Üniversitede kadro sancısı! KTÜ eriyor mu?

Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde kadrolaşma sancısı yaşanıyor. Bu sancının temel nedeninin, rektörün taraflı uygulamalarından kaynaklandığı ileri sürülüyor. Rektörün üniversiteye verilen kadroları çok özel şartlar koyarak ilan ettiği ve kadroları istediği kişilere verdiği kaydediliyor.

universitede-003.jpg

Süleyman Baykal, ikinci defa rektör atanmasından sonra kimseye minneti kalmadığı için, üniversiteye gelen akademik kadroların büyük çoğunluğunu da Tıp fakültesine ayırmış, diğer fakültelere çok az kadro vermiş, hatta bazı fakültelere ve bölümlere hiç kadro vermemiş.

Yeni kadro atamalarında, özellikle bir sendikanın, bazı cemaat ve siyasetçilerin referanslarının esas alındığı ve atamaların buna göre yapıldığı iddiaları ortalıkta dolaşmakta.

Üniversitenin akademik kadrolara atama yönetmeliğine Tıp Fakültesi için özel şartlar konulmuş ve buna göre, Tıp Fakültesine kriterleri sağlamayan çok sayıda atama yapılmış. Son bir yıldır Tıp Fakültesi hariç, diğer fakültelerde doktora yapan çok az kişiye kadro verilmişti. Son dönemlerde Tıp Fakültesine atanan öğretim üyelerinin birçoğunun, üniversitenin asgari atanma kriterlerini sağlamadığı öğrenildi. Halbuki ülkemizde en yaygın meslek gruplarından biri tıp doktorluğu olup, bu alanda her zaman kaliteli ve yetenekli öğretim üyesi bulunabilmekte.

Üniversitelerin araştırma dinamiğini genç araştırmacılar oluşturur. Bunlar hem proje yaparlar, hem uluslararası yayın yaparlar, hem de patent alarak üniversitelerin değerlendirme kriterlerine önemli katkı sağlarlar. KTÜ'de bu araştırma dinamiği son yıllarda tamamen çökmüş, durağan bir evreye girmiş ve KTÜ yeni kurulan üniversitelerin bile gerisine düşmüş. Buna bağlı olarak üniversitelerin ulusal ve uluslararası değerlendirilmelerinde KTÜ irtifa kaybetmiş. Bu kötü gidişatta, birinci derecede Rektör Baykal'ın keyfi ve hatalı uygulamaları önemli bir yer tutmakta.

Bu hatalı uygulamalar yüzünden geçmiş dönemlerde üniversitenin kazandığı akreditasyonlar bile korunamadı ve çoğu kaybedildi.

Üniversitenin uluslararası yayın ve atıf indekslerinde başı çeken fen ve mühendislik kadroları kısıtlanmış, hatta son yıllarda hiç verilmemiştir. Bu durum öğretim üyeleri arasında çok büyük bir memnuniyetsizliğe ve eleştirilere neden olmaktadır. Kısacası üniversitenin geleceği Rektör Baykal'ın uygulamalarına ve egolarına heba edilmiştir. Tek umut, yeni atanacak rektörün bu uygulamalara son vermesi ve üniversitenin önünü açması beklentisidir. Aksi halde KTÜ irtifa ve kan kaybetmeye devam eder.

acilis.jpg

******************************************************************************

Trabzon Arafilboyu mağara kilisesinde Pazar ayininin sonunda rahip haftalık vaazını şöyle bitirir;

-“Demek ki Tanrı adına ne yapmamız lâzım? Düşmanlarımızı affetmemiz lâzım. Şimdi, bu sohbetimizden sonra, aranızdan kaçı düşmanlarını affetti?”

Cemaatin yarısından fazlası elini kaldırdı. Rahip sorusunu yineledi. Bu kez ellerin hepsi havadaydı, önlerindeki yaşlı teyze hariç...

Rahip sordu:

-“Bayan Neely hayırdır? Düşmanlarınızı affetmek size bu kadar mı zor geliyor?”

“Düşmanım yok ki!” dedi Bayan Neely, o titrek ve son derece şeker haliyle! Cemaatten uğultular, şaşkınlık nidaları yükseldi, rahip devam etti.

-“Oooo! Bu gerçekten inanılmaz güzel bir şey! Kaç yaşındasınız Bayan Neely?”

“108”

Cemaat ayağa kalkıp gözyaşları içinde alkışlamaya başladı.

-“Bayan Neely, lütfen, şöyle yanıma gelir misiniz? Yavaş yavaş. Aman dikkat... Hah!

Tamammmmm. 

Lütfen buradan cemaatimize bu işin sırrını söyler misiniz? Nasıl oluyor da insanın 108 yıl gibi uzun bir ömür zarfında hiç düşmanı olmuyor?”

Yaşlı kadın, küçük ve titrek adımlarla rahibe sırtını dönüp, cemaate baktı.

“Hepsi öldü şerefsizlerin” dedi... 

*****************************************************************************

metin-yilmaz-001.jpg

Kadınları çok sever, sayarım ve bu sevgim asla cinsel bir sevgi saygı değildir.

Hz. Muhammed'in ‘Cennet anaların ayaklarının altında’ hadisi ve rahmetli Neşet Ertaş'ın dediği gibi ‘Kadın insandır, biz insanoğluyuz’ sözü benim kadına bakışımın düsturudur.
Toplumda başarılı kadınları görmek hep yüzümü güldürmüștür. Bazen çok da üzülmüşümdür, örneğin terör kurbanı Bahriye Üçok her aklıma geldiğinde içime bir hançer saplanır, boğazım düğümlenir.

Halide Edip Adıvar ve İstiklal Savaşının kadın kahramanları benim için Atatürk'ten sonra gelir, buna Kastamonu'nun o fedakar kadınları da dahil. İstiklal Savaşında Kastamonulu kadınların yeterince anılmaması da hepimizin ayıbıdır.
Günümüze gelecek olursak, 3 kadın benim için hayatımda önemli olmuştur.

1- Nazlı Ilıcak; 80’li ve 90’lı yıllarda çok sevdim, sağdan biri olduğum için onun çıkışları, Özal ve Evren'e karşı duruşu ve Tercüman gibi bir gazetede Ülkücü & Özalcı ekiplere karşı tek başına çıkışı ve erkek ve sol egemen Bab-ı Ali'de hep baş rolde ve tek oluşu hep takdirimi kazandı. Bu asla rahmetli Kemal Ilıcak'ın sayesinde olmadı. Sonraki yıllarını yazmak istemiyorum, çünkü çok uzağıma düştü ama malum süreçle birlikte o sevdiğim saydığım yıllardaki Nazlı Ilıcak'ın yanında durmak eski bir okuru ve DP'li olarak vicdanı borcumdu.

2 - Tansu Çiller; ilk kadın başbakanın bizden çıkması beni o kadar memnun etti ki, gözüm kapalı destekledim, hiç bir siyasiyi savunmadığım kadar Tansu Çiller'i savundum ama 2010'daki referandumla soğumaya başladım. Hiç bir zaman hakkında kötü konuşmam fakat nankör ve vefasız oluşuna, kendisini Demirel'le tanıştıran, siyasete sokan Nazlı Ilıcak'a vefasızlığıyla gördüm ve RTE'ye yanaşmasıyla çok uzağıma düştü ve en büyük hayal kırıklığım oldu.

3- Meral Akşener; çok sevdim saydım, CB seçiminde oyumu ona verdim fakat RTE'nin Ayasofya icraatına imam hatipli kız edasıyla sevinç çığlığı atmasına karşı Atatürk'e söylediği asla kabul edemediğim söze, sözü olmadığını görünce benim için hayal kırıklığı yarattı.

Sonu hayal kırıklığı ile biten sağdan 3 güzel kadının bendeki hikayeleri bu kadar. (Metin Yılmaz)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum