YERİN KULAĞI

Sağlık Müdürlüğü'ndeki İhale ve Yerel Medyanın İlgisizliği!

Kuzey Ekspres’in iki gün önce manşetten duyurduğu, iki kez iptal edilen ve üçüncü ihalede muhammen bedelin 10 milyon lira üzerinde fiyat teklif edilen ve ihale komisyonu tarafından onaylanan Trabzon Sağlık Müdürlüğündeki laboratuar ihalesine, Trabzon’daki yerel medya pek ilgi göstermedi.

Medyanın bu önemli habere ilgi göstermemesi, ihale kadar ilginç!

Bir kurum ihale yapıyor. İlk iki ihalede belirlenen fiyatın üzerinde teklif verildiği için kamu yararı gözetilerek ihale iptal ediliyor. Sağlık Müdürlüğü alınacak malzemelere ekleme yapıyor, muhammen bedeli 95 milyon liraya çıkarıyor. Üçüncü kez ihaleye yapıyor. Bu sefer ilk iki ihaleye giren firma ihaleden çekiliyor. İhaleye bir başka firma giriyor ve muhammen bedelden tam 10 milyon 356 bin lira fazla fiyat veriyor. Sağlık Müdürlüğü ve ihale komisyonu ne hikmetse, 10 milyon 356 bin lira fark olmasına rağmen ihaleyi onaylıyor. Sağlık Müdürü Dr. Hakan Usta da, kamu yararını göz ettik, itiraz edenler CİMER’e, savcılığa vs. gitsin diyor.

Sağlık Müdürü, itiraz edenlere adres gösterene kadar 95 milyon 430 bin lira muhammen bedelle ihale edilen işin neden 105 milyon 786 bin liraya verildiğini açık ve net olarak açıklamak zorundadır.

Yerel medyanın, bu olayın üzerine gitmemesi Sağlık Müdüründen açıklayıcı cevap beklememesi, aslında yerel medyanın durumunu da ortaya koyuyor.

Kuzey Ekspres, bu ihaleyi, 1. sayfada olmasa bile bu köşede Sağlık Müdürü Dr. Hakan Usta’dan ve Sağlık Bakanlığından net cevap alana kadar yazmaya devam edecektir.

İhale neden, niçin muhammen bedelin tam 10 milyon 356 bin lira daha fazlası ile onaylandı. İlk iki ihalede muhammen bedelin 1-2 milyon lira üzerinde verilen fiyat kamu yararı olmadığı gerekçesiyle onaylanmazken, üçüncü ihalede 10 milyon 356 bin liralık fark hangi gerekçe ile onaylanmıştır.

***

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Otogar ihalesi yaptı. Üç firma katıldı. Bir firma yüzde 8, ikinci firma yüzde 12, üçüncü firma yüzde 20 iskonto yaptı. Yani, 100 liralık işi bir firma 90 bir diğer firma 85’e bir firmada 80’e yapabileceğini belirtti. Büyükşehir Belediyesi de değerlendirme yapıp üç firmadan birine işi verecek.

Sağlık Müdürlüğü ise; işi 100 liraya ihale etti, bir firma katıldı ve 110 lira fiyat verdi ve onayladı. (Buradaki rakamlar temsili rakamlardır)

Sağlık Müdürlüğünün ihalesine bir değil iki üç firma katılsa ve biri 110, bir diğeri 115 bir diğeri 117 verse insan bir fikir sahibi olur. Bu olayı, yerel medya yazmasa da; Kuzey Ekspres, Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığından detaylı net açıklama gelmediği sürece gündemde tutacaktır.

*******************

Ruhlarının sığlığına bir derinlik katmak için biat etmeyi yol tutanlar liderlerini yüceltmeye başlamadan önce bizzat biat etmeyi yüceltirler

Böylece en alçak ihanetlere bile bir kutsiyet kattıklarını sanırlar.

Liderlerinin ihanetlerini genelde anlayamazlar ama anlasalar bile bunu itiraf edemezler; ederseler kendilerini de aşağılamış olurlar. Bu yüzden genelde hep şöyle konuşurlar: vardır bir bildiği. Veya bu konulara herkesin aklı yetmez vs...

Durup dururken Türkiye'nin başına musallat edilen başkanlık sisteminin Türkiye'ye faydası olmaktan çok zarar verdiğini gördüğü halde bu durumu eleştirmeyi lideri eleştirmek olduğunu sandığından eleştiremez.

Biat etmek aklı teslim etmektir; ha tarikatlar, ha siyasi partiler, her yerde sistem aynıdır. (Temel Kahveci)

****************

1980'lerin başlarında bir ilkbahar ayı. Çaykur'un bir çay ambarında çay veriyoruz. Müstahsillerden biri çay eksperine ambara verilen çaylardan defter başına üç beş kilo kesilip ambarın, tüp, çay, su, elektrik vs giderleri için küçük bir bütçe oluşturmasını önerdi. Rahmetli Şefik Mandan hemen atıldı; ''Olmaz, sen ne dediğinin farkında mısın? Devletten habersiz müstahsilden çay kesintisi yapmak burada devlet kurmaktır. Örgüt kurmak, haksız iktisap, müstahsili dolandırmak, Çaykur'un işleyişine mani olmak suçlarından yargılanırsın. Köyünü satsan o suçtan kurtulamazsın. Hele şimdi askeri yönetim var ki, idam ederler seni!'' dedi. Öneriyi yapan kişi sustu, bir daha ağzını açmadı. Bu, rahmetli Şefik Mandan'dan hayatımda aldığım ilk hukuk dersidir. Kanunların dışında bir şeye tevessül edersen hukuk sistemi seni en ağır cezaya çarptırır. Ve böylece hukukla yani gerçek dünyayla tanışmış olursun.

Aradan takriben kırk yıl geçti. Dünyada ve Türkiye'de pandemi süreci hortladı. AKP iktidarı hiçbir zaman var olmamış koronavirüs nedeniyle belediyelere su sayaçlarını okumadan fatura yazma hakkı verdi. Şaka değil, bu dediğim oldu bu ülkede. Hiç kimse de bu garabete itiraz etmedi. Bir belediye okumadığı bir faturayı nasıl otomatikman yazar ve onu abonesinden tahsil etme hakkını kendinde nasıl görür. Ve bu işi hangi yasanın hangi bendine dayanarak yapar, demedi. Şimdi bu muhafazakâr İslamcı kılıklı liberal bukalemunlar üç aylık sahte pandemi sürecinde bir damla suyu reva görmedikleri vatandaşlara utanmadan sıkılmadan bir çocuğu şeker verir gibi müjde vereceklermiş!

(Metin Kondel)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar