VASATLIĞIN GÖRKEMİ!

 

Trabzonspor önceki yıllarda İstanbul takımlarının görünmez pilot takımıydı. Birkaç yıldır o hüviyeti değişti, artık yeni transfer politikalarıyla Avrupa'daki sıradan takımların uydusu haline geldi. Trabzonspor Yusuf Yazıcı'yı Lille sattığı günden beri sermayeden yiyor. En iyi futbolcularını satıp günü kurtarmaya çalışan bir kulüp hüviyetinde. Geçen yıl Süperlig'te şampiyon olmasına rağmen, iktidar tarafından şampiyonluğu çalındı ve korsan, türeme bir takıma verildi. Söylenenlere göre Başakşehir'in başkanı pandemi sürecinde takımı petro-dolar bir Arap şeyhine 350 milyon dolara satmış. Bunu bay en başkana rapor etmiş. Bay en başkan da bu konuyu maliye bakanı ile görüşün, demiş. Görüşmüşler ve ortaya şampiyonluktan daha büyük bir piyango çıkmış. Şayet Trabzonspor şampiyonluk inadını bırakırsa şampiyon olmuş gibi 50 milyon doları kasasına indirecekmiş. Sonrasında ise Trabzonspor'u sahada cin çarpmış gibi hiçbir anlam veremediğimiz müsabakalar izledik. Sonra Hüseyin Cimşir'in yerine dördüncü sınıf bir pratisyen teknik direktör getirdiler. Yetmedi, takımın en iyi futbolcuları olan Jose Sosa ve PhillipNovak'ı Fenerbahçe'ye kaptırdılar. Bununla da kalmadılar, geçen yıl gol kralı olmuş Norveçli AleksandrSörloth'uSkapin'in Dolapları türü bir tiyatroyla Alman kulübü Leipzig'e gönderdiler.

Peki sonra ne yaptılar. Önceki yazılarımda yazdım. Bu İngiliz'in Trabzonspor'a gelmesinin tek amacı var. İngiltere PremierLigteki kazmaları formda tutacak bir pilot takımı. Latin Amerika'dan alınan topçular için ben ''kazma'' derken bana ''Ama hocam bekleyip görelim!'' diyenler daha bilmiyorlar ki, ben kırk yıldır bekliyorum zaten! Kısaca Trabzonspor'da durum bu. Şampiyonlukları el altından servete çevirme, en iyi yetenekleri satıp takımı kazmalarla doldurma ve ortalıkta da görünmeme. Eh bu kadarını Zigana dağındaki çobanlar da yapar, zor bir iş değil!

Gelelim sahadaki futbola...

İlk hafta Beşiktaş'a mağlup oldu Trabzonspor. Nedeni yukarıda anlattığım vasatlaşma. Beşiktaş müsabakasında Eddie Newton Efendi Trabzonspor'u Sörloth varmış gibi oynattı ve mağlup oldu. Denizlispor müsabakasında ise forvetteLineker ya da İanRush varmış gibi oynattı berabere kaldı. Pele ya da Maradona varmış gibi oynatırsa demek Trabzonspor bu sezon ilk galibiyetini alacak, gibi görünüyor sayın okuyucular.

Gelelim Denizlispor müsabakasına. Tam beni bu güzel havalar ve de Trabzonlu ağalar mahvetti müsabakasıydı. Trabzonspor'un hücumdaki aksiyonunun ne olacağını bilemiyoruz çünkü sahada uçaktan az önce inmiş iki Eddie Newton misafiri var. Hücum anlayışı Baker pişirecek diğer İngiliz Akobe yiyecek, atacak yani! It is English stylebaby! Beşiktaş karşısında ilk yarıda rakip kaleye şut çekemeyen takım nihayet Denizlispor kalesini 23. dakikada Abdulkadir Ömür ile yokladı.

Her şey bu denli kısır olunca ister istemez oyundaki diğer malzemeye bakma k zorunda kalıyoruz. Denizlispor ceza sahası içinde bir yan topta Hüseyin Türkmen'in omuzuna bastılar. Volkan Bayaslan görmedi, VAR'daki eyyamcılar da uyarmadı. Nwakaeme'yi ceza sahası içinde topa dokunmadan arkadan müdahale ile bozdular, hakem doğru karar verdi, sonra VAR'ın eyyamı ile gitti o kararı lağvetti. Oysa hep aksi oluyordu. VAR'a giden penaltı yumurtluyordu, Volkan Bayarslan horoz gibi yumurtlamadan döndü.

Trabzonspor adına oyunu kuran Abdülkadir Ömür'ü Denizlisporlu topçular sürekli bozuyor. Ve futbol bitiyor sahada. Ama kazma hakem sadece izliyor. Sonra da Türkiye'de futbol öyle, futbol böyle teraneleri! 

Nwakame ilk yarıda sahadaydı ama Newton'un oyun taktiği Nwakaeme sahada yokmuş gibi iki İngiliz üzerinden işledi.

Abdülkadir'in ofsayt gerekçesiyle iptal edilen golünde canlı yayında çizgi çekilmiyor, sonrasında çekilen çizginin fotoşop olmadığı ne malum!!!

Denizlispor sahada on kişi kalmış, oyun kilitlendi ama Eddi Newton Efendi 85. dakikaya kadar oyuncu değiştirmiyor.

Denizlispor'da en enteresan şey Latin Amerikalı topçusu Sagal'ın saç modeliydi. Bu kadar vasat bir futbola tahammül etmek için daha önce Federal Almanya, Brezilya ve Maradona'yı hiç izlememiş olmak lazım. Yazık bu kazmalara harcanan milyon dolarlara!

Bu kadar ucuz penaltıların çalındığı bir ligte hakem Volkan Bayarslan son olarak Serkan Asan'a Denizlispor ceza sahası içinde siyahi bir futbolcunun koluyla yere indirmesini fiilden bile saymadı. Oysa Newton yasalarına göre net bir penaltıydı.

Sonuç; Trabzonspor bu vasatlığa aşama aşama geldi. Şimdi de bu aşamaya gelene kadar karar verenler o vasatlığın görkemini yaşıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar