UZUNGÖL'DE BİR MÜZE

  Uzungöl'ün en sevdiğim halidir kar örtüsüyle gelin gibi süslemiş olan hali. İnsan eliyle bilinçsizce yapılan doğal tahribatların yerine doğal bir güzellik olan kar örtüsüyle kapatılmasıdır belki de bu haline sevgim. Ya da bu aylarda insan yoğunluğunun olmayışı mı cezbeder beni bilemem ama uzun zamandır ayrı kalışımı sonlandırmak için tuttum Uzungöl'ün yolunu. Çaykara'da karşıladı beni gelini süsleyen kar taneleri. Uzungöl'e vardığımda ise hayal ettiğim gibi kar örtüsüyle gelin gibi süslenmiş ve ona yapılan tahribatı gizlemişte sessizce. Donmuş olsa da gölü, beyaza bürünmüş çamların altında insanı incitmeden yağan kar yağışı ısıttı gönlümüzü. 
    Birçok kez sohbetlerimizde Uzungöl Dursun Ali İnan müzesini ismini duyup ziyaret etmek istemiş olsam da gelip ziyaret edemeyişim bir an düştü aklıma, evet o gün, bu gündü. Müzeye doğru yola koyulduğumda aklıma kapalı olabileceği gelmemişti tabiî ki. Müzeye vardığımda Dursun Ali Bey’in oğlu Mehmet İnan Bey’le karşılaşmamın şansım olduğunu, daha sonra anladım. Müzenin kapalı olduğunu ancak aile geleneğimizde misafirlerimizi en güzel şekliyle ağırlama kültürü bana nasıl size hayır dedirttirebilecek bilemiyorum, dedi ve ekledi tüm içtenliğiyle: Haydi gezelim müzemizi. 
    Ülkemizde var olan 293 özel müzeden bir tanesiydi burası, üç ana bölümden oluşmakta olan bu müzede, birinci bölümde Uzungöl'ün tarihi, coğrafyası, Çaykara'da son 100 yılda yapılan göçler, işgal yılları, savaşlar, arkeolojik eserler, Uzungöl'de çocukluk, çeyiz ve düğün kültürü, mutfak kültürü, dini ve sivil mimari, marangozluk, değirmen kültürü, Uzungöl'de yaban hayatı, tarım ve hayvancılık, arıcılık, Uzungöl'de ilk turizm faaliyetleri ve Dursun Ali İnan'ın hayat hikâyesi anlatılmakta. İkinci bölümde tamamı yöresel mimariye göre yapılmış, içerisinde serander, ambar, misafir odası, tandır odası, ahır ve günlük yaşam alanı bulunan kültür evi, Uzungöl'ün 100 yıl önceki yaşamını gözler önüne sermekteydi. Üçüncü bölümde ise Dursun Ali İnan'ın üzerinde 25 yıl çalışarak ortaya çıkardığı ağaç kökleri ve bölgede bulunan doğal taşlar sergilenmekteydi. Bu bölümde bulunan ağaç köklerinin hikâyesini, 1993’te Uzungöl'de meydana gelen büyük bir çığ felaketinin ardından ortaya çıkan ağaç köklerinin, doğada yaşayan hayvan ve canlılara benzetmek suretiyle değerlendirme düşüncesi oluşturmuştu. Yaşamınızın her anına dokunan bölge geçmişine ışık tutan bir çok atasözü ve şiirlerin anlamlarını taşıyan kimi an gözünüze yaş, kimi an yüzünüze tebessüm getiren, sevdalıklara konu değirmen taşlarını, çeşme başlarını, ev halinden bilgi veren kapı tokmaklarını, cepheye giden erine ekmek hazırlayan eşin hikâyesine, büyük selde göçe konu yaşanmışlıklara ve daha bir çoğuna şahitlik edebileceğimiz bir müzeydi Dursun Ali İnan Müzesi. Bal mumumdan yapılmış heykellere yer verilmişse de müzede, Mehmet Bey’in anlatımıyla ''Nenem bize derdi ki oğul, bu bölgenin yokluk zamanında karnımızı doyuran karalahana ile mısırdır, dikilecekse onların heykeli dikilmeli'' sözüne kayıtsız kalamazdık ve müzemizde mısır ve karalahananın heykeli de dikilerek onlara bir bahçe yapılmıştı.  Gezimizde tüm içtenliğiyle, yaşanmışlıkları kendi dizeleriyle şiirlere döken Mehmet İnan Bey’in de bu eserde emeğinin çok olduğuna tanık oldum.
    Müze ziyareti sonrası güler yüzü ve içten ifadeleriyle Dursun Ali Bey,  "Her dünyaya gelen bırakmalı bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser" atasözünü şiar edinerek büyük bir emek ve özveriyle bu günlere getirdiğimiz bu eser, bu vatanı kanları ve canlarıyla bizlere emanet edenlere karşı bir şükran borcumuzdur diyerek, toplum yararına bu esere ömrünün yettiğince hizmet edeceğini söyledi. Bu eserin vücut bulmasında kendisine katkı veren tüm aile fertlerine de ayrıca minnettar olduğunu ekledi. Bölgemize ve ilimize bugüne kadar yaptığınız hizmetler ve bu güzel eser için bilin ki bizlerde sizlere minnettarız Dursun Ali İnan Bey.  Bölgemiz ve ülkemiz kadınının ne denli emektar ve cefakâr olduğuna da ayrıca tanık olduğumuz müzemizde, varlığımızın nedeni gelecek nesillerimizin mimar olacak olan tüm kadınlarımızın da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.
    

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.