YERİN KULAĞI

Trabzon Büyükşehir’den ‘T’!trabzon-buyuksehir.jpg

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun göreve başlar başlamaz yaptığı ilk icraattan biri Büyükşehir Belediyesi kadrosunu yeniden oluşturmaktı. Başkan Zorluoğlu’nun bu kadro operasyonu neredeyse bir yıl devam etti. Büyükşehirde değiştirilmeyen başkanlık, müdürlük vb. kalmadı gibi bir şey. Başkan yeni bir ekiple, yola koyuldu.

Hafta arası Başkan Zorluoğlu’nun genç danışmanlarından Emre Gülseven aradı ve, ‘Abi, Kültür Daire Başkanımız Erdem İskenderoğlu beyle birlikte sizinle sohbet etmek isteriz’ dedi.

Emre Gülseven, Trabzon Büyükşehir Belediyesine gelmeden önce İstanbul’da idi. Gülseven, İstanbul’da reklam, yayıncılık işleri ile uğraşıyordu, iyi de işi vardı. Gülseven, Başkan Zorluoğlu’nun seçim kampanyasına destek için Trabzon’a gelmiş ve iyi de iş çıkarmıştı. Hayden Trabzon kampanyasının mimarı ve uygulayıcısı o idi. Başkan Zorluoğlu, seçimi kazandıktan sonra Emre’ye, ‘Bırak İstanbul’u Trabzon’a gel’ dedi. Emre, epey düşündü. İstanbul’da iyi de kazanıyordu. Başkanı kıramadı ve ‘evet’ dedi. Başkan da bu genç ismi danışmanlığa atadı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem İskenderoğlu da İstanbul’dan Trabzon’a gelen bir isim. İskenderoğlu aslen Köprübaşı Beşköylü. Eyüp Belediyesinde özel kalem müdür yardımcısı olarak memuriyete adım attı. İstanbul’daki ilçe belediyelerinde görev yaptı. Zeytinburnu Belediyesi Kültür Müdürlüğünden Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığına getirildi.

Önceki gün, Yüzüncü Yıl Parkındaki Büyükşehir Belediyesi sosyal tesislerinde İskenderoğlu ve Gülsever ile uzun uzadıya sohbet ettik. Konu, Trabzon tarihi ve Trabzon’da kültür sanattı… Konu tarih olunca, bizde yüzeysel olarak milattan önceden başladık bugüne geldik. İskenderoğlu ve Gülsever pür dikkat bizi dinledi… İskenderoğlu, Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı olarak yapmak istediklerini özet olarak anlattı ve kültür daire başkanlığı olarak bir dergi çıkaracaklarını vs. söyledi. Bu konuda Trabzon’da kimlerle görüşmemiz gerektiğini sordu. Bizde Üniversiteden ve kentten isim verdik. İskenderoğlu, periyodik aralıklarla çıkaracakları kültür ve sanat dergisine ‘T’ ismini vereceklerini söyledi.

Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Erdem İskenderoğlu ve Zorluoğlu’nun genç danışmanı Erdem’i Trabzon için çok ama çok önemli bulduğumuz bu projeleri nedeniyle kutluyoruz.

 

Hacı Murat!haci-murat.jpg

Bu araba 1971 yılında "Murat 124" adıyla ilk Bursa'da üretildi.

Adını Bursa'nın başkent olduğu zamanda padişah olan 1. Murat'tan aldı.

Peki bu arabaya neden Hacı Murat dendi?

1970'lerde arabayla Hacca gitmek serbestti.

Türkiye'de insanlar ilk olarak Murad 124 ile hacca gitti. Bu arabanın adı ondan sonra "Hacı Murat" olarak kaldı.

Hatta Arabistan yetkilileri "Hacı Murat" yoğunluğunu fark edince bu arabalar neyin nesi ki diyerek şüphelenip incelemeye almışlardı. 1971-1979 arasında 134 bin adet üretilmişti.

Hacı Murat'ını satmak isteyen bazı insanlar "Araba iki kez Hacca iki kez de Umreye gitmiştir" diyordu.

Az da olsa sırf kutsal toprakları gördüğü için arabayı alanlar da vardı.

Sahibinden satılık iki kez hac görmüş araba.

Nasıl ama.

Hayırlı olsun diye gelin arabasını "Hacı Murat" yapan da vardı.

Kim ne derse desin "Hacı Murat" bir efsanedir.

 

Kimileri ona yürüyen tabut diye alay ederdi. Ama motorunun neredeyse arıza yaptığı çok az görülmüştü efsanenin.

(Nazlı Kernan. Tarih, Bilim, Sanat ve Edebiyat Platformu)

 

basiniza.jpgBaşınıza öğretmen kadar taş düşsün!

Bunu neden söyledim;

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Eğitimde asıl yük öğretmen maaşı ile ilgilidir. Öğretmen maaşlarından dolayı yatırıma fırsat kalmıyor" demiş.

Öğretmenlerimiz, tarihin en zor koşullarında ve onurlarından taviz vermeden, boğaz tokluğuna hizmet verirken bu sözler onlara yapılan en büyük saygısızlık, zul ve hakarettir..

Öğretmenliğin ve eğitimin önemini henüz kavrayamamış, tıpkı sağlık sisteminde olduğu gibi eğitimi de bir ticaret kapısı gibi gören, ailesine ait özel bir eğitim kurumu olan bir bakandan da ancak bu beklenir.

Sayın Bakan, dünyada her şeye değer biçilebilir, ama öğretmenin eserine asla.!

Zira Öğretmenlik, insanlık tarihinin en önemli ve ölümsüz mesleğidir. Bir insanı kurtarmak, bir âlemi kurtarmak kadar önemlidir. İyi eğitilen bir insan, huzurlu bir toplum ve mutlu bir geleceğin de teminatıdır.

Küçük ayaklara büyük adımlar attıran Öğretmenlerimiz, her şeye açılan kapı ve yarını bir gün önceden yaşayan fedakar kişilerdir. Yeryüzünde Öğretmenlikten daha kutsal ve onurlu bir meslek yoktur. Öğretmenden ve Eğitimden mahrum bırakılmış toplumlar asla millet olamazlar.

Öğretmenlik bir sanat işidir, geçim sıkıntısı çeken bir sanatçıdan yaratıcılık beklenemez. Devletin asli ve birinci görevi Öğretmenlere en yüksek maaşı vermek olmalıdır. Dünyada her şeye değer biçilebilir ancak bir öğretmenin eserine asla değer biçilemez.

Öğretmenlerimiz başımızın tacı, geleceğimizin teminatıdır.

Hükümet olarak yıllardır rantiye düzenine aktardığınız milyarlarca liranın yüzde birini Öğretmen maaşlarına ve eğitim yatırımlarına tahsis etseydiniz bugün ülkemizde her şey daha farklı olurdu.

Lakin görüyorum ki sizlerin hiçbir zaman böyle bir derdi olmadı.!

Bilakis tam tersi, sizlerin arzusu her zaman çökmüş ve hurafeye teslim olmuş sözde bir eğitim sistemi oldu.

Bugün yaşananlar bu arzularınızın vahim birer neticesidir ve ileride tarihe sizin de adınızla birlikte büyük bir insanlık suçu olarak geçecektir.

(Prof. Dr. Vecdet Öz)

 

***************

harun-celik.jpg

Siz yine kızacaksınız ama yapacak bir şey yok Zanzibar’da oluyor böyle şeyler. Zanzibar Milli Eğitim Bakanının açıklamalarını dinledim, eğitimdeki asıl yük öğretmenlerin maaşı imiş. "Öğretmenler gelecek nesil sizin eseriniz olacaktır"dan öğretmenlerin maaşı asıl soruna kadar geldik. Sevgili öğretmenler maaş almak sureti ile eğitime neden yük oluyorsunuz kardeşim? Hafta sonu limon satıp hafta içi parasız öğretmenlik yapsanız olmuyor mu? Ya da boş verin sallayın gitsin!

(Harun Çelik)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar