YERİN KULAĞI

Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu’nun açıklaması!

KTÜ’de bir öğretim üyesinin, Avrasya Üniversitesi rektör yardımcısı Prof.Dr. Ersan Bocutoğlu’na yönelik eleştirilerini köşemize almış ve ‘İddiaların gerçek dışı olduğunu’ belirtmiştik.

Prof.Dr. Bocutoğlu dün hakkındaki iddialarla ilgili bir açıklama yaptı ve şöyle dedi;

‘Gazetenizin 23 Ağustos 2020 tarihli nüshasında Yerin Kulağı Köşesi’nde hakkımda ileri sürülen iddiaları okudum. İddiaların ağırlığı nedeniyle sorunun gazete aracılığıyla irdelenmesi yerine Yüksek Öğrenim Kurulu ve Mahkemeler aracılığıyla ele alınmasının daha doğru olacağı soncuna vardım.

‘Semper Necessitas Probandi İncubit Ei Qui Ağit’ evrensel hukuk kaidesi gereği, Doktora Diplomamı hareket noktası alarak gazetenizde sıraladığı bütün iddialarını ayrıntılı ve resmi olarak Yüksek Öğretim Kurulu’na bildirmesi ve oradan elde edeceği sonuca dayanarak, meseleyi mahkemeye taşıması ve bu yolla iddiasını ispat etmesi önerimi haber kaynağınız olan sayın meslektaşıma iletebilir misiniz? Bu yolla eminim, haber kaynağı ile birlikte, bir gazeteci olarak, sizde gerçeği resmi ağızdan öğrenmiş olursunuz. Kamuoyunun bilgilendirilmesi adına, mektubumun ilgili köşede yayınlanmasını rica eder, yayın hayatınızda başarılar diler, saygılar sunarım’

Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu’nun açıklaması bu şekilde. Şimdi sıra bizim de gerçek dışı olduğunu belirttiğimiz ve KTÜ’de yıllarca Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu ile birlikte aynı fakültede görev yapan öğretim üyesinin iddialarını ispatlamaya geldi.  

 

Niçin çok aceleciyiz?

Hastaneye gittiğimizde sıramızı bekleyemiyoruz!

Bankada numaramızın yanması için geçen beş dakika bir gün gibi geliyor!

Trafikte dur öncesi sarı ışığa yakalanmamak için gaz pedalını köklemeyenimiz çok az, yeşil ışıktan önceki sarıda önündeki araca korna çalmayanımız, öndeyse sarı ile birlikte fırlamayanımız yok gibi. Radar ihtimali yoksa sınırlama arabanızın gidebildiği kadar seviyesine çıkarılıyor.

Deri tabaklama işlemine tabaklama, eski deyişle debbağlama denirdi. Deri tabaklamada taze köpek dışkısı çok makbuldü. Dışkı toplayanlar elde ettikleri hasılatı anında nakte çevirmek için debbağhanelere koşarlardı. Bu yüzden acele edene "Debbağhaneye b.k mu yetiştireceksin" şeklinde bir deyimimiz bile vardır. Yani acelecilik bizde çok eski.

Ne hayvan dışıkısına ihtiyaç ne debbağhane kaldı. Ama çoğunluğumuz her hareketinde o eski deyimi hatırlatıyor.

Nereye koşuyoruz?

Birinci kapıdan girdikten sonra tüm eylemlerimiz bizi ikinci kapıya doğru götürecektir. Aceleye ne gerek var. Aşık Veysel ne demiş; "İki kapılı bir handa gidiyoruz gündüz gece".

Yavaş, yaşamın tadına vararak, sindire sindire yaşamak lazım. Mutluluk farkındalıktır. Acele farkındalığı öldürür.

Son söz; "Acele eden, ecele gider".

(Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)


Ortahisar Başkanı kim olacak!

AK Parti ilçe ve il kongrelerine istisnalar dışında tek adayla gidiliyor. Daha önceden belirlenen başkan adayının listesi de yine dengeler gözetilerek oluşturuluyor. AK Parti Trabzon sorumlusu Polat Türkmen, geçenlerde Of ta bir mülakat yapmış. Türkmen, Trabzon’da da aynı metodu uygulayacakmış. Türkmen, aday adayları ile görüştükten önce veya sonra büyük bir ihtimalle vekillerinde görüşünü alacak. AK Parti Ortahisar ilçe başkan adaylığı için favori isimlerden biri mevcut yönetimin teşkilatlardan sorumlu başkan yardımcısı Bukeyir Çakmak ile il yönetiminin ikinci güçlü ismi Hasan Dilekoğlu imiş. Kent konseyi eski başkanı Dündar Ayyıldız ile il yöneticisi Halil İbrahim Demirtaş’ın da şanslı oldukları söyleniyor.

 

Yılmaz’dan başarılı işlere alkış!

AKP muhalifi olarak tanınan turist rehberi, güneydoğu gazisi Metin Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanlığının, tarihi manastırları restore etmesini alkışladı.

Yılmaz, Ege sahillerinde Ayvalık ilçesindeki Cunda’da bulunan tarihi Ayışığı Manastırı ile Şebinkarahisar’da bulunan Meryam Ana Manastırının eski ve restorasyon sonrası görüntüleri paylaştı ve ‘Her ikisi de son derece başarılı restorasyonlar. Ayışığı için Sabancılara, Meryam Ana için Türkiye Cumhuriyeti Devletine teşekkür ediyorum. Bu restorasyonları topa tutanlara diyeceğim tek şey; ‘her şeyi bilmeyin kardeşim işinizi bilin, işinizi yapın’ dedi.

Hemen yer yıl yüzlerce turistin ziyaret ettiği iki Manastır, yıkılmış vaziyette idi. İki Manastır kısa süre içerisinde restore edildi.

Trabzon’da da restore edilen bu iki Manastır gibi şu anda harabe haline dönüşmüş iki Manastır bulunuyor. Maçka’da ki bu iki Manastır’dan biri Vazelon diğeri Kuştil… Vazelon ve Kuşdil’in restore edilmesi halinde bölgeye dünyanan dört bir yanından her yıl binlerce turistin gelebileceği söyleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Trabzon’da restore ettirdiği Sümela ve Ayasofya gibi Kuşdil ve Vazelon’u da inşallah restorasyon programına alır.

Önceki ve Sonraki Yazılar