Vekiller, harikalar diyarında!

   Gazeteci Hasan Bahadır, sosyal medyada bölge milletvekillerine verdi veriştirdi. Bahadır, vatandaşın büyük bir sıkıntı içerisinde olduğunu belirterek, ‘Vekillerimiz Alice harikalar diyarında turluyorlar’ dedi.
Bahadır’ın yazısı şöyle;
‘Halk bugünlerde dolabını nasıl dolduracağının, faturalarla nasıl baş edeceğinin, ev sahibinden laf yemeden kirayı nasıl ödeyeceğinin, kredi taksitini yatırmanın hesaplarını yapıyor.
Ama kendilerini temsil etmek için seçtikleri vekiller Alice harikalar diyarında turluyor.
                                     
bdce14f4-36d0-4b2a-8dfb-b7ae76559487.jpg   İslâmî değerlere sahip çıkan, muhafazakâr ve geleneksel yapıya laf getirmeyen, ahlak ve aile mefhumlarını kutsamış, Ak Parti'nin küçük ortağı konumundaki bir partiye mensup olan MHP’li, gürültü çıkarmaktan başka bir işe yaramayan Cemal Enginyurt geçtiğimiz günlerde bir tartışma esnasında İYİ Partili İbrahim Halil Oral'a açmış ağzını, yummuş gözünü.
Aileden girmiş, en kutsallarından çıkmış...
Hoca gaz çıkarırsa cemaat altına pisler misali, vekil böyle olunca acaba millet nice olur?
                                   
Trabzon'da da bir Ak Parti vekili Adnan Günnar var ki.
Corona sonrası yapacağı fantezilerini sosyal medya hesabından paylaşırken, Akçaabat'ta köfte, Boztepe'de çay, yaylada horon hayallerinin peşine düşüyor.
Bir de bunu hiç sıkılmadan yapıyor.
                                       
Memleket yangın yeri.
Vekillerin ise bireysel düşünce yapısı, bencillikleri, kaprisleri, kibirleri, burunlarından kıl aldırmamaları işlere tuz biber oluyor.
                       
Ey vekiller!
Ülke ve halkınız için zahmet edip de elinizi taşın altına koymuyorsunuz, bari oturun oturduğunuz yerde, kendinizi gereksiz deşifre etmeyin.
Siz bacak bacak üstüne atıp, keyif çatarken, çaresizlik içerisinde çırpınan, nevri dönen insanları iyice çileden çıkarmayın.’

 Şerafettin Konak!
 bbbbbbbbbbbbbbbb.jpgTrabzon’un en deneyimli ve saygın hukukçularından biri olan Mustafa Ustaömeroğlu, Kuzey Ekspres’in en sadık okuyucularından biridir. Trabzon’da olup bitenleri Kuzey Ekspres’ten takip ettiğini söyleyen Mustafa abimiz ara sıra da olsa eleştiri yapmaktan kaçınmaz. Dün gazetemiz yazarı Hasan Kurt’u arayan Mustafa Ustaömeroğlu, ‘Son günlerde bazı haberleri atladığınızı görüyorum. Gazetede önceki gün hayatını kaybeden Bizim Şerefattin Konak ile ilgili bir haber okumadım’ dedi.
  Mustafa abimiz eleştirisinde haklı. Şerafettin Konak, Trabzon beyefendisi bir ticaret erbabı. Trabzon’da STÖ’lerde ve yardım derneklerinde uzun yıllar görev yaptı. Uzun Sokak’ta turladığımızda mutlaka mağazasına uğrar, siyasetten, sosyal olaylara sohbet ederdik. Şerafettin abimize Allahtan rahmet ailesine başsağlığı dileriz.
 

Kadın vekillerin kocaları ve Ali Ayvazoğlu!
   Trabzon’un ilk kadın milletvekili Seniha Hızal’dır. 8 Şubat 1935 tarihinde yapılan seçimde TBMM’ye giren 17 kadın milletvekilinden biri olan Seniha Hızal’dan sonra meclise giden ikinci vekil bildiğimiz kadarıyla Safiye Seymenoğlu idi. Safiye hanımdan sonra Ayşe Sula Köseoğlu ve son olarak da Bahar Ayvazoğlu vekil oldu.
Safiye Seymenoğlu vekil olduktan sonra kocası Ankara’da bir kurumun amir veya müdürlüğüne getirilmişti.bcaa63d2-ef27-4fde-816a-b7c6a49ee1b2.jpg O günlerde bu olay epey gündem olmuştu. Ayşe Sula Köseoğlu’nun kocası Prof. Dr. Mustafa Köseoğlu KTÜ İİBF’de öğretim üyesi idi. Dekan oldu. Daha sonra kendi isteğiyle devam etmedi. Kocası KTÜ Makine bölümünde öğretim üyesi olan Ankara milletvekili Trabzonlu Aşkın Asan vardı. Aşkın hanım vekil olduktan sonra kocası KTÜ’den Türk Standartlar Enstitüsü Başkanı oldu. Asan, halen bu görevini sürdürüyor.
  AKP Trabzon milletvekili Bahar Ayvazoğlu, partide sekreter olarak işe başladı, teşkilatlarda görev aldı, kadın kolları başkanlığı yaptı ve son seçimde de milletvekili oldu. Bahar hanımın kocası Ali Ayvazoğlu, Trabzon Belediye eski başkanlarından Asım Aykan döneminde işçi olarak belediyede işe başladı. Atatürk Köşkünde bilet kesti. Kendini yetiştirdi. Sonra Ortahisar Belediyesinde bir yıl kadar özel kalem müdürlüğü yaptı. Özel kalem müdürlükleri sınava girmeden memur olma yerleri olduğu için Ayvazoğlu, memur oldu ardından da Trabzon Kültür ve Turizm Müdürlüğüne atandı. Şimdi de Ankara Kültür ve Turizm İl Müdürlüğüne tayini çıktı! Ali Ayvazoğlu, uzun yıllar turist rehberliği yaptığından turizm sektörünü bilen biri. Ali Ayvazoğlu’nun Ankara’ya tayin olmasının doğru bir iş olduğunu söyleyebiliriz. Bunu söylerken de kocaları veya hanımları farklı illerde çalışanların da aynı şekilde bir kentte, ilçede görev yapmaları gerekir. Ali Ayvazoğlu’na yeni görevinde başarılar diliyoruz.
                                               
 *****************
    Corona, Kanal İstanbul, ekonomik kriz, dünyaya yardım dağıtan Türkiye Cumhurbaşkanlığı, olayları arasında unuttuğumuz çok önemli bir gerçek var, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin güneyinde Irak-Suriye hattında ve Libya'da neler oluyor?
  Büyük, çok büyük devletimiz Rusya ve ABD ittifakına hak etiği dersi verdi mi? Orada bulunan kınalı kuzularımız büyüdü Koç oldu mu? Parayı verenin yaşamayı satın aldığı, para bulamayanların canlarını vererek para aldığı düzen bitti mi? Dünyanın ilk "Ebabil kuşu" saldırısını gerçekleştiren İHA'larımız Ortadoğu problemini lehimize çözdü mü?
  Aktrollerin YOUTUBE üzerinden paylaştığı, kendimizi dev aynasında görmemizi sağlayan video paylaşımlarına bakarsak dünya elimizde oyuncak olmuş. Yandaş medyaya göre zaten corona ile en iyi mücadeleyi veren ülkeyiz, kriz bizi teğet geçecek, Kanal İstanbul bitti, Libya ihvancıları ile yapılan antlaşma sayesinde Doğu Akdeniz problemi halledildi.
  Ben de siyaset yazmayacaktım ama rahat duramıyorum. Ablamın dediği gibi; "Markette 25 kuruşa poşet satan devlet" dünyaya nasıl yardım eder, düşünmeden edemiyorum. Biz birlikte Türkiye'yiz. Ve hepimiz eşitiz, haklısınız ben de öyle düşünüyorum. Hatta torunumun yaş gününde parmağına minicik bir elmas yüzük taktım, KDV’si 0 siz de takın!
Evet insanlarımız eşit, doğru. Ama uçağı kaçırınca veya diğer yolcuları bekletince rahatsız olup kendine uçak satın alan Acun'ların sınıfı daha fazla eşit galiba.
"Sağlıkçılar ölüyor ama kendi bilgisizlikleri yüzünden"
diyen iktidar bürokratlarımız Tıp Eğitimimizin yerlerde sürüklendiğini acı bir örnek olarak önümüze serdi!!!!!!!!, DİB lığı yönetim üzerinde TSK'dan daha etkili......vs.vs.vs.vs.vs.vs.......
Kışın geleceği Ağustos sonunda yaprakların sararmaya başlaması ile kendini gösterir. Anlayana elbette! Ağustos böceği şarkı söylemeye devam eder.
(Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

Önceki ve Sonraki Yazılar