YERİN KULAĞI

Ersan Bocutoğlu’nun açıklaması ve eski çalışma arkadaşının eleştirisi!

Avrasya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu, yazılı bir açıklama yaparak, “Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Karadeniz’deki Sakarya Kuyusunda 320 milyar metreküp doğalgaz rezervi bulunduğu müjdesi, hiç şüphe yok ki milletimizi son derece mutlu etmiştir.  Bu nedenle bu başarıyı inşa edenlere teşekkürlerimiz sonsuzdur” dedi ve şöyle devam etti;

“Bazı savaş ve kriz yılları dışındaki normal yıllarda ortalama olarak 150 milyar dolar ihracat ve 250 milyar dolar ithalat yapan Türkiye, bu hesaba göre, yılda 100 milyar dolar civarında dış ticaret açığı vermektedir. Bu açığın yaklaşık 50 milyar doları enerji ithalatından kaynaklanmaktadır. Turizmden elde edilen (Kovid-19 Yılı Hariç) yıllık gelir 30 milyar dolar civarında olduğu için, ülkemizi enerji ithalatından kurtaracak ve düzenli olarak yılda yaklaşık 70 milyar dolar tasarruf yapmamıza imkân verecek petrol ve doğal gaz yataklarının bulunması, 30 milyar dolarlık turizm gelirlerimizle bir araya getirildiğinde Türkiye’nin Dış Ticaret ve Ödemeler Bilançosu Açığı sorunu ortadan kalkacaktır.

2023 yılı itibariyle kullanıma sunulması beklenen 320 milyar metreküp doğal gaz rezervinin toplam ekonomik değerinin yaklaşık 70 milyar dolar civarında olduğu dikkate alındığında, sadece 2023 yılının ödemeler bilançosu ve dış ticaret açığı ortadan kaldırılmış olacaktır.  Dış ticaret ve ödemeler bilançosu sorunun tamamen ortadan kaldırılabilmesi için, Türkiye ekonomisine her yıl yaklaşık 70 milyar dolar tasarruf ettirebilecek sürdürülebilir enerji kaynaklarının bulunmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Bu nedenle bulunan yeni enerji rezervi, ilk olması bakımından büyük önem arz etmektedir. Burada asıl dikkat edilmesi ve altı çizilmesi gereken husus, Türkiye’nin geliştirdiği yeni enerji politikası, bu politikayı mümkün kılan arama ve sondaj teknolojisi, askeri-sınai teknoloji ve diplomasi, özetle Türkiye’yi bir küresel güç haline getirecek siyasi, askeri ve diplomatik donanımdır.”

***

Ersan Bocutoğlu’nun açıklamasını hükümete yağcılık olarak değerlendiren KTÜ’lü bir öğretim üyesi, “Bocutoğlu, 70 milyar doları nasıl hesap etti. Yerin katmanlarından bahsediyor. Ersan Bocutoğlu, iktisatçı. Doktora tezi enerji konusunda. Bu doğru. Ama tezinin intihal ve gerçek dışı olduğu iddiaları var. Tez savunmasından geçip işini gördükten sonra gelecekte birileri okur ve şikayet edilirim korkusuyla kendi tezi ilgili kütüphanelerde ve diğer yerlerde yok. Hocanın tezini birileri mi çaldı? Kayıp! Kendisine sorsanız ‘tez konum enerjidir’ der. Tezinin aslını değil kopyasını göstersin, elini ayağını öpeyim, özür dileyim. Bu bilgileri yıllar önce kendisi bize anlattı. Bu açıklama tamamen AKP’ye yağ çekmek için yapılan bir açıklamadır. Bilimsel hiçbir değeri yoktur” dedi.

KTÜ’lü öğretim üyesinin bu iddialarını ve Ersan Hocaya yönelik eleştirilerini onaylamıyoruz. Hoca, sonuçta iktisadi açıdan, yetkililerin yaptığı açıklamalar üzerine doğru-yanlış bir değerlendirme yaptı. Ersan Hocanın, doktora tezi konusunda da bilgimiz yok. Ersan Hoca, doktora tezinin olmadığını ileri sürenlere cevap olarak, ‘doktora tezim budur’ diyerek, iddia sahiplerine göstermelidir.

Prof. Dr. Korkmaz’ın açıklamaları!

KTÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Saadettin Korkmaz, “Fatih sondaj gemisinin Ereğli açıklarında yaptığı Tuna-1 derin deniz sondajında doğalgaz keşfi ülkemiz açısından önemli bir adımdır. Bu keşif Karadeniz'de bundan sonra yapılacak petrol ve doğal araştırmalarına önemli bir ivme katacak ve araştırmaları teşvik edecektir. Petrol ve doğalgaz talebinin % 90'dan fazlasını ithal bir ülke olarak enerji talebi ve güvenliği için bu araştırmalara devam etmeliyiz” dedi.

Korkmaz şöyle devam etti; 

“Benim tereddüt ettiğim, tek bir kuyudan, henüz 1500 metre derinlikteki bir kuyudan bu kadar rezerv nasıl hesaplandı ? Yani bir gaz yatağının rezervini hesaplayabilmek için yatağın 3 boyutlu ölçümünü yapmak lazım. Çok sayıda sondaj yaparak yatağın kalınlığını bulmak lazım. Ve sonra rezerv hesaplamak lazım. Ayrıca üretilebilir gaz için testler yapılır.”

Batı Karadeniz’de doğalgaz bulunması ve tahmini olarak rezervin açıklanması olumlu bir gelişmedir. Bu tür çalışmalar desteklenmelidir.

**************************************************************************

Finlandiya eğitimi Trabzon’daymış!

Trabzon’daki bir özel okul, reklam spotlarında “Finlandiya Eğitim Modeli Trabzon’da”yı kullanmış. Finlandiya eğitim modelinin, değil Trabzon’da Türkiye’de uygulanabilir olma ihtimali ve şansı yok. Çünkü Finlandiya’da eğitim ücretsiz ve ilköğretimden liseye kadar öğrencinin tüm masraflarını devlet karşılıyor. Ayrıca, Finlandiya hükümeti, doğan her çocuğun tüm ihtiyacını 18 yaşına kadar karşılıyor. Ve Fin hükümeti, kadınlara fazla çocuk yapmalarını öneriyor. Ayrıca, Finlandiya’daki eğitim sistemi ile Türkiye’deki çok farklı. Türkiye’deki eğitim sistemini Finlandiya’daki eğitim sistemine eşdeğer hale getirmek, milli eğitim müfredatının değiştirilmesi ile mümkündür. Türkiye’de özel-resmi tüm okullar milli eğitim müfredatını uygulamak zorundadır.

Neyse, Trabzon’daki özel okul, bu ilan spotu ile herhalde farklı olduğunu vurgulamak istemiştir!

*****************************************************************************

‘Görülemeyen’ ve Hakan Kulaçoğlu!

Av. Hakan Orhan aradı ve “Hakan Kulaçoğlu’nun, yeni romanı ‘Görülemeyen’le ilgili iki satır yazmadınız” dedi. Hakan Kulaçoğlu’nun yeni kitabı elimize ulaşmadığı için kısa bir değerlendirme yapamadık. Kitapyurdu internet sitesine girdik ve Kulaçoğlu’nun ‘Görülemeyen’ adlı eseri ile ilgili kısa bir tanıtım yazısı bulduk.

Yayınevinin ‘Görülemeyen’ adlı roman ile ilgili yazısı şöyle;

“Madalyonun diğer yüzünde ise geldiğim zamandaki şampiyonluk yarışı vardı.

 On yıldan kısa bir süre içinde fırtına gibi eserek altı kez şampiyon olan takımımız sonradan sonraya ülkenin, futbolun, ekonominin ve medyanın değişen şartlarıyla tökezleyip yirmi yıldan uzun bir süredir şampiyonluk görememişti. Bu sezon ise her şey çok farklı gelişmiş ve ligin ilk yarısını açık ara lider kapatmıştık.”

Geçmiş, geçtiği gibi mi kalacak, yoksa yan yollara mı sapacak?

Yıllar öncesine dönen, dönmekle kalmayıp o zamanlar yaşanmış bazı olayları değiştirmeye çalışan, ama aynı zamanda bazılarının değişmesinden korkan bir adam;  Cemil… Bir yetişkin olarak, başka bir gözle takip ettiği kendi çocukluğu; annesi ve babasının ilginç ilişkisi; hiç bilmediği bir iş tecrübesi, öğretmenlik günleri; yeni yeni filizlenen bir aşk; ama en önemlisi, tuttuğu takımın şampiyonluk yolculuğu… Şimdiyi ve geçmişi, ikisinin nasıl kesiştiğini anlatıyor Hakan Kulaçoğlu. Görülemeyen, daha önce okumadığınız türde bir geçmişe dönüş hikâyesi; kâh kapkara bir kışın soğukluğunu, kâh baharın sarhoş edici ılıklığını hissettiren bir roman.”

Prof. Dr. Hakan Kulaçoğlu’nun eseri bize ulaştığında daha geniş bir tanıtım ve değerlendirme yapacağız.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar