Ülkü İlkokulu neden İmam Hatip yapıyorlar?

ülke-ilkokulu-(2).jpg

Mahallemizin ve benim de ilkokulumdu! İmaret Camisi ile bitişikti. Bahçesinde devası iki Çınar ağacı vardı. Kot farklı iki bahçesi vardı… Deniz tarafında küçük bir bodrumu vardı. 9-10 yaşlarında o bodrumdan sınıfımızdaki sobaya fındık kabuğu, odun, kömür getirirdik. İki katlı idi. Zemin katta birinci ve ikinci sınıflar okurdu… Zemin kattaki güneydeki sınıfta öğretmenimiz beni cezalandırmıştı ve karatahtanın yanıbaşında bir ders boyu tek ayaküstüne durduğumu daha dün gibi hatırlıyorum. Bahçede yorulduğumuzda soluğu caminin şadırvanında alırdık. O şadırvana yüz metre yukarıda rahmetli Avcı Orhan abinin evinin oradan bir yerden su gelirdi… Okulun önü taşlık bahçe topraktı. Ama çamur tutmazdı. Sabahları derse girmeden merhum haşmetli hocalarımızdan Nedim Subaşı, Kazım Karabekir Paşa’nın, ‘Cihan da yıkılsa Türk yılmaz’ şiiri ile kültür-fizik yaptırırdı.

ülke-ilkokulu-(1).jpgülke-ilkokulu-(3).jpg

***

Bildiğimiz kadarıyla Okulun adı Osmanlının son dönemlerinde imaret mektebi idi. Yeni Cumhuriyet ile birlikte yeni eğitim müfredatıyla ve yeni adla eğitim vermeye başladı… Adını da Atatürk’ün manevi kızı ‘Ülkü’den almıştı. Trabzon merkezde aynı mimari yapıda birkaç okul daha vardı. Vilayetin deniz tarafında ara sokağın dip tarafında kayalıkların üstündeki Cumhuriyet İlkokulu, Postanenin karşısındaki İskenderpaşa, Öğretmen evinin bulunduğu yerdeki kız ortaokulu gibi...

Tanjant yolunun yapımı ile bu muhteşem taş bina ve muhteşem okul yıkıldı.  Eğitim, yolun üstünde sonradan yapılan binada devam etti. Erdoğdu mahallesi sınırlarında kalan yeni okul, Ülkü ilkokulu olarak eğitim ve öğretim vermeye devam etti.

***

 

Birkaç ay önce Ülkü ilkokulunun öğrencilerinin başka bir okula gönderilip, okulun imam-hatip ortaokulu yapılacağını duymuştuk. Trabzon tarihini bilen hiçbir eğitimcinin böyle bir hainlik yapabileceğine inanmamıştık.

Dün öğrendik ki, okulun Soğuksu’da Atatürk Köşkü yakınlarında daha önce ilkokul olan ve birkaç yıl önce imam hatip ortaokuluna dönüştürülen Soğuksu İmam Hatip Ortaokulu Ülkü İlkokuluna taşınacakmış…

Soğuksu’da mahalleden pek öğrencisi olmayan ve tamamen taşıma ile doldurulan imam hatip ortaokulunun, Ülkü ilkokuluna taşınması için bakanlığa yazı bile yazılmış. Yazı şuanda bakan beyin masasının üzerinde imiş!

***

 

Trabzon il ve ilçe Milli Eğitiminin İmam- Hatipli ve Rizeli müdürleri, bu kararı alırken kime, kimlere danıştılar. Soğuksu’da ilkokul ihtiyacı varken orayı neden İmam Hatip orta okulu yaptınız. Ve şimdi neden Soğuksu İmam Hatip Ortaokulunu, Ülkü İlkokuluna taşıyorsunuz ve Ülkü ilkokulunu kapatıyorsunuz?

Bu sorunun bana göre tek cevabı var. O da Ülkü ilkokulunun adıdır. Ülkü, Atatürk’ün manevi kızıdır. Ülkü; idealdir, Ülkü; Türklüğün sembolüdür, Ülkü; ardından koşulan, uğruna çalışılan, ulaşılmak istenen yüce hedeftir. Ülkü; düşüncedir…

Cumhuriyetin ilkokullarından biri olan ‘Ülkü’yü kapatmak isteyenlerin hedefi Atatürk’ün manevi kızının adını silmek, Türklüğün, düşüncenin sembolünü yok etmektir.

 

Hasan KURT

 

*****************

Göktaş’ı unuttular!

Necmettin Erbakan ile yol arkadaşlığı yapanların hemen hepsi, çocukları, yakınlarının AK Parti iktidarı döneminde önemli görevlere getirildikleri bir gerçek.

Trabzon Belediye eski başkanlarından Asım Aykan, Beşirli sahil yolu yapıldıktan sonra köprülü kavşağın altındaki alan ağaçlandırılmıştı. Dönemin belediye başkanı Asım Aykan, ağaçlandırılan o parka Erbakan’ın yol arkadaşı MSP Trabzon milletvekili Lütfü Göktaş’ın adını vermişti.

Ortahisar belediye başkanı parkta, küçük bir ekopark yaptı ve geçenlerde hizmete açtı. Göktaş Ormanı-parkı, ekopark oldu. Ekoparkın açılışında ne hikmetse Lütfü Göktaş’ın adı bile geçmedi. Hakkı Emiroğlu, açılışta Lütfü Göktaş’ın adının geçmemesine tepki gösterdi ve ‘Unutmayın efendiler, unutanlar çok tez unutulur’ dedi.

İş-Kur, Postane karşısına!

Trabzon İş-Kur müdürlüğü, önümüzdeki günlerde Postane karşısındaki binaya taşınacak. İş-Kur genel müdürü Cafer Uzunkaya, postane karşısında bir ara Sümerbank satış mağazası ve daha sonra SSK’nın bir birimi tarafından kullanılan 4 katlı binanın İş-Kur’a tahsis edildiğini söyledi. Genel müdür Uzunkaya, binada tadilat ve onarımın devam ettiğini belirterek, kurumun yılsonuna doğru yeni binaya taşınacağını bildirdi.

işkur.jpg

Cephaneliğin konukları!

cephanelik.jpg

Trabzon’un gözde mekanlarından Cephanelik restoranda akşamları renkli sohbetler oluyor. Yerli ve yabancı turistlerin de uğrak yeri olan Cephaneliğin müdavimleri arasında gazetemiz yazarı Hakkı Emiroğlu da vardı. Emiroğlu, forumda film festivali etkinliğinden sonra Vali Yücel Yavuz ile birlikte Cephanelikte epey sohbet etmiş. Tapu kadastro bölge müdürü Adnan Cevher, Mimarlar Odası eski başkanı Saim Adanur, valilik eski basın müdürü Salih Özkan ve cephaneliğin patronları Ahmet Sarı ve Süleyman Hacıislamoğlu ile sohbet eden vali Yavuz, cephaneliği çok beğendiğini söylemiş.

 

************

 

‘Aptallığı gelenek haline getirmekte Türk milletinin üstüne yok. Bir fikri nihayete erdirememe, bir finali becerememe, potansiyelini tevekkülle bir sonrakine erteleme… TRT’nin spikeri 90 dakika futbol maçı anlatıyor ama futbolla ilgili tek bir teknik terim kullanma gereği duymuyor. Başakşehir başarabileceği bir şeyi sırf bu mantık güdüklüğü yüzünden başaramadı. Bir şeyin içinde var olmanın heyecanıyla tatmin olan bir ruh hali bu. Spor dâhil hayatın her alanında böyle. Görgüsüzlükten dolayı içinde olduğu şeyi kendine yakıştıramama. Bir türlü bir finalin sınırlarına vakıf olamama! İnsan aklının var olan o şeyden daha fazlasını yapabileceğinin hayalini kuramama, o şeyle ilgili sahici bir akla sahip olamama. Her seferinde bir sonrakine devreden atıl bir güç. Şampiyonlar ligine kalmayı başaramadılar ama futbolcularıyla gurur duyuyormuş! Çünkü bu ülke hâlâ iyi şeyleri kendi milletine layık görmeyen lokal mastürbasyonlarla yetinen aşağılık insanlar tarafından oyalanıyor.’

(Metin Kondel)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar