Vize Ofisi, Pontus ve talihsiz açıklama!

   Trabzon’da çok sayıda Avrupa Birliği ülkesinin fahri konsoloslukları ve vize ofisleri var. Sayıları 10’un üzerinde. Trabzon ve bölgeden Avrupa Birliği ülkelerinden birine gidecek olan TC vatandaşı, vize için İstanbul veya Ankara’ya gidip beklemeyecek, masraf yapmayacak Trabzon’daki vize ofisine başvuracak ve bir süre sonra vizesi gelecek, istediği Avrupa ülkesine gidecek. 
  Yunanistan da Trabzon Zorlu Grand Otelin zemin katında 10 m2’lik bir vize ofisi açtı. Bana göre çoğu sözde milliyetçi ve de muhafazakar olan meslek odası ve dernek temsilcisi tepki gösterdi. Açıklamada imzası bulunan meslek odası ve dernek temsilcilerinin büyük çoğunun işi bildiklerini de sanmıyorum. Öylesine tepki! Laf olsun, torba dolsun misali.
   Vize ofisine tepki gösterenler, Türkiye’nin Selanik’te konsolosluğu olduğunu da unutmuşlar.
   Trabzon’da yıllar önce de benzer bir çıkış olmuştu. O zaman da sözde milliyetçi ve muhafazakarlar uzaktan kumanda ile Trabzon limanına gelen gemiye tepki göstermişlerdi. Hem de Patrik Bartholomeos’a ve gemidekilere! Hemen hemen bugünkü gerekçelerle. 
   Peki o zaman tepki gösterdiler de ne oldu? Üç-beş yıl sonra Sümela’da ayin yapıldı. Ayini Bartholomeos yönetti. Trabzon’a yerli ve yabancı binlerce turist akın etti. Sümela Manastırı bir kaç yıl önce onarıma alındı. Yakında açılacak. Yine gelecekler ve gelmeliler de!
Bu kesim Ayasofya için de yaygarayı basmışlardı. Altın yumurtlayan tavuk olarak nitelendirilen Ayasofya’nın yarısını cami, girişi de ücretsiz yapıldı. Kaybeden de Trabzon oldu. Ayasofya’nın cami olması için mangalda kül bırakmayanlar, Ayasofya’da gösteriş için birkaç vakit veya Cuma namazı kıldılar. O kadar! Fatih’in camiye çevirmediği Ayasofya fethin sembolü imiş. Geçin bu hikayeleri!
Çok sayıda meslek odası ve dernek adına yapılan bu açıklamaya imza atanlar, vize ofisinin neden açıldığını bilmedikleri için ‘Trabzon’dan Yunanistan’a yılda kaç kişi gitmektedir ki vize hizmeti Trabzon’da verilecektir?’ diyerek olayı farklı yöne çektiler. 
   Size ne Trabzon’dan Yunanistan’a, Avrupa’ya gideceklerden veya geleceklerden… Veya Yunanistan ile ticaret yapacaklardan! Ve ayrıca bu ofis yalnız Yunanistan’a da vize vermeyecek…
Pontusçuluk yeni bir olay değil. Yunanistan hükümetinin bu olayı temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp gündeme getirdiği doğrudur. Rusya’nın dağılmasından sonra bu ülkeden Yunanistan’a göçen Rumlar,    Yunanistan’da krize neden olmuştu. Yunan hükümeti de bu göçmenlerin gazını almak için bir proje ortaya attı. Tutmadı, yemedi, söndü gitti. Pontus faaliyeti ve emelleri ve de Ermeni iddiaları ile mücadele, vize ofisinin engellenmesi ile olmaz. 
   Tarihi ve geçmişi ile övünen Trabzon’un her geçen gün geriye gitmesinin nedeni; ülkede ve dünyada olup bitenleri takip etmeyen, tarih bilmeyen, ‘bedevi kültürü’nden beslenenlerin ve bu kültür ekseninde Trabzon’u dizayn etmek isteyenlerin iktidarın da desteği ile yol almalarıdır.  
   Büyük devletler ve bu devletlerin vatandaşları özgüvenli olur.
Türk Devleti çadır devleti değildir. Binlerce yıllık bir geleneği vardır. Küçük bir vize ofisi Türk devletine tehdit olamaz. Bu olayı tehdit olarak görenler, Türk Devletinin büyüklüğünü, kudretini idrak edemeyenlerdir. 

                                                          Hasan KURT

Moloz’daki Cami ve Yılmaz’ın 15 ay önceki paylaşımı!

   Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin faaliyetlerini günü günü takip eden Teoman Yılmaz,18 Ocak 2018 tarihinde Moloz’da Tabakhane vadisinin denizle buluştuğu dolgu alanında yaptırılan cami ve çevre düzenlemesi ile ilgili ilginç bir paylaşımda bulunmuştu.
   molozdaki.jpgYılmaz; caminin hemen ihale edildiğini, yer tesliminin yapıldığını ve inşaat alanın çevrildiğini belirttiği paylaşımda şöyle demişti;
‘Bu ne çabukluk, bun hız. Halkın derdi cami mi? Go kart pisti mi, Squash, kay kay pistimi, cafe mi, büfe mi, süs havuzu mu? Halkın öncelikleri neden sorulmuyor.  Önce bir komisyon kuruluyor, sonra eski bakanımız Erdoğan Bayraktar başında olduğu ikinci dernek kuruluyor. Ganita’dan Yenimahalle’ye kadar olan alanda çözülmesi gereken, katlı otopark, balıkhane, yük ambarları, karga şirketleri. Toptancı hali, minibüs, otobüs durakları, meyve sebze satanlar, kamyonet parkı, tuvaletler. Raylı sistem hattı, belediye otobüsleri depolama alanı, otoparklar, el sanatları pazarı,. Kadın girişimciler alanı.  Bunlar aklıma ilk gelenler… Ganita ile Yenimahalle arasında ödüllü proje yarışması ile bir çözüm getirecek sistem kurulsa, gelen projeler değerlendirilse, seçilecek üç proje halkın onayına sunulsa kim kaybeder? Belediye Başkanımız 2 dudak bir kafa sistemi, dernek başkanlarının ben bilirim sistemi kaybedecektir. Ortak akıl olmayan sisteme karşıyız. Trabzon olmuş antrenman sahası, hiçbir çözüm de halk yok. Yarış yok, ortak akıl yok’.
***

   Moloz dolgu alanındaki projede değişikliğe gidildi mi, gidilmedi mi? Bilmiyoruz. Bu projenin, kesinlikle doğru bir proje olmadığını söyleyebiliriz.
   Moloz ve çevresi ticari bir bölgedir. O çevrede işyeri sayısı konutun üç veya beş katıdır. Pazarkapı, Çarşı Mahallesi, Tabakhane vadisi Ortahisar’da nüfusu en az olan yerlerdir.
Moloz dolgu alanındaki yeni caminin çevresi kesinlikle yeniden planlanmalıdır… Akçaabat, batı ilçeleri ve Ortahisar köylerine yolcu taşıyan minibüsler için orada mutlaka bir ‘minibüsgar’ yapılmalı!

İmamoğlu’nun peşinde dolaşan gazeteciler!

imamoglunun.jpgCHP Köprübaşı eski ilçe başkanlarından Muhammet Sancak, İstanbul’dan aradı. Sancak, ‘Geçmişte Ekrem İmamoğlu’na olmadık hakaretleri yapan, yanlış haberler yazanlar bu gün Ekrem İmamoğlu’nun etrafında dolanıyorlar. Bu ne iştir. Bu ne aymazlıktır’ dedi.
İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun peşinden ayrılmayan, Trabzonlu gazetecilerin kimler olduğunu bilmiyoruz. Ancak tahmin ediyoruz. Ekrem İmamoğlu da aslında kimin kim olduğunu iyi biliyor… Bu arada İmamoğlu’nun çevresinde yalnız gazeteciler de dolaşmıyor. Onu da belirtelim…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar