UZUNGÖL ÖZELİNDEN TÜRKİYE GENELİNE KÜLTÜR-TURİZM

GÜNDEMDEN BİRAZ UZAKLAŞARAK

Artık referandum haftasına giriyoruz.1957’den 1970’e çocuk olarak seçimleri gördüm, izledim. Yetmişten sonra seçmen olarak izledim oy verdim. Birçok yazımda belirttim, söyleşilerimde vurguladım; Seçim bir demokrasi bayramıdır diye. Kavgalar, gürültüler olur, seçim afişleri ile çevre kirlenir. Çevre kirliliği ve gürültü kirliliği olurdu. Bu seçimlerin içinde halkoylamaları da vardı. Ancak ben, 16 Nisan seçim ya da oylaması gibi bir seçim hiç görmedim hiç yaşamadım. Bir yan devletin tüm olanaklarını kullanırken, diğer yan baskı altında çok cılız. Adeta gizli saklı çalışıyor, küçücük afişler, birkaç seçim aracı o kadar. Nerede demokrasi, nasıl demokrasi. Yıllar sonra bugünleri yazanlar nasıl yazacak. Neyse dilerim ülkemiz için ve ulusumuz için hayırlı sonuçlar çıkar.

Biz bu ana gündemden biraz uzaklaşalım. Çünkü kalıcı gündemler var. Eğitim sorunları, adalet sorunları, ekonomik sorunlar, çevre sorunları ve kültür-turizm  sorunları... Say sayabildiğince. Ben bu yazımda son yıllarda içinde bulunduğum sektörden, kültür ve turizmden söz edeceğim. Bir yönü ile kimliğimizi koruma, diğer yönü ile büyük ekonomik bir sektör turizm. Turizm ekonomiyi ilgilendiren bir sektör. Belki kültürün yarattığı değerlerin pazarlandığı bir sektör. 12 yıl değişik illerde Kültür İl Müdürlüğü yaptım. Yüz yılllarca, bin yıllarca yığılan kültür değerlerini araştırıp bulmak, korumak ve geliştirmek, tanıtmak kültürün. Turizm de bu değerleri görücüye sunup ekonomik değer yaratmak.

 

İKİ BAKANLIĞIN BİRLEŞMESİNE KARŞIYDIM

İl Kültür Müdürlüğü görevindeyken iki bakanlık birleştirildi. Bu iki bakanlığın çalışma alanı farklı, amaçları çok farklı diyordum. Birleşmemeli. Birleşti. Sonucu bilim çevrelerine, uzmanlara bırakıyorum. Ne turizm alanında ne kültür alanında bu süre içinde çok çarpıcı bir çalışma olmadı ve bana göre büyük başarılar elde edilmedi. Kültürün alanı, kütüphaneler, müzeler, ören yerleri, kültürel çalışma alanları. Basın yayın, sinema tiyatro... Bilmiyorum çağa uygun büyük bir ilerleme var mı?

Turizm büyük bir ekonomik sektör. Bacasız sanayi diyorlar. Çok yıldızlı oteller yaptık. Turistik alanlar açtık da turizm gelirleri aynı oranda artıyor mu? Turizm ülkenin iç ve dış politikasından çok etkileniyor. Terör olayları, sınırda ve sınır ötesinde savaşlar. Hepsi turizmi etkiliyor. Birde turizmin çok kazanmak uğruna  doğa ve kültür değerlerini yok etmesi.

 

YAKINIMIZDAN, UZUNGÖL’DEN BAKALIM

80’li yıllarda Uzungöl’de öğretmenlik yaptım. O Uzungöl bu Uzungöl'e hiç benzemiyor. O Uzungöl’de çok para kazanılamıyordu ancak Uzungöl bir doğa harikasıydı. Şimdi çok yıldızlı otelleri ile pazar yerleri ve korkunç betonları ile para kazanma tezgahı. Uzungöl’de çalıştığım yıllarda Sayın İnan daha yeni yeni  balık çiftliği kuruyor, bungalov tipi evler yapıyor, doğaya uyumlu nesneler yapıyordu. Yine para kazanma başlamıştı. Ancak doğa katledilmiyor, varsa kültür değerleri korunuyordu.

Geçen hafta sonu Sürmene’de ‘Biçaklarum’ bıçak satış reyonu önünde iki turist rehberi ile tanıştım. Onlar ülkenin değişik yerlerinden gelmişti. Ülkeyi az da olsa tanıyor birçok gerçeği görüyordu. Söz Uzungöl'den açıldı. Onlar turist kafilelerini gezdiriyordu. Gezginlerin neyi aradıklarını, nerden hoşlandığını  biliyordu. “Uzungöl'ü mahvettiler” diye yakındılar. Yıllar önce orda öğretmenlik yaptığımı söyledim. Yazık dediler para kazanmak için o doğa harikasına kıydılar, dediler. Biz güney sahillerinden yakınırken orası güneyi de geçti. Göl bir beton havuza alındı. Turistik kuruluşlar bol para bırakan Arap turistlere göre düzenleniyor. Oysa her şey para ile satın alınmaz dediler. Turist getirdiği kültürü bırakmayacak, geldiği yerin güzel kültür değerlerinden etkilenecek ve alıp götürecek. Güzel gelenekler, taşınabilir kültür değerleri. Çevre koruma bilinci yoksa o bilinci burada alacak. Temizlik alışkanlığı yeterli değilse geldiği bu çevreden bunu almalı. Çevreyi korumalı. Korumayanlara tepki duymalı.

 

ALTIN YUMURTLAYAN TAVUK KESİLMEMELİ

Uzungöl bir doğa harikası. Ortada uzun bir kaşık, kaşıkta zümrüt yeşili bir su. Varsın etrafta sazlıklar olsun. O sazlık efil efil esen rüzgarla yatıp kalksın. Vadinin etrafı balta girmemiş ormanlar. Adeta oksijen fanusu. Balık çiftlikleri kontrol altında olup hormonsuz yetişen balıklar sunulsun. Oteller ahşap ağırlıklı olsun. Nefes aldığınızda ciğerlerinize dolan havanın günlerce izi kalsın ciğerlerde.

Peki şimdi böyle mi? Bilmiyorum gezip görenlere sorun. Para kazanmak için kurulan tezgahlar başarılı. Para kazanılıyor da. Bu ne kadar sürer. Tavuk altın yumurtluyor. Daha çok yumurtlatalım diye ha bire ilaç, hormon ver. Daha çok yumurta. Keselim de içindeki yumurtaları toptan alalım dersiniz de kesince içerde ne bulursunuz... B....k.... Yeter mi?

Atalarımız “Altın yumurtlayan tavuk kesilmez” der. İyi beslenir, korunur, sağlıklı yumurtlaması sağlanır. Aklın yolu budur. Uzungöl’e sahip çıkmak budur. Yoksa çok para kazanmak için her yol mubah sayılmamalı.

 

ÜLKE GENELİNDE DE DURUM BÖYLE

Ülkemiz için turizm çok önemli bir sektör. Akıllı işletilirse kalkınmada çok önemli rol oynar. Turizmin önemli bir kolu olan Kültür Turizmine de gereken önem verilmeli. Kültür değerleri korunup geliştirilip turizmin de bundan yararlanması sağlanmalı. Ancak kültür, turizme feda edilmemeli. Kültür bizi biz yapan kimliğimiz. Ülkemiz büyük bir turizm ülkesi. Yeter ki bunu iyi tanıyıp iyi tanıtmalı. Evet bir sofrada, ‘yağma sofrası’ değil. İnsanlığa sunulan bir insanlık sofrası, bir erdem sofrası. Türkiye’ye gelip dönen döndüğünde güzel etkilerle gitmeli. Uluslararası insan kardeşliğini, sevmeyi, paylaşmayı, temizliği, hoşgörüyü görmeli, almalı. Belki benzetilmesi çok güzel değil de örneğin Hacca giden kişilerin bazı ahlaki değerler kazanarak dönmesini beklediğimiz gibi Türkiye’yi ziyaret edip dönenlerde de bunun izleri görülmeli,

Turizm sadece para kazanmak değil. Para her şeyi satın almaz, Özellikle insanlığımızı satmayalım, insanlığımıza yeni değerler katalım.

Haydi en hayırlı en güzel en mutlu barış dolu günlere.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum