Viyana’dan Trabzon’a, Trabzon’dan Rahmi Koç’a!

Hafta arası Avusturya’nın başkenti Viyana’dan Trabzon getirilen paha biçilmez büyük kristal avizenin akıbeti ve bir de Almanların Trabzon’da yaptırdıkları ilk bina ile ilgili iki satır yazacağımı belirtmiştim.
Trabzon ve bölgenin 1900’ün ilk yıllarında en zengin ve nüfuslu Türk ailelerinin ilk sırasında Nemlioğulları gelir. Nemlioğulları o yıllarda ve daha sonraları o kadar ün yapmışlardı ki, Osmanlı İmparatorluğunun her köşesinde hatta dış ülkelerde bile tanınırlardı.

Nemlioğullarının Trabzon’da bir de bankaları vardı. Osmanlı, son yıllarında bölgedeki memur maaşlarını veremez hale gelmiş ve iki yıl Nemlioğullarının, memur maaşlarını bile ödediği söylenir.

Viyana’da büyükçe haşmetli ve değerli kristal salon avizesini Trabzon’a getirten isim Kaptan Nemlioğlu’dur. Kaptan bey, Viyana’dan getirttiği avizeyi Tekke Mahallesindeki büyük binanın geniş salonuna taktırmış…

90 küsür yaşında vefat eden oğlu Ahmet Nemlioğlu ile Atatürk Alanının batısında Trabzon’un karakutusu olarak bilinen merhum Terzi Alpaslan’ın dükkanında zaman zaman sohbet etmiştik.

Kaptan Nemli’nin üç oğlu üç de kızı vardı. Oğulları İhsan, Murat ve Ahmet… Yanılmıyorsam İhsan beyin çocuğu yoktu. Ahmet Nemli bey de evlenmemişti. Murat bey de gazeteci ağabeyimiz merhum Ziyad Nemli’nin babası… Murat bey ile bir olaydan ötürü ailenin arası pek de iyi değildi.

Nemlioğlu ailesinin işleri Cumhuriyet sonrası iyi gidip gitmediğini bilmiyoruz. Bildiğimiz  koca servetin, malın mülkün yarım yüzyıl içerisinde uçup gitmesidir… Kaptan beyin yaşamı hakkında detaylı bilgimiz yok ama asilzade gibi yaşadığını söyleyebiliriz. Oğlu Ahmet bey, giyiminden kuşamına ve yaşamına farklı biriydi. Değil Trabzon’da İstanbul’da bile onun gibi giyinen ve yaşayan yok gibiydi. Ahmet beyin gençliği ve okul hayatı İstanbul’da geçti. Türkiye’nin sanayi devi Vehbi Koç’un oğlu Rahmi Koç ile okul ve gençlik arkadaşıydı. Vehbi bey, yıllar önce bir tv programında Cumhuriyetin ilk yıllarındaki zenginleri ve etkin aileleri sayarken Nemlioğullarına ilk sırada yer vermişti. Rahmi Koç, Trabzon’a geldiğinde Ahmet Nemli de kalır, Ahmet bey ise İstanbul’da çoğu zaman Rahmi beyin misafiri olurdu.

*******

  Trabzon’da 1900’lü yılların başında çok sayıda Rum banker ve tüccar da vardı. Kostaki, Gabayani vb gibi. Gabayani, köşkün zirvesinde bugün Atatürk Köşkü olarak ziyaret edilen yapıyı Kostaki’nin birkaç yüzmetre deniz tarafında yaptırdığı konaktan önce yaptırmıştı. Kostaki, konağının temelini 1908’de attırmıştı.

Merhum Ahmet Nemli, bir gün bana ailenin Trabzon’daki mülklerini saymıştı. Trabzon kent merkezindeki önemli mülklerin çoğu bir dönemler onlarınmış!

Nemli, Köşkteki Kostaki Konağını babası Kaptan beyin İstanbul’da Pera Palas’ta Kostaki’den satın aldığını söylemişti.

Ahmet Nemli bu olayı fındık sektörünün önemli isimlerinden Nihat Cirav’a da anlatmış. Nihat Cirav, Kostaki’nin kardeşinin o yıllarda fındık işi yaptığını ve iflasın eşiğinde olduğunu, Trabzon’daki ‘iş ltd.’ adlı bankaya veya bankerlik şirketine 10 bin lira borçlu olduğunu, Kaptan Nemli’nin 10 bin lira borcu kabul edip Köşkün ikinci muhteşem konağını Kostaki’den satın aldığını söyledi. Cirav’ın o yıllar dediği tarih, tahminimiz o ki 1920 öncesi veya sonrası olsa gerek!

Cirav’a, Ahmet Nemli’nin babası Kaptan Nemli’nin Viyana’dan getirttiği büyük avizeyi daha sonraları, Rahmi Koç’a hediye etmiş, doğru mu dedik.

Cirav, ‘Evet, Ahmet abi bunu bana da söylemişti. Yalnız, Kristal Avize mi? Halılar, Konağın içinde ve bahçesindeki heykeller vs. bazılarını sattı, bir kısmını da hediye etti. Rahmi bey, Ahmet beyin çok yakın arkadaşı idi. Arkadaşlıkları herhalde Kaptan beyle Vehbi beyin dostluklarından geliyordu’ dedi.

Ahmet Nemli, köşkteki Kostaki konağını bir ara iki orman mühendisine kiraya verdi. 1947 veya 48 yılında da merhum Nejat Ongan beye sattı. Nemlioğulları yalnız Köşkü değil bir ara Fatih Eğitim Enstitüsü olan Tekke Mahallesindeki tarihi bina başta olmak üzere Trabzon’un farklı yerlerinde hatta İstanbul’da onca mülkü sattılar.. Ki, Ahmet Nemli, Beşiktaş Kız Lisesi olarak hizmet veren binanın, İstanbul’daki yazlık mekanları olduğunu ve devlete sattıklarını söylemişti.

                                               *******

  Soyadı kanunundan önce Hacıalihafızzadeler olarak bilinen Ongan ailesi de Trabzon ve bölgede Nemlioğulları kadar güçlü ve nüfuslu idiler.

Hacıalihafızzadeler, ticarete bildiğimiz kadarıyla 1800’lü yılların ortalarında başladılar. Aile milli mücadele yıllarında fırtınalı bir süreçten geçti. Ailenin bugünkü neslinin dedeleri, anneleri İstanbul ve yurt dışında okudu, hatta yurt dışında doğan bile var. Mesela Nejat Ongan’ın eşi ve amcası Mehmet Salih Ongan’ın (ecz. Mehmet Ongan’ın dedesi)  kızı Firuzan hanım, Marsilya’da doğdu, ilkokula orada başladı. Robert Kolejinde okudu ve 1937 yılında mezun oldu. Nejat Ongan’ın diğer iki kardeşinden Hazım Ongan, Belçika, İsviçre arasında mekik dokudu, fındık işi yaptı. Forum Alışveriş Merkezinin doğusundaki 65 dönümlük araziyi Trabzon Belediyesine hibe etti. Ali bey ise İstanbul’da yaşadı, ticaret yaptı. Nejat bey de önce İzmir’de kuru incir ve üzüm ticareti yaptı ve ikinci dünya savaşı yıllarında Almanya’ya ihraç etti. 1940’lı yıllarda baba toprağına dönüş yaptı. Trabzon’a geldikten sonra fındık işinin yanı sıra un fabrikası kurdu. Değirmendere’de fabrikası için elektrik üretti. Nejat beyin oğlu Ferdi Organ, İngiltere’de okudu, babası vefat ettikten sonra ticarete nokta koydu.
  Trabzon’da fındık, kırma, işleme ve ihraç işinde son yıllara kadar Almanlar vardı. Bölgedeki tüm fındık fabrikalarını Almanlar kurdu veya kurulması için destek verdi, diyebiliriz. Almanların Trabzon’daki fındık fabrikalarından ilki Moloz’da, merhum Nejat Ongan beyin 1950’li yıllarda Almanlardan satın aldığı binadır. Üç katlı bu bina döneminin en iyi yapılarından biridir ve hala daha öyledir. Alman mimar Bruno Taut ise Trabzon’daki ikinci Alman yapılarından birine imza attı. Bu yapı Trabzon Lisesidir. Bu arada unutmadan söyleyelim, tuğla fabrikalarında da Almanların izi vardır.

Bu hafta bu kadar…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar