YERİN KULAĞI

yahya-karahasan.jpg

Yahya Karahasan’ın ziyareti!

Trabzon’un yetiştirdiği değerlerden biri olan Trabzonspor eski yönetici, armatör Yahya Karahasan önceki gün, yaklaşık 5 aydır Trabzon’da mahsur kalan işadamı Günhan Üçüncüoğlu ile Kuzey Ekspres’i ziyaret etti. Yahya Karahasan, Trabzon- İstanbul- Londra arasında mekik dokuyan bir işadamı. Yahya’nın eşi ve çocukları Londra yakınlarında bir çiftlikte yaşıyor. Onlar da yılda birkaç kez İstanbul ve Trabzon’a geliyorlar. Günhan Üçüncüoğlu’nun ise işyeri Batum’da. Covid-19 nedeniyle Batum’a gidemiyor. Günhan’ın Batum’da epey çalışanı da var. Gitse 14 gün karantinada kalacak ve ayrıca Batum’da iş kapasitesi önemli ölçüde düştü.

Yahya Karahasan’ın babası, Trabzonspor’un efsane yöneticilerinden, İş Bankası eski bölge müdürlerinden Kayhan Karahasan… Yahya’nın annesinin amcasının oğlu da ünlü işadamı Turgut Aydın.  Yahya, Turgut Aydın’ın köyü olan Maçka Soldoy’da bir ev yaptırmış. İngiltere’den Trabzon’a geldiğinde o evde kalıyor. Yahya’nın, Ortahisar ilçesine bağlı eski adları Hozomiya (Akkaya) ve Şümeriya’da (Karakaya) dededen kalma epey arazisi var. Yahya, dede köyü Hozomiya’da da bir ev yaptırmaya niyetlenmiş. Yahya Karahasan’ın kendisinin ve Turgut Aydın’la ortak, büyük tonajlı 8-10 gemisi var. Yahya, bu gemilere de Trabzon’un mahalle ve köylerinin eski adlarını vermiş. Soldoy, Sotka, Ganita gibi…

Trabzon sevdalısı Yahya Karahasan ile siyasetten spora bir süre sohbet ettik. Yahya, birkaç lisan bilen dünyada ve Türkiye’de olup bitenleri yakından takip eden, deniz taşımacılığı alanında uzman bir isim. Yahya bu arada yakın arkadaşı işadamı Celil Hekimoğlu’nun ricasıyla FK Hekimoğlu Spor Kulübü yönetiminde de yer aldı. Yahya ve Günhan kardeşlerimizi kutlarız.

 

***********************************************************************

 

6 aydır bir tek mendil almadım!6-aydir.png

İnsan kaynakları eğitim danışmanı İlham Süheyl, son altı aydır bir mendil dahi satın almadığını söyledi. Bu süre zarfında vitrinlere bile bakmadığını belirten Süheyl şunları söyledi;

“Giyim kuşama düşkün bir insanımdır.

Vitrinleri, markaları, yurt içinde yurt dışında trendleri hep takip ederim.

Haliyle epey bir para dökmüşlüğüm vardır.

Düşündüm de son altı aydır bir tek mendil bile almamışım.

Bırakın onu vitrinlere dönüp bile bakmamışım.

Hiç bir şekilde aklımın ucundan böyle bir alışkanlığı/ihtiyacı dahi geçirmemişim...

Bu anlamda bütçe ve alternatif maliyetini doğru yerlere kanalize etmek açısından kendimi kutluyorum.

Ama diğer taraftan, ben bile çok iyi bir müşteri olarak bu durumdaysam perakendede var olan markaları, AVM’den kaçan insanları, çoğunun digitalde var olmayışını veya olmalarının ayrı bir yapılanma süreci ve maliyet gerektirmesini, stoklardaki artışı, malların yığılışını, müşterinin azalmasını, corananın belirsizliğini korumasını, kısa çalışma ödeneğinin ne kadar süreceğinin soru işareti olması nedenleriyle perakende sektörünü ve çalışanlarını Allah korusun diyorum. Zor zamanlar!”

İlham Süheyl gibi giyim kuşamına düşkün bir insanın 6 aydır mendil dahi satın almadığını söylemesi, Covid-19’un patlak vermesinden sonra sektörün durumunu gözler önüne seriyor. Süheyl’in dediği gibi zor bir süreçten geçiyoruz!

 

*********************************************************************

 

Karadeniz Lügati!

Lazut: Karadeniz'de mısıra verilen ad

Tsumur: Mısır ekmeği, tereyağı ve taze peynirle yapılan bir tür yemek

Hartama: Karadeniz'de yayla evlerinin çatılarını kaplamakta kullanılan ince tahta

Metika: Rize ve çevresinde çubuklarla oynanan bir tür oyun

Emice: Karadeniz şivesinde amca

Zerdeva: Doğu Karadeniz'e özgü bir köpek türü

Kom: Doğu Karadeniz'de köyle yayla arasındaki yerlerde yapılmış ev

Kuymak: Karadeniz'de mısır unu, tereyağı, peynir ve su ile yapılan bir tür yemek

Panefor: Sırtta taşınan yükün vücudu incitmemesi, ağırlığı hafifletmesi için kullanılan eski püskü elbise ya da kalınca bez, aracı

Kopil: Babası belli olmayan anlamında, haşarı çocuk

Kaybana: Doğu Karadeniz'de bir şeyden bıkıp usanmayı ifade eden olmaz olsun mealinde bir söz

Kalandaris: Rumi takvime göre yılbaşında yapılan kış eğlencesi

Kalef: Doğu Karadeniz'de tarlaları yabandan korumak için yapılan, içinde nöbet tutulan küçük kulübe

Hamuçera: Karadeniz'de yaban çileğine verilen ad

Kaful: Aynı türden odunsu bitkilerin bir arada bulunduğu öbek

Koliva: Suda pişmiş mısır

Koğlis: Salyangoz

Tiroklosti: Tereyağı, taze peynir ve suyla yapılan bir tür yemek

Mintzi: Ayranın kaynatılmasıyla elde edilen taze peynir

Tragodiya: Türkü, gayda

Kofin: Fındık ağacından yapılmış yaprak, ot gibi hafif yükleri taşımaya yarayan büyük sepet

Tsırıhta: Kızgın zeytinyağında pişirilen sade çörek

Papuka: Yaşlı erkek, dede

Mamika: Yaşlı kadın, nine

Lağo: Görgü ve adap yoksunu taşralı kişi, Atinalı olmayan

Paragas: Ocak başında yapılan sözlü tiyatral eğlence

Aposkal: Yarım bırakılan iş

Havitz: Mısır unu ve tereyağından yapılan bir tür yemek

Çitakizma: Bir dilin ş, ç gibi seslerinin inceltil ip s c şeklinde söylenmesiyle ortaya çıkan şive

Furno: Zehirli şişkin kara kurbağası (Metin Kondel)

 

***************************************************************

 

“Yiğidi öldür, hakkını yeme”

AKP iktidarını ve onun genel başkanını en çok eleştirenlerden biriyim. Eleştirmeye de devam edeceğim. Dış politikasını beğenmiyorum, saflarını sıklaştırabilmek için iç politikada uyguladığı gerilim politikasını sevmiyorum. Dini referansları vurgulayarak yönetim tarzından hiç hoşlanmıyorum.

Beş petrol arama ve sismik araştırma gemimiz var. Yavuz, Kanuni, Fatih, Oruç Reis Hayrettin Paşa, bunlar mavi vatan bölgelerimizde petrol ve doğal gaz arıyor. Akçakoca bölgesinde zengin bir rezerve ulaşıldığı, konu ile ilgili bütün bilim adamlarınca kabul ediliyor. Bu konu ile dalga geçmek, konuyu ciddiye almamak muhalefet değildir. Bu konunun kamuoyuyla paylaşılma şeklini ben de beğenmedim ama konu önemli ve ciddi. Ülkemizin menfaatleri ile ilgili. Akdeniz ve Ege kıta sahanlığı ile ilgili 1970'lerde başlatılan diplomatik ve hukuki mücadeleler halen sürüyor. Yeni bir olay gibi sunulması hatalı olabilir ama milletçe milli menfaatlerimizin takipçisiyiz. Beğenmediğim bu iktidara bu konularda destek olmamak gibi bir lüksüm yok, kimsenin de olmamalı.

AKP doğru yaptığı konularda bile eleştirilirse eleştiri yalama olur ve hükmü kalmaz. Eleştiri yapan siyasiler eleştirinin yanında kendi önerilerini de sunamıyorsa muhalefetlerinin kıymeti olmaz. Akdeniz'de bütün oyuncuları karşına alırsan kaybedersin. Yunanistan, Mısır, İsrail, Suriye, Fransa, Suudiler, BAE'ni tek cephede toplayabilmişsen yaptığın doğru bile olsa politikan yanlış demektir.

Doğal gaz balonu, hep aynı palavra, her seçim öncesi bulunur zaten… vs palavra suçlamaları ve eleştirileri ayağımıza kurşun sıkmaktır.

Son söz; Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. (Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar