Yarım elma gönül alma!

   AK Parti’nin belediye seçimlerindeki sloganı, ‘gönül işi memleket işi’! 
Belediyecilik gerçekten gönül alma işi midir? 
Gönül alma konusunda meşhur bir atasözümüz vardır, ‘yarım elma gönül alma’ diye… Gönül almak için; hal hatır sorma, hatırlayıp aramak için yarım elma gibi bir armağan yeter. Gönül alma için değerli armağanlara gerek yok, arayıp sorma, sarılma, el öpme vs. yeterli… 
AK Partinin bu sloganı tam Türk milleti için. 

yarim-elma.jpg
Trabzon’un önceki belediye başkanlarından Asım Aykan, İskele caddesi esnafının desteğini almak için neler söylememişti ki! Keza bir sonraki başkan Volkan Canalioğlu, sabah ezanıyla başladığı sarılma ve yanaktan öpme işini gece yarılarına kadar sürdürmüştü!
Türkiye’de belediyecilikte icracı olmanın, yaşanabilir bir kent inşa etmenin, imarın vs. çok da önemi yok. İnsanların boynuna sarıl, cenazelerine koş, halini hatırını sor, taleplerine ve beklentilere olumlu yaklaş, iş tamamdır. Top vursa yıkılmazsın! 
AK Parti’nin önemli isimlerinden belediye meclis üyelerinden Faruk Kanca, Suudi Arabistan’da bir süre mühendis olarak çalışmıştı. Kanca, İran’a da gitmişti. İran’da gördüklerini anlatırken, ‘İnşaata başlamadan önce belediye veya merkezi hükümet o bölgenin planını hazırlar, tüm alt yapısını tamamlar ondan sonra inşaata başlayabilirsin’ demişti.
Türkiye’de de tam tersini yapıyoruz. Önce inşaatı bitirip sonra planlama ve alt yapı… Ondan sonra da gönül işi memleket işi, diyerek yollara düşüyoruz.
Bu gönül işi memleket işi her ne kadar AK Parti’nin sloganı olsa da CHP, İYİ Parti; MHP, SP için de geçerli. 
O nedenle ülkemizdeki yerel seçimler gönül seçimi oluyor. Kaybeden de biz oluyoruz, ülkemiz oluyor.

Zorluoğlu farkını görecekler!

zorluoglu-022.jpgAK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Zorluoğlu, başarılı bir bürokrattı. Valilik ve Belediye başkanlığı yaptı, Trabzon’a sürpriz bir şekilde büyükşehir belediye başkan adayı oldu. Zorluoğlu, planlı programlı çalışan bir isimdir. Zorluoğlu, bir yandan seçim çalışması yaparken diğer yandan seçildiğinde yapacakları işleri ve projelerini hazırlıyor. Van’da kısa süre içerisinde neler yaptığının Van’da yaşayanlara sorulabileceğini belirten Murat Zorluoğlu, ‘Trabzonlu hemşerilerim Zorluoğlu farkını göreceklerdir’ diyor.

Belediyecilik benim işim!

belediyecilik.jpgMillet İttifakının İYİ Partili adayı Prof.Dr. Atakan Aksoy da alışılmışın dışında bir performans sergiliyor. Belediyeciliği iyi bildiğini söyleyen Prof.Dr. Aksoy, ‘Yurt dışında ve Türkiye’de belediyecilikle ilgili çalışmalarım ve danışmanlıklarım oldu. Üniversitede mühendislik alanında ders veriyorum. Trabzon’umuz yıllar içinde çok tahrip edildi. Plansız yapılaşma ve ulaşımda yaşananlar ortada. Trabzon, Atakan Aksoy ile yeni bir belediyecilikle karşılaşacak ve iyi ki Atakan hocaya oy verdik diyecekler’ dedi.

Genç’in basın toplantısı!

gencin.jpgOrtahisar belediye başkanı ve başkan adayı Ahmet Metin Genç, dün 5 yıllık icraatını anlattı.  Trabzon Büyükşehir Belediyesi olduktan sonra bir iki istisna dışında ilçe belediyelerin kolu kanadı kırıldı. İlçelerde yapılan ve yapılacak olan büyük işler Büyükşehir’e verildi. Ortahisar’daki mülkler bile Büyükşehir’in oldu ve Büyükşehir hemen hepsini sattı. Sahildeki dolgu alanları ve doldurulan bölgeler bile Büyükşehir’in. Ahmet Metin’i böyle bir tablo içerisinde eleştirmek çok da doğru değil. Sahilde bir ekopark, Mağmat çimeni ve tünel akvaryum projesi. Mesela Boztepe veya sahildeki dolgu alanları Ortahisar’ın kontrolünde olsaydı, inanıyoruz ki Ahmet Metin Genç bu alanlarda çok şey yapardı. Ahmet Metin Genç, geçmişte imkanları olmasına rağmen gönül belediyeciliğini en iyi şekilde icra eden başkanlardan daha iyi gönül belediyeciliği yaptığını söyleyebiliriz. Ortahisar gibi büyük bir ilçede yapılan ve yapılması istenen projelerde kesinlikle ilçe belediyesi söz sahibi olmalı veya büyükşehir ile koordineli çalışmalı. Trabzon’da maalesef bu yapılmadı. Bunun suçlusu da bize göre Ahmet Metin Genç değil. 

Orhan bey pazarda!

orhan-bey-002.jpgTrabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu, başkanlığı süresince üç-beş koruma ve görevli ile birlikte sokaklarda tur atardı. Başkan, bir caddede dolaşırken ayrıca zabıta ekipleri de kendisini takip ederdi. 
Bu devirde belediye başkanlığı gibi önemli görevler üstlenen kişilerin dostu- düşmanı, kızanı çoktur. Başkanların tedbiri elden bırakmamalarını doğal karşılamamız gerekir. Geçenlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’na, bir mahallede serserinin biri ileri geri laf attı. İmamoğlu sabırlı ve duyarlı olmasaydı, yer yerinden oynardı. 
Başkan Gümrükçüoğlu, belki de çeyrek yüzyıldır çokları gibi bakkaldan, manavdan, pazardan alışveriş etmedi. Pazarda çarşıda olup bitenler, ikinci üçüncü kişiler aracılığı ile kendisine ulaşmıştır. Başkan görev süresinin son günlerinde çarşıya pazara inmesine indi de, çarşı-pazar esnafının alışveriş yapanların sorunlarını sıkıntılarını dinledi mi? Gerçi dinlese ne olacak ki? 
Yine de Orhan beyin sokağa inmesini, olup biteni görmesini ve vatandaşla helalleşmesini olumlu bir gelişme olarak görüyoruz!

Belediye’den  gelen açıklama!

Ayasofya müze ve camisinin, çevresinin temizlenmesinin planlanmasına 2006-2007 yıllarında başlandığını, istimlakların ve yapım giderlerinin de TOKİ tarafından karşılandığını yazmıştık. Dün Büyükşehir Belediyesi’nden gelen açıklamada Ayasofya dönüşüm projesinin 27.05.2009 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu ile TOKİ arasında imzalanan protokolden sonra başlatıldığı, belediyenin TOKİ paydaşlığının da billboard reklamlarında belirtildiği kaydedildi. 
Açıklamada, “İşi yapan yaptıran TOKİ ve Çevre Bakanlığı’ diyerek dönüşümü tamamen sahiplendiğimizi kastedip, ‘söz verdiğimizi yapmamızı’ küçümsemeye çalışılmıştır” ifadesine yer verildi.
Bizim, hiçbir kişi ve kurumu yaptıkları işlerden ötürü küçümsememiz söz konusu değildir. Gogola girildiğinde Ayasofya müze- camisinin istimlakı vs. ile ilgili bilgilerin, haberlerin hepsi orada.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar