01.08.2022, 09:42

YAĞMUR SUYUNUN HASADI (1)

• Hayvanat ve botanik bahçeleri,  kent ormanları gibi bahçesel sulamanın yoğun oldu

• Araba yıkama yerlerinde her gün onlarca araba ve kamyon yıkanmaktadır. Bir insanoğlunun en temel ihtiyaçlarından birisi sudur. İnsanlar yaşayış biçimlerini, yerlerini ve düzenlerini kısacası hayatlarını suyun varlığına göre değiştirmişlerdir. Su kaynaklarına ulaşım ve kullanım her zaman birincil etken olmuştur. Su kaynaklarının kirlenmesi ve bilinçsizce kullanımı, yanlış tarımsal uygulamalar, iklim değişikliği, çarpık kentleşme, nüfus artışı ve endüstrileşmeye bağlı olarak su tüketiminin artması günümüzde birçok ülkenin tatlı suya ulaşmasında sıkıntı yaratmaktadır. Küresel ısınmayla bağlantılı olarak dünya genelinde yaşanan sıcak yaz mevsimleri tatlı su kaynaklarına olan ihtiyacı gün geçtikçe artırmaktadır. Türkiye’nin sahip olduğu yarı kurak iklim, su kullanım alışkanlıkları, nüfus artış hızı ve su kaynaklarının mevcut miktarı göz önüne alındığında gelecek yıllarda su fakiri ülkeler arasında yer alması yüksek bir ihtimaldir. Dolayısı ile su kaynaklarının korunması için su tasarrufu çok önemlidir. Tatlı su kaynaklarına olan ihtiyacın artmasıyla birlikte yağmur suyu hasadı olarak adlandırılan, yağıştan gelen suyun farklı yöntem ve sistemlerle toplanması gibi alternatif yöntemler gün geçtikçe daha cazip hale gelmeye başlamıştır. Yağmur suyu hasadı sistemlerinin kullanımı, ekonomik kazanç elde etmenin yanında alternatif su kaynaklarının kullanımını teşvik ederek su kaynaklarının korunmasını sağlamaktadır. Bu yöntem, günümüzde dünyanın birçok ülkesinde uygulanıyor olmasına rağmen yakın zamanda su sıkıntısı çekecek ülkeler kategorisinde yer alan Ülkemizde, bu konu ile ilgili gelişmeler henüz yeterli seviyede değildir. Oysa yağmur suyunun binalarda kullanımının yaygınlaştırılması, farklı ülkelerde farklı teşvik ve yasalarla desteklenmektedir.

2017 yılında yürürlüğe giren, “Yağmursuyu Toplama, Depolama ve Deşarj Sistemleri Hakkında Yönetmelik” ve 23 Ocak 2021 tarihli Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile 2000 metrekareden büyük parsellerde inşa edilecek yapılara yağmur suyu toplama zorunluluğu getirilmesine karşın uygulamanın yaygınlaşması adına bu yöntemin devlet politikaları ile teşvik edilmesi ve devamımda denetiminin sağlanması gerekmektedir. Teşvik ve denetimden yoksun işleyen süreç uygulamaların sınırlı sayıda kalmasına neden olmaktadır. Yağmur suyu hasadı yöntemlerinin Ülkemizdeki kullanımının artması için aşağıdaki öneriler dikkate alınmalıdır;

•Ülkemize ait iklim, coğrafya, tüketim alışkanlıkları, politika, yönetmelikler, inşaat uygulamaları ve inşaat yapı malzemeleri, altyapı gibi etkenler göz önünde bulundurularak yerel ölçekli sistemler oluşturulmalıdır. Gelecekte su sıkıntısı yaşanması muhtemel bölgeler, nüfusa bakılarak belirlenmeli ve ülkenin illere göre yağış belirleme çalışmalarıyla yağmur suyu hasadı profilleri çıkarılmalıdır.

• Kamu binalarında ve ticari binalarda yağmur suyu hasadı sistemleri uyguladığında bireysel konutlara kıyasla daha fazla su tasarrufu sağlandığı için çatı alanı büyük olan bu tip binalarda yağmur suyu hasadı projelerine öncelik verilmelidir. Özellikle havalimanlarında, askeri bölgelerde, stadyumlarda, toplu konut alanlarında, otel gibi turistik tesislerde ve çatı alanı yeterince büyük olan binalarda yağmur sularının toplanarak, basit arıtma işlemlerinden geçirilip kullanıma sunulması binalarda su korunumu için alınabilecek önlemlerdendir. Farklı ülkelerde uygulanan yönetmeliklerdeki gibi yağmur suyu hasat ve yönetiminin teşvik edilmesi için Su Kanunu Yasası çıkarılmalıdır. Yeni yapılacak olan büyük ölçekli kamu binalarında, alışveriş merkezlerinde, yüksek katlı iş merkezlerinde veya kentsel dönüşüm projelerinde yağmur suyunun çatı yüzeyinden toplanarak suyun tuvalet rezervuarlarında, bahçe sulamada, araç yıkama ve peyzaj uygulamalarında kullanımı zorunlu hale getirilmelidir. Böylelikle yağmur suyu hasadı gibi çevre dostu alternatif kullanımların ülke içinde yaygınlaşması sağlanacaktır.

• Yeni inşa edilecek olan bireysel ve ticari konutlarda suyun verimli kullanılması ve su korunumunun sağlanması için yağmur suyu hasadı zorunlu hale getirilmeli, yapılacak olan binalara “su kimlik belgesi” verilmelidir. Bu belgeye sahip olmayan binaların alım-satımı yasaklanmalıdır.

• Sanayi sektöründe yağmur suyu hasadı uygulamaları ve su tasarruf modelleri geliştirilmelidir. Sanayi sektörlerine yönelik özel yönetmelikler çıkartılıp yağmur suyu hasadı zorunlu hale getirilmelidir.

• Binalarda yağmur suyunun kullanılması ve yaygınlaştırılması ancak vergi indirimleri ve finansal devlet teşvikleri ile mümkündür. Su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde kullanılması ve su tasarrufunun sağlanması için binalarda yağmur suyu kullanım teknolojileri geliştirilmelidir. Mevcut kısıtlı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için yenilikçi projeler hayata geçirilmeli ve yağmur suyu hasadı ile ilgili donanımlı kişilerin yetiştirilip gelecek nesiller için su kaynaklarının korunması amaçlanmalıdır.

               Toplanan yağmur suyu, niteliğine göre içme ve kullanım suyu olarak ikiye ayrılmaktadır. Kullanım suyu; evlerin temizliğinde, yangın söndürmede, çamaşır yıkamada, tuvalet rezervuarlarında, araç yıkamada, bahçe sulamada ve havuz doldurmada kullanılmaktadır. İçme suyu kalitesindeki ise;duş alırken, yemek pişirirken ve bulaşık yıkarken kullanılmaktadır. Hasat edilen yağmur suyu, içme suyu standartlarını çoğu kez sağlamadığından dolayı kullanım suyu olarak değerlendirilmektedir.  Evlerde suyun yüzde 35’i banyo, yüzde 30’u tuvalet, yüzde 25’i çamaşır-bulaşık ve temizlik, yüzde 10’u yemek pişirme ve içme suyu olarak tüketiliyor. Dolayısıyla şebeke suyunun yüzde 90’ı içme suyu harici kullanım suyu olarak tüketiliyor. Bu yüzden yağmur suyu hasadıyla elde edilen su, içme suyu haricindeki evsel tüketimin yüzde 90’ını karşılıyor

Kaynak: Bursa Uludağ Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Gökhan Ekrem ÜSTÜN

Yorumlar (0)