/v3.0/sayfalar/bilgi-merkezi/turkiyede-madencilik/2021-yili-maden-dis-ticaret.pdf).

2021 raporundaki ihracat ve ithalat gelir ve gider tablosu aşağıdaki şekilde verilmiştir. Tablo incelendiğinde, enerji hammaddeleri dışındaki maden gelirlerimiz giderlerimizin çok üzerinde görülmektedir. Ancak, enerji hammaddelerinde ihracat-ithalat dengesi, ithalat yönünde büyük açık vermektedir. Yani “enerji hammaddeleri” ülkemiz için “kritik mineral” kategorisine girmektedir.

Petrol, doğal gaz ve ürünlerinin de yer almadığı bu tabloda bile enerji hammaddelerinin çok büyük kısmını yurtdışı kaynaklardan sağlamak zorunda kalan ülkemizin bu konudaki alternatifleri yenilenebilir enerji kaynakları potansiyellerini (rüzgar, jeotermal, güneş, dalga enerjileri gibi) değerlendirmek ve olan kömür yataklarından çıkarılan düşük kalorili, yüksek kükürt içerikli kömürü işlemden geçirerek daha az kükürtlü ve daha yüksek kalorili ürünlere çevirmek olmalıdır. Ayrıca, karada ve denizlerimizde küçük de olsa her doğal gaz ve petrol alanının bulunması için başta Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve MTA olmak üzere milli şirketlerimize daha fazla kaynak ayrılmalıdır.

Ülkemiz için sadece enerji hammaddeleri “kritik elementleri” kategorisinde değildir. Günümüz yüksek teknolojik ürünlerinde, savunma sanayi ürünlerinde, bilişim teknolojisinin temel ürünleri olan bilgisayarlar, tabletler ve cep telefonlarında aralarında alüminyum, altın, antimon, arsenik, bakır, baryum, berilyum, civa, çinko, demir, galyum, gümüş, kadmiyum, krom, kobalt, kurşun, manganez, paladyum, platinyum, titanyum, selenyum, nadir toprak elementler (lantanyum’dan lütesyuma kadar) olmak üzere birçok element kullanılmaktadır.  Ya da batarya teknolojisinde lityum, nikel, kobalt gibi elementler kullanılmaktadır. Bu elementleri içeren minerallerden bir kısmı ülkemizde bulunup çıkarılmaktadır. Ancak, bu elementlerin büyük bir kısmı hala ülkemiz için “kritik mineral” kategorisindedir.

Milli çıkarlarımızı gözeterek, her “kritik mineral” için teknolojik gelişimlerin yakından izlenmesi, ihtiyacımıza yönelik aramaya ve ithalata dair stratejik planlar oluşturulması, alternatifli tedarik zincirleri kurulması zaruridir. Gelecekte yaşanacak krizlerin daha hafif atlatılabilmesi, bu gün alınacak önlemlerle mümkün olabilir.

Bir sonraki yazımızın konusu ülkemizin “stratejik mineralleri” olacaktır(Prof. Dr. Cüneyt ŞEN).

Güzel günler dileğiyle.

Tablo: Ülkemizin 2021 yıl maden ihracat ve ithalatı (rakamlarda milyondan sonraki haneler yuvarlanıştır).

Kalem Sayısı

İhracat (ABD doları)

İhtalat (ABD doları)

Metalik Madenler

18

2.162.000.000

2.254.000.000

Endüstriyel Hammadeler

37

1.250.000.000

667.000.000

Doğal Taşlar

8

2.108.000.000

89.000.000

Enerji Hammaddeleri*

5

49.000.000

4.655.000.000

TOPLAM

5.568.000.000

7.666.000.000

*Petrol hariç, listede taş kömürü, linyit, turba, koklaştırılabilir kömürler ve bitümler bulunmaktadır

Yorumlar (0)