Mikdat Kadıoğlu

Mikdat Kadıoğlu

Yağmurcu geldi emiceee!

Yağmur yağdırmak insanlığın en büyük rüyalarından. Bu nedenle asırlardır yağmur yağdırdığını iddia eden kişiler hep ortaya çıkar. Şimdi bazı şehirlerimizde su kıtlığı tehlikesi baş gösterdi ya hemen “yağmurcu geldi hanım!” türünden Coni, Mike, George vb.ülkemize üşüştü.

 

Şamanların ”yada” taşı

Türkiye gibi yarı kurak veya tam kurak ülkelerin bu derdine Antik Mısırlılarınkadın vücuduna ve aslan başına sahip çiy ve yağmur tanrısı Tefnut koşuyormuş. Yağmur dansı ise Kızılderili kültürünün önemli bir parçasıydı. Yağmur tanrısını memnun ederlerse ürünleri için yağmur yağacağına inanıyorlardı. Bence Kızılderililerinyaktıklarımadenlerden çıkan renkli dumanlarınbilimsel anlamda işe yaraması mümkün. Eski Türkler’de ise Şamanlar “yada” taşı diye bilinen bir taş vasıtası ile, bir nevi sihir yoluyla, kar ve yağmur yağdırmaya çalışıyordu. Bu taş işini hiç anlamadım. Yani bulut ve yağış fiziğinde hiç yeri yok. Dua ise bedava, her dinde var…

 

Eğer yağarsa onu artırırız abi

Günümüzde ise herhangi bir anda atmosferde 10 trilyon ton su olduğu hesaplanmakta. Gökyüzünde bulunan bu “nehirlerdeki suyu” yer yüzeyine indirmenin bir yolunun bulut tohumlama olduğu düşünülüyordu. Ama bulut tohumlama için önce havada uygun bir bulut olması gerekiyor. Tohumlama, olmayan bulutları oluşturmuyor. Bulut olsa dahi tohumlama, olmayan yağmuru da yağdıramıyor. Halk arasındaki adları ile yağmur bombacısı umut tacirlerinin iddiası sadece “yağan yağmurun verimini artırmak”. Akıllılara bak sen! Doğal olarak yağan yağmuru ben artırdım diyecekler. Yersen. Nasrettin Hoca gibi Dünyanın merkezi burası, inanmazsan ölç de bak!

 

Yağışın verimini artırmak içinde önce bulutun tohumlamaya uygun olup olmadığının tespit edilmesi gerek. Bulutun tipi, sıcaklığı, nem içeriği, hızı ve içindeki bulut damlacıkların büyüklükleri gibi birçok parametrenin doğru bir şekilde bilinmesi gerekir. Bu işlemindeki ikinci problem, yoğuşma çekirdeği olarak hizmet edecek olan kimyasal maddelerin bulut içindeki en uygun yere,en uygun zamanda, en uygun sıcaklıkta ve en uygun miktarlarda ulaştırılmasıdır. Çok karışık ve zor bir iş…

 

Ellemeselerdi ne kadar yağacaktı?

Bulut tohumlama işleminin sonuçlarını değerlendirmek de çok zordur. Her zaman "Eğer bulut tohumlanmasaydı, ne kadar yağacaktı?" sorusu akıllara gelir. Genellikle bulut tohumlama şirketleri bulut tohumlama işleminin bir ülkede başarılı olup olmadığını söyleyebilmek için en az 5 yıl bunu yapmaları gerektiğini söyler. Bu işi çok başarılı bulunlar da her nedense hep parayı verenler olur. Yağış artıyor artmıyor, işe yarıyor yaramıyor diye tartışılırken George ve arkadaşları dünyanın parasını alıp ülkelerine geri dönerler. Günümüzde George ve arkadaşları bu şekilde Arap ülkelerinden çok iyi para kazanıyor…Bunlar bizleri, Araplarla karıştırıyor olmasın!..

 

Merhemleri olsa başlarına sürerlerdi

Özetle 1950’lerdeki çalışmaların başarısız olması nedeniyle bulut tohumlama artık kuraklıkla mücadele yöntemi vb. olarak kabul edilmiyor. Örneğin bu teknolojiyi geliştiren ABD’de, Kaliforniya gibi birçok yer sık sık kuraklık ve orman yangınlarıyla boğuşur durur. Ama Amerikalılar arasında bulut tohumlamanın adı bile kuraklıkla mücadele için geçmez ve kullanılmaz. Yani bu tür radikal ve boş yöntemlere başvurmaz; rasyonel çözüm yöntemlerini ülkelerinde kullanırlar.

 

İki ucu boklu değnek

Ama Coni, Mike, George vb. her su kıtlığı tehlikesi baş gösterdiğinde hemen “yağmurcu geldi hanım!” türünden boş vaatlerle ülkemize üşüşür. Para kazanmak ya da siyasi başarı hırsıyla yanıp tutuşan bir iki insanımızı da bulup projelerine kattıklarında yerli ve milli söylemlerini de kullanabilirler. Yani nabza göre şerbet verme işini de iyi bilirler. Sonuç olarak bu şarlatanları,“iki ucu boklu değnekle” kovmak lazım. “İki ucu boklu değnek”, İngilizceye nasıl tercüme edilir?..

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Haber yorum bölümünde Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.