17.01.2022, 10:00

Uzaydaki Gözlerimiz

İlk yapay uydu Sputnik'in 4 Ekim 1957’de uzaya fırlatılmasıyla uzay teknolojisinde yeni bir devir başlamıştı. Bu tarih uzayın kapılarının insan evladına açılışının başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Bu tarihten sonra uzaya yerleştirilmiş olan haberleşme, konum belirleme ve görüntüleme amaçlı uydular tüm disiplinleri etkilediği gibi konum ve konuma dayalı bilgiler üreten harita sektörünü derinden etkilemiştir. Bunun sonucu olarak 1980’lerin ikinci yarısından itibaren bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de haritacılık uygulamaları büyük oranda yersel ölçülerden uydu destekli ölçülere kaymaya başlamıştır. Bugün istisnai durumlar dışında mühendislik uygulamalarının büyük çoğunluğu uydu destekli konumlama sistemleri ve uydudan görüntüleme teknikleriyle gerçekleştirilmektedir.

Uzay teknolojisindeki bu gelişmelere ülkemiz kayıtsız kalmayarak, bugün üçü konumlama, dördü haberleşme uydusu olmak üzere yedi uyduyla uzaydaki yerini almıştır. Atılan bu adımlarla dünyada uydu sahibi 30 ülkeden biri konumunda olan ülkemizin, ilk yer gözlem uydusu ise BİLSAT uydusu olmuştur. BİLSAT uydusu 2003’te uzaya fırlatılmış ve 2006’da aktif görevinin sona ermesinden sonra bu uydunun yerini almak üzere ülke milli imkanlarıyla üretilip 2011’de uzaya gönderilen RASAT uydusu olmuştur. RASAT uydusunu takiben 2012’de Türkiye'nin yüksek çözünürlüklü yerli keşif uydusu GÖKTÜRK-2 de görev yörüngesine yerleştirilmiştir. RASAT uydusuna göre 3 kat daha yüksek görüntü çözünürlüğüne (2,5 metre) sahip GÖKTÜRK-2 uydusu Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından işletilmekte olup ülkemizin haritacılık, afet, savunma, çevre, şehircilik, planlama, tarım ve ormancılık alanlarındaki ihtiyaçlarına yanıt vermektedir. 2016’da yine milli imkânlarla üretilen ve coğrafi kısıtlama olmaksızın dünyanın her yerinden 0,5 metre çözünürlüğünde veri alabilen GÖKTÜRTK-1 uydusu hem sivil hem de askeri amaçlı kullanımlara imkân sağlamaktadır. Ülkemiz konumlama uydularına bir yenisinin eklenmesi adına milli imkânlar ve yeni teknolojik ürünlerle donatılan İMECE yer gözlem uydusunun ise bu yıl içerisinde testlerinin tamamlanarak 2023’ün ilk çeyreğinde görev yörüngesine yerleştirilmesi planlanmaktadır.

Uzayda yer alan gözlem uydularımızın yanı sıra haberleşme amaçlı görev yapan uydularımızla ülkemiz erken dönemde uzay çağının teknolojik gelişmelerine uyum sağlamıştır. Bu kapsamda ülkemizin ilk haberleşme amaçlı uydu denemesi olan TÜRKSAT 1A, 24 Ocak 1994'te uzaya fırlatıldı. Ancak fırlatıcı rokette meydana gelen arıza nedeniyle 12 dakika 12 saniye sonra bu uydumuz okyanusa düştü. Bu başarısız girişimin sonrasında uydu teknolojileri yatırımlarına ara vermeksizin devam eden ülkemiz, 10 Ağustos 1994'te TÜRKSAT 1B uydusuyla uzaydaki yerini aldı. Temmuz 1996'da uzaya fırlatılan TÜRKSAT 1C, Eylül 2010'a kadar başarıyla hizmet verdi. 10 Ocak 2001'de TÜRKSAT 2A uydusu ise 27 Eylül 2016 görev süresini tamamladı. Bugün aktif hizmetini sürdüren TÜRKSAT 3A, 4A ve 4B uydularına 08 Ocak 2021’de uzaya fırlatılan TÜRKSAT 5A uydusunun 28 Haziran 2021’de hizmete girerek eklenmesiyle uzaydaki gururumuz katlanarak artmıştır. Uydu teknolojileri alanındaki yatırımlarını sürdüren ülkemiz, imalatları tamamlanan ve testleri yapılan TÜRKSAT 5B haberleşme uydusunu ise bu yılın son çeyreğinde uzaya fırlatmayı planlamaktadır.

Gelinen noktada, ülkemizin uzayda söz sahibi olması adına hayata geçirdiği projeler, gelecekteki uydu projelerinde görev alacak uzman insan gücü yetiştirilirken uydu ve ekipman seviyesi tasarım, analiz, üretim, montaj, entegrasyon ve test faaliyetlerine yönelik altyapı ve kabiliyetler kazanılmasına aracılık yapmaktadır. Haberleşme, veri üretimi ve konumlama hizmetleriyle ülke savunması başta olmak üzere tüm meslek disiplinlerini yakından ilgilendiren uzay teknolojisindeki bu gelişmeler istikbalimizin öncüsü durumundadır. Bu bilinçle gece gündüz çalışan uzay teknolojileri alanındaki tüm bilim insanlarına şükranlarımı sunuyorum.

Yorumlar (0)