VAR MI NASİHATTEN ANLAYAN?

Bir aslan miyav dedi, minik fare kükredi. 
Fareden korktu kedi, kedi pır uçuverdi. 
Kayahan’ın şarkısını birçoğumuz hatırlarız. İşte tam da bu şarkıdaki günlerdeyiz. 
Eskiler algılamakta zorlandığı bir durumla karşılaştığında ya da duyduğunda “ahir zamana geldik” derlerdi. 
Yani şaşılacak olayları kıyamet alametlerinden sayar, ahiret hayatının yaklaştığını düşünürdü.
Birey, ülke ve dünya olarak ahir zamanın eşiğine mi geldik?
Güncel en sıcak konumuz paşaların bildirisi...
104 tekaüt paşa sorumluluk hissetmiş, biraz da kendi mesleki alanlarında olması münasebetiyle bildiri yayınlamış. Aslında belli ki birkaçı hazırlamış diğerleri imza atmış. İçerik olarak bir hata, eksik var mı? El cevap, yok! 
Ne var? Gece yarısı niye yayınladılar?
Evet, neden gece yayınladınız? Bilerek gece yayınlamışsanız çok kötü, bilmeden yayınlamışsanız vah ki vah! Her halükârda sıkıntılı bir durum. Peki iktidar ne yapıyor, vay efendim bu muhtıradır. Kim vermiş muhtırayı emekli paşalar. Bu paşaların bir şey yapma kabiliyeti var mı? Yok tabii ki. Söyledikleri yanlış mı, değil tabii ki. 
Ne demeye yaygara çıktı o halde? 
Muhalefete göre ekonomik kriz başta olmak üzere birçok sorunun tartışılmasını baskılamak için. 
İktidara göre bu kafaların yüzünden mesafe alamıyoruz, memleket meselelerine odaklanamıyoruz. 
Peki paşalar ne olacak? Onları bırakın paşa paşa otursunlar oturdukları yerde.
İnsan ömrü takvimsel olarak uzuyor, bilgi ve bilgiye ulaşım hızı son sürat. 
Maddiyatın sınırlı, maneviyatın sınırsız zamanlarından maddiyatın sınırsız, maneviyatın ise kısıtlı zamanlarına geldik.
Az olanı bölüşürken, çok olanı kıskanmak nereden çıktı.
Bozduk, bozuluyoruz. Tükettik, tükeniyoruz. 
Bindiğimiz dalı kesiyoruz, geleceğimizi kestiğimizi bile bile.
Yine eskilerin sözüyle “bir musibet bin nasihatten evladır.”
İşte geldi, o da geldi. Var mı nasihatten anlayan yok maalesef yok.
Bir şarkı sözüyle başladık başka bir şarkı sözü ile kapatalım bu mevzuyu.
Uslan artık deli gönül. 
Bak gelip geçiyor ömür,
Uslan artık deli divane gönül.
Evet artık insan olarak, insanlık olarak uslanma zamanıdır. 
Güçlünün zayıfı ezmediği, çocukların acından ölmediği bir dünya yaratalım.
Öldürmeye değil yaşamaya ve yaşatmaya odaklanalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.