Verde İtalya ve Yeşilyurt Otel!

   Trabzon Kültür ve Turizm eski müdürü, gazetemiz yazarı İsmail Kansız’ın, ‘Cenevizliler Çömlekçi ve Meydan’ı niye yaktılar’ başlıklı yazısını okurken aklıma, kent merkezindeki Trabzon’un Cumhuriyet öncesi ve sonrası en görkemli oteli ve restoranı olan Yeşilyurt geldi.
Trabzon’da Cumhuriyet öncesinde Rumların yanı sıra Fransızların, Amerikalıların, İtalyanların, Rusların ve Almanların konsolosluk olarak kullandıkları binaları vardı.
Uzun zamandır, Necip Fazıl’ın da Trabzon’da bir bankada memur olarak çalışırken, kaldığı ve ünlü ‘Yağmur’ şiirini yazdığı Trabzon’un göbeğindeki Yeşilyurt Oteli hakkında bir yazı yazmayı düşünüyordum.  İsmail’in yazısı bu yazıyı yazmama neden oldu…

Yeşilyurt Otel ve restoranı, uzun süre Kafato ailesi ile İbrahim beyin işlettiklerini biliyordum. Ancak binayı bir Türk’ün mü yoksa gayrimüslim birinin mi yaptığını bilmiyordum. 
Trabzon’un son yüzyılı konusunda zaman zaman görüştüğüm isimlerin başında Burhan Genç, Cengiz Ongan gelir. Yeşilyurt otelinin tarihi hakkında da Genç ve Ongan ile görüştüm. Anlattıklarının bir bölümünü bilmeme rağmen, bilgileri teyit etmiş oldum.
*
 
  ‘Yeşilyurt otelinin ilk adı Verde İtalya imiş… Oteli, bir İtalyan yaptırdı. Bu İtalyan Kafato ailesinden biri miydi netleştiremedim. Ancak, oteli ve restoranını Anesti Kafato ile birlikte İbrahim Göksel işlettiğine göre yapanda tahminim o ki Kafato ailesinin bir ferdi! Oteli yaptıranlar, Trabzonlu ünlü bir Rum bankerden kredi kullanmışlar. Yani faizle para almışlar. Ödemede sıkıntıya düşmüşler ve otel, restoran ve zemin kattaki işyerleri Rum bankere geçmiş. Rum Banker de mübadele yıllarında Trabzon’dan ayrılmış. Otel hazineye kalmış.’
Gazete de bu satırlar yer aldı. Ancak daha sonra gazeteci büyüğümüz merhum Cevdet Alap’ın 1940’larda Yeşilyurt otel ile ilgili epey bilgi vermişti. Alap şöyle demişti; Bina Nemlioğullarına ait. I. Dünya Savaşı’ndan önce “Konstantinopol Palas” adıyla, o zamanın ecnebi ve zengin yerli Hristiyanların ve hatta yüksek seviyeli Türklerin devam ettiği lüks otel, gazino ve lokantasıydı. 1910’ların başındaki sahibi Lambo Ektenidi idi. Bu şehrin ecnebilerine mahfil olan bu otelin sonradan lokanta yapılan kısmı, o zaman gazino idi. Gazinonun ortasında bir bilardo salonu bulunuyordu. Usta bilardocular burada müsabakalar yaparlardı. Merdiven başındaki küçük oda ise Sultani son sınıf talebelerinin siyasi mahfili idi. Talebeler burada toplanır, siyasetten, edebiyattan müsabakalar, münakaşalar yaparlardı. Arada da bilardo müsabakası seyrederlerdi.. Talebeler otel kısmına giremezdi. Orada büyük kumar oynanır,  Otelin alt katında, yani Meydan’a bakan kısmında çeşitli ticarethaneler ve hatta meyhane bile vardı. Otelin orta katında yazıhaneler bulunuyordu. Sonradan Atıf Saruhan’ın ticarethanesi olan yer, o zaman Sabri Nemli’nin yazıhanesiydi. Otelin üst katında ise Ticaret Odası vardı.’
  Erzurum T. Ü. Öğretim üyelerinden Murat Küçükuğurlu Meydan bölgesiyle ilgili tarihi süreçten bugüne kadar geniş bir araştırma yaptı ve bunu da yayınladı. Bu araştırmada
‘1860’ların ortalarında Meydan civarında, sahile yakın bir yerde güzel bir otel vardı. Bu oteli işleten İtalyan, Kırım Savaşı’nda Osmanlı’nın yanında savaşa girmiş olan Sardunya Ordusu’nda görev yapmıştı. Anlaşılan bu kişi, savaştan sonra ülkesine dönmemiş ve Trabzon’da otel işletmeye başlamıştır. 1869’da Trabzon’a gelmiş olan Deyrolle ise Meydan’da, bir Fransız ve bir İtalyan tarafından işletilen bir otel olduğunu belirtir.
xxx
Bu bilgilerden sonra, Yeşilyurt otelini İtalyanların yaptığını söyleyebiliriz. Otel, 1900 lü yılların başında Rum banker Lambo Ektenidi’ye geçmiş, Bu geçiş te kuvvetle muhtemel, finans sıkıntısından kaynaklanmıştır.  Lambo Ektenidi’de otelin adını Konstantinopol Palas’ yapar.
Gazete’de otelin hazineye kaldığını yazmıştık.
Yeşilyurt otel, mübadele öncesi Hazineye kalmadı, Rum Banker’den Oteli dönemin en zengin ismi olan Kaptan Nemlioğlu aldı. Rum Banker Lambo Efendi de, Kostaki gibi bankalara borçlandı ve mülklerini Nemlioğlu’na sattılar.
xxxx
   Otelin restoranını uzun süre Anesti Kafato ile İbrahim Göksel işletmiş. Restoranın aşçılarından biri de Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’un babası idi. Yeşilyurt  Otel ve Restoran 1930’lu, 40’lı, 50’li yıllarda Anadolu’nun ‘1’ numaralı mekanıydı. Özellikle İran’dan Trabzon üzerinden İstanbul’a ve Avrupa’ya gidenler, otele ve restorana hayran kalırlardı. Trabzon’u neredeyse Paris’e eş tutarlardı. 
Yeşilyurt otel ve restoran o yıllarda gerçekten müthiş bir mekanmış.  Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel, 1940’lı yıllarda Trabzon’da birkaç aile dışında hiçbir mekanda, evde buzdolabı olmadığının, babasına buz almak için yakın akrabası İbrahim Göksel’in Anesti ile birlikte işlettiği Yeşilyurt restoranın buzdolabından buz aldığını söylemişti. Yeşilyurt restoranın içkili olması Trabzon’da bazı çevrelerin tepkisini de çekiyormuş. Restoranı işletenlerin, bu kesimi susturmak için devlete verdikleri vergi kadar da onlara para verdiklerini duymuştum.  
xx
Gazetede, ‘Hazine daha sonra Mülkü satılığa çıkarmış. Fındık tüccarı, müteahhit ve 1959 yılında Demokrat Parti’den kısa bir dönem belediye başkanlığı yapmış olan Hüsnü Aybay, mülkü satın almış… Hüsnü Aybay’ın konutu da Hacıkasım’da Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu binası idi.  Hüsnü bey, daha sonra mülkün otel, restoran ve zemin kattaki işyerlerini parça parça sattı. 
Yeşilyurt Otelin ilk adının Verde İtalya yani Yeşil İtalya değil de Verde Dormitorio olması gerekir. Çünkü, DormitorioTürkçe otel, yatakhane demek… 
Yeşilyurt’un adı da Verde Dormitorio’nun Türkçesi…
Gerçi o yılların Emniyet kayıtlarında otelin isminin farklı olduğu yazılı…’ diye yazdık.
Rum banker  Lambo Efendi’den oteli satın alan Kaptan Nemlioğlu’nun oğlu Ahmet Nemlioğlu oteli, 1940 lı yıllarda Yeşilyurt oteli Hüsnü Aybay’a sattı. Kaptan Nemlioğlu’nun oğlu Ahmet bey 1947 yılında da Köşkte Kostaki’den satın aldıkları köşkü Nejat Ongan’a satmıştı.
Yeşilyurt’un ilk adının sözlü kaynaklardan aldığımız bilgiler doğrultusun da ‘ Verde İtalya’ olarak yazdım. Ardından da otelin adının Yeşilyurt Otelin ilk adının Verde İtalya yani Yeşil İtalya değil de Verde Dormitorio olması gerekir. Çünkü, DormitorioTürkçe otel, yatakhane demek…’ diye yorum yaptım.
Trabzon’da 1880’lerin ortalarında “Hotel d’Italie” isimli bir otel vardı. 1891 tarihli Fransızca Ticaret Yıllığı’nda, İskele yolu üzerindeki “D’Italie et Belle Vue” isimli otelin Dimitri tarafından işletildiği belirtilmektedir.  Muhtemelen bu otel, yukarıda belirtilen “İtalya Oteli” ile aynı oteldir. Diğer taraftan, 1890’ların ticaret yıllıklarında ismi geçen tek otel budur.
1890 Ticaret yıllıkların ismi geçen tek otel buysa, bu otelin Yeşilyurt Oteli olma ihtimali yüksektir.
 
*
 Otelin Rum bankere geçmesi tahminim o ki Rusların Trabzon’dan çekildiği yıllara rastlar. Çünkü o tarihlerde Anesti Kafato Rusya’ya kaçmıştı. Mondros mütarekesi sonrası Anesti Trabzon’a dönmüştü. Rusya’da bir yıl kalmıştı. 
Gerçi Emniyet Genel Müdürlüğü arşivlerinde, Anesti’nin Trabzon’a döndükten sonra İbrahim Efendiyle meydanda Baba Namık otelinin ve restoranın işletmecisi olduğu yazılı. Bu Baba Namık Oteli ve restoranı Yeşilyurt muydu onu bilemiyorum. Yine Emniyet Genel Müdürlüğü arşivinde, Lokantada da daha çok muhtediler (İslam dinine geçenler) ve gayrimüslimler istihdam edildiği, son yıllarda da yerlilerin çalışmaya başladığı yazılı. Kayıtlarda ayrıca ‘Frenk mahallesindeki Köroğlu Sokak Numara 23’deki otel ve lokantanın müşteri yelpazesi geniştir. İşletme başta Trabzon’un eşrafı olmak üzere Kamu görevlileri, ecnebiler ve hariçten gelenlerin uğrak yeridir. Yine EGM arşiv kayıtlarına göre Anesti otel ve lokantayı vefat ettiği 10 Ekim 1955’e kadar çalıştırmış’ deniliyor.
Yine gazeteci Cevdet Alap, Anasti’nin önce Namık Baba lokantasında çalıştığını ve daha sonra  İbrahim Göksel ile birlikte 1930’larda Yeşilyurt otelin lokantasını  açtıklarını ve otel işine girdiklerini ve Yeşilyurt Oteli ve Lokantası, Cumhuriyet döneminin en büyük ve en lüks işletmesi haline geldiğini, Trabzon’a gelen en ağır misafirler burada kaldıkları gibi, şehre gelen devlet adamlarına burada ziyafet verildiğini 1940 yılına kadar Yeşilyurt’ta  461 ziyafet verildiğini yazar.
 
*
 Kayıtlarda bir başka ayrıntı daha var. O da; ‘1953 yılında Trabzon’da görev yapan İtalyan konsolosu KonstantinLongobardi, Trabzon’dan ayrıldığında konsolosluk vekaletiniAnesti’nin damadı Roidi Gilles Giulo’ya bırakıyormuş. Giulio, 2. Dünya savaşı yıllarında Trabzon’a gelmiş o dönemki konsolos vekili Carlo Ponzi’nin himayesinde fındık tüccarlığına başlamış. Daha sonra Anesti’nin kızı Louise ile evlenmiş. Kayınpederinin otel ve lokanta işlerine yardımın yanı sıra bir İtalyan firmasının vapur acenteliğini almış. Uzun süre kayınpederi ile aynı evi paylaştıktan sonra kayınpederi ona Uzun Sokak 29 numaralı evi satın almış ve oraya taşınmış. Konsolosluk vekaleti ona bırakılınca eve levha ve İtalyan bayrağı asmış’ şeklindeki bilgi.
Bu ev yanılmıyorsam Şehir Kulübünün karşısında, Polis merkezinin doğusundaki yapıydı. 
EMG arşivindeki bilgilere göre, Anesti’nin kardeşi DimitroMimiko ise devlet tarafından uzun yıllar takip edilmiş! Mimiko, abisi Anesti’nin işettiği otelin altındaki dükkandaşarap, sirke işi yapıyor. Yine kayıtlarda Mimiko’nun 1948 yılında Anadolu Hanın arkasında (muhtemelen Horon otelinin yerinde veya bitişiğinde) sirke şarap işi yaptığı yazılı. 
*
 
1in-jb5w-400x400.jpgYalnız Trabzon’un değil Anadolu’nun da bir dönemler ‘1’ numaralı mekanı olan Yeşilyurt otel ve restoranı ile ilgili şimdilik ancak bu bilgileri verebiliyorum. Yazdıklarımda hata veya eksikler varsa, Yeşilyurt otel ve restoran hakkında bilgi sahibi olanların katkı yapmasını bekliyorum. 
 
Hasan KURT


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum