Mikdat Kadıoğlu

Mikdat Kadıoğlu

Virüslü çöl tozu geliyormuş!

Maçka’nın bir köyünden çıkıp Amerika’ya kadar gidip atmosfer ve afet yönetimi okuyunca memleketin havası nerdeyse bizden sorulur hale geldi. Böylece bu günler önüne gelen Türkiye’nin her tarafına çölden virüslü toz geliyormuş ne yapalım diye soruyor. Çünkü, Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünden emekli öğretim üyesi Prof.Dr. Ahmet Cemal Saydam, Pazar gününden itibaren Sahra Çölü'nden çok yoğun toz çıkışı beklentisi olduğuna dikkat çekerek, "Kesinlikle önümüzdeki hafta dışarı çıkmayın. Pencerenizi bile açmayın" demiş.

 

Deniz bilimci ve kimyacı Cemal Hoca’yı çok eskiden beri tanırım. Toza kafayı takmış bir kere. Eskiden çöl tozunu uçaklardan hava savurup yağmur, hatta kar yağdıracağını bile iddia ederdi. Konferanslarda söz alır hocam senin kum, eksi 12 derecede işe yarıyor. Halbuki, eksi 4 derecede işe yarayan başka maddeler var. Seni kumu kim, neden kullansın ya. Hoca bu tür şeylere hiç aldırış etmez hep benim kumum özel ve hatta gizli bir yerden derdi. Bir de benim adım Cemal, Türk olmasaydım beni el üstünde tutardınız filan deyip işi duygusala da bağlar alkış alırdı.

 

Hoca çöl tozları olan günlerdeki yağışların çok faydalı olduğunu da söyler. Hz. Mevlana’nın Nisan Yağmuru tası gibi içilmesini de önerirdi. Ayrıca o yağmuru başına sürenin saçları gürleşir, kel ise saçları geri çıkarmış. Ama lütfen dikkat. Hocamızın da saçları dökülmüş durumda. Hani kelin ilacı olsa başına sürerdi misali bir durum. Ayrıca sanayi devriminden sonra yağmur suyunun da kimyası çok bozuldu. Yağmur artık bildiğiniz yağmur değil. Yağmuru saf su olarak düşünen yanılır. Yaptığımız kimyasal analizlerde özellikle ilk yarım saatteki yağışlar asitli. Yani asit yağmuru.

 

Şimdi hoca işi ilerleterek çölden fırtınayla gelecek dediği toza bir de virüsü ekledi. Koronavirüslü toz fırtınası geliyor dışarı çıkmayın ve hatta pencerenizi bile açmayın aman aman! Hocanın bu uyarısı sosyal medyada aynı koronavirüsü salgını gibi hızla yayıldı. Böylece bana da, “çöl tozu geliyor yandık bittik” diye mesaj ve telefonlar yağmaya başladı. Bu tozlu korona uyarısını yapanın Cemal Hoca olduğunu öğrenince önemsemedim. Ama toz taşınım modellerine yine de bakıp herhangi bir çölden ülkemize toz taşınımı var mı diye de baktım.

 

Toz tahminlerinde ciddi bir toz taşınımı yok. Bu durumda herhalde emekli hocamız, koronalı günlerde çok yalnız kalmış. Yani hoca dostlar beni hatırlasın babından kendini hatırlatmış anlaşılan diye düşündüm. Ama konu hala gündemde. Hafta sonu geldi geçti toz fırtınası filan görülmedi. İçinde bulunduğumuz bu hafta içinde de ufukta toz fırtınası filan görülmüyor.

 

Diyelim ki her zamanki gibi çölden bize bir toz fırtınası geliyor olsun. Örneğin Çad çölünde koronalı bir hasta kumun üzerine öksürdü. Sonra rüzgar o kumu hava savurdu. Kumun üzerine binen virüs de yola çıktı geliyor. Güneşin altında ve cansız bir kum üzerinde bu virüs kaç saat hayatta kalır? Yani Türkiye’ye canlı ulaşması mümkün değil.

 

Bütün bunları niçin yazdım: 1. Bu yanlış haber siz kıymetli hemşerilerimin canını sıkmasın, 2. Her önüne gelenin konuştuğu bu “yanlış bilgi çağında” lütfen seçici olun. Unvanına filan bakarak uzmanı olmadığı konuda konuşan kişilere prim vermeyiniz...

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum