Vali Ustaoğlu’ndan hurma, maske ve broşür!

  1904d16c-59c9-4dce-9a5d-623d0f064b0b.jpg Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu’nun Trafik Haftası nedeniyle, sürücülere hurma dağıttığını belirttik, bunun farklı yorumlara neden olduğunu öne sürdük. Vali Ustaoğlu’nun lokum, çiçek yerine hurma vermesini kimilerinin mesaj olarak nitelendirdiğini belirterek, ‘Vali bey sürücülere hurma yerine maske dağıtsa daha isabetli iş yapmış olur’ demiştik.
Dün sabah saatlerinde Valilik özel kalemden Sami Ayan aradı ve “Sayın Valimiz İsmail Ustaoğlu, Trafik Haftası nedeniyle düzenlenen programda, emniyet ve jandarma trafik personeliyle birlikte Ramazan aylarını tebrik ettiği vatandaşlarımıza, hurma, maske ve trafik güvenliğiyle ilgili broşür takdim etti. Bu etkinliğimizi de valilik Twitter hesabımızdan duyurduk. Haber medyada da yer aldı” dedi.
Haberi yorumlayan yazarımız, Valilik Twitter hesabına ve diğer haber kaynaklarına bakmadan amacını aşan yorum yaptı. Düzeltir, Vali Ustaoğlu’ndan özür dileriz.
                                                **********************
 
                                       
   Ergin Kulaçoğlu’nun mesajı!
b7c4b417-7391-4c61-b15e-081e83cd19c2.jpg   Trabzonspor’un şampiyonluk yaşadığı dönemlerin yöneticilerinden avukat Ergin Kulaçoğlu, 30 belki de 40 yıl önce Trabzon’dan ayrılarak İstanbul’a yerleşti. Önce noterlik yaptı, sonra tekrar avukatlık.  Ergin Kulaçoğlu abimiz, TFF’nin ligleri 12 Haziran’da başlatma kararı almasını eleştirdi ve şöyle dedi;
  “TFF Yönetim Kurulu Kararıyla oynanan Cemil Usta Sezonu’nun 26. Hafta itibarıyla hakem raporlarındaki sonuçlara ve bu sonuçlar esas alınarak düzenlenen puan cetveline göre, Futbol Müsabaka Talimatının 26.maddesi hükmü gereğince,
Coronavirüs-Covit.19 Olağanüstü günleri de dikkate alınarak “önce sağlık” değerlendirilmesiyle tescil edileceğini bir sporsever olarak ümit etmek istiyorum.
Oynanan 26 maç sonunda;
Trabzonspor’un puanı 53’tür, averajı 31’dir. Attığı gol sayısı ilk takipçisinden 9 sayı öndedir.
Puan paylaşımı bakımından;
a8e39303-46e3-4435-92f2-fe61f6836b60-006.jpgBaşakşehir ile iki maçta da puanları paylaşmıştır.
GS-TS 1. devre maçında puanlar paylaşılmıştır. (2. devre oynanmamıştır.)
TS-Sivasspor (Dep.1-2),(K.S,2-1)
TS-BJK (Dep.4-1),(K.S.2-2)
Görüldüğü üzere oluşan bütün bu değer yargıları; Liglerin bu haliyle tescilinin, sporcu ve çevre sağlığına  uygun olacağını ortaya koymaktadır. Liglere kaldığı yerden devam edilmesi ise, ‘dostlar alışverişte görsün’den öteye geçmeyeceği aşikardır. Hukuki sorumluluklar dikkate alındığında ileride telafisi imkansız sonuçlara ziyadesiyle dikkat edilmesi gereği ortaya çıkmaktadır.
Önerim, Şampiyonluk ödülünün makul bir şekilde paylaşılabileceğidir.
 
                                               ***********************
 
 645abba8-19e0-4030-9dae-6e458f8ef04c-003.jpg  Aydınlanmanın öncüsü, babası sayılan Alman filozof İmmanuel Kant, aydınlanma kavramını şöyle açıklar;
"Aydınlanma, insanın, kendi suçuyla düşmüş olduğu ergen olamayış durumundan, yani kendi aklını bir başkasının kılavuzluğu olmadan kullanamayış durumundan kurtulması demektir." Demek ki ergin olamamanın nedeni, aklın kendisinden değil, aklı kullanmayı göze alamayan, kullanma kararı veremeyen insandan kaynaklanmaktadır. Dolayısı ile "Aklını kullanma cesaretini göster" sözü, aydınlanmanın sloganı, parolası olmuştur.

(Nizamettin Biber)
 
                                                       ************************
 

                                           118 yıllık post-card!
   Selçuk Adem Özdemir’in kurduğu ve moderatörlüğünü üstlendiği Trabzon Muhacirlik ve Göç Tarihi adlı internet sitesinde Trabzon tarihine ışık tutan birbirinden güzel haber, belge, fotoğraflar yayınlanıyor.  Trabzon beyefendisi Selçuk Pulatkan, sitede geçenlerde tam 118 yıllık bir posta kartının hikayesini ve fotoğrafını yayınladı ve şöyle dedi;

9ef57414-e032-4fd7-a394-abe9d652505c-001.jpg“118 yıllık post-card 1902 tarihini taşıyor. Amerika’dan anneannemin eski villamsı evini inşa eden, bitişik komşusu Taşçi Haralambo ustaya atılmış. Gönderildiği yer New York, fotoğraf Nebraska’da Omaha şehrine ait, Fransızca yazılmış. Demek Haralambo usta Fransızca biliyormuş.
Bir akşam yemeğinde anneannem dalıp gitmiş, kendi kendine "ey gidi insanlar" diye söylenirken ben de "kim o insanlar?" diye sordum. Kendisi çok mükemmel bir hafızdı. Çok hafız yetiştirmiştir. Başladı saymaya. Perikli’nin kızı filan, Haralambo’nun kızı falan. ‘Anne ne diyorsun sen, nasıl olur’ deyince, Oğlum ben hafızlığa çalışırken, onlar da senin oturduğun yerde otururlar, boyunlarında da haç asılırdı. b9fbdd7c-4cc5-4ab8-a25f-ddc055eddcad-001.jpgMuhacir çıkarken arkamızdan ağladılar. İşte bu kart onlardan kalmış. Onlar da şehri terk ederlerken yola koymuşlar. Maalesef onların papazları Rus generali Taksim’den şehre girerken bayrağımızı onun önüne sermişler, fakat general derhal kaldırtmış. FAO’nun İkinci Dünya Savaşında Rus ordusunda savaşan Jaroslav Thomas adında bir temsilcisi bizi ziyaretinde Moskova'da bir zaman beraber kaldıklarını ve çok asil bir insan olduğunu söylemişti."
 
                                              ***********************
    Aaa evet, bu muhafazakâr İslamcı liberal iktidarın ruhsal bozukluklarının hem düşünsel hem de davranışsal taşıyıcısı bir profil olarak Esra Elönü sendromu var. Aslında Esra Elönü Jakoben Kemalist Türkiye'nin başörtüsü yasağıyla mağdur ettiği ve psikolojik açıdan arızalandırdığı kayıp bir neslin ekstrem bir örneğidir. Esra Elönü'nün ailesinin variyatı yerinde olduğu için bu psişik arızayı katmerleyip muhafazakâr ya da mütedeyyin tayfaya medya üzerinden sergilemiştir. Laik Kemalist Jakoben generallerin devrinde Müslüman camiada türetilmiş bir anormaldir Esra Elönü! Haber 7'deki yazılarında ''Başörtülü Motorlar!'' diye bir yazı çiziktirdiğine şahit olmuştum. Yani Esra Hanım siyasal İslamcı camiada kim nerede ne haltı yiyor haberdardır. Çekirdek Lokantası adlı bir kitap da yazmış, okumadığım halde kitabın kapağıyla aydınlanmıştım. Bu da Esra Elönü'nün o dönemlerdeki eğitim ve sosyal hayatında yaşadığı baskılar nedeniyle uğradığı hayal kırıklığını izah ediyordu. Hepimizin hayatında böyle kayıp David Copperfield periyotları mevcuttur. Laik Kemalist dangalakların bilhassa 90'larda ruhen sakatladıkları böyle bir jenerasyon mevcuttu. Esra Elönü de o mağduriyeti şeytani öngörüsü ile durumu iyice abartıp yıllar içinde siyaseten istismar ettirmiş. Muhafazakâr İslamcı dangalaklar o kayıp jenerasyonu tedavi ettirmek yerine onlara devlet kademelerinde haybeden memuriyet vermeyi tercih etmiştir. Zaten bugünkü iktidarın kitleleri ikna eden esas motivasyon kaynağı da o kayıp neslin mağduriyetleriydi. Esra Elönü ilk etapta petro-dolar bir Bedevi'nin huysuz ve huzursuz torunu edasındaydı. Hâlâ daha öyledir. Eski Türkiye'de Kemalistlerin insan ruhunda açtığı onulmaz yaranın nasıl yeni bir siyasal istismara dönüştüğünün hikâyesidir.  (Metin Kondel)

Önceki ve Sonraki Yazılar