YERİN KULAĞI

Ertuğrul Doğan 3061

Sertaç Güven 2161ertugrul.jpg

Nevzat Aydın 2061

Birhan Emre Yazıcı 1461

Trabzonspor ikisi mevcut yönetim kurulu üyesi biri eski yönetici ve biri de iş adamı olmak üzere 4 isim, Trabzonspor’un yeni formalarından tam 8 bin 744 adetini satın alarak, taraftarlara, yetim ve öksüzlere dağıtacaklar.

Trabzonspor’da forma satın alma kampanyasını başlatan ilk isim yine eski yöneticilerden Yemeksepeti’nin patronu Nevzat Aydın oldu. Nevzat Aydın, ‘Yeni formalardan 2 bin 61 adet satın alıyorum. Yarısını kadın yarısını da erkeklere dağıtacağım’ dedi.

Aydın’ın işaret fişeği ile Trabzonlu ünlü mimar Necdet Kırhan Yazıcı’nın oğlu, genç iş adamı Birhan Emre Yazıcı kampanyaya 1461 forma ile katıldığını açıkladı. Yazıcı, ‘Kulübümüze destek olmak adına siz değerli dostlarıma 1461 adet büyük Trabzonspor’umuzun formasını hediye edeceğim. Yapacağınız iş, unutulmaz Trabzonspor anılarınızı bekliyorum’ dedi.

Yazıcı’nın bu açıklamasından sonra genç yöneticilerden Sercan Güven bir açıklama ​​​​​​​yaptı. Güven, ‘Ben de kampanya 2161 forma ile katılıyorum. Formaların yarısını Trabzonsporlu gençlere, yarısını da çocuk esirgeme kurumu, lösev olmak üzere çocuklara hizmet eden kuruluşlara göndere​​​​​​​ceğim’ dedi.

Bu üç isimden sonra Ertuğrul Doğan ise, ‘Bende kampanyaya 3061 forma ile katılıyorum. Formaları şehit, yetim ve gazilerin çocuklarına göndereceğim’ dedi.

Trabzonspor’un biri eski ikisi mevcut, biri de iş adamı olmak üzere 4 ismin, forma kampanyası başlatması, camiada büyük alkış aldı. Forma dağıtacak eski,yeni yöneticiler ve iş adamı sosyal medya hesaplarından, olayı duyurdular ve başvuru adresleri verdiler. Forma almak isteyenler, 4 ismin sosyal medya hesaplarını takip etsin, diyor, 4 ismi kutluyoruz…

 

Hıdırnebi tesisleri çürüyor!hidirnebi.jpg

Trabzon’un en gözde yaylalarından biri olan Hıdırnebi’de eski valilerden merhum İsmet Gürbüz Civelek döneminde özel idare imkanlarıyla bir yayla kent yapılmıştı. Özel İdare kapatılınca yaylakent Trabzon Büyükşehir Belediyesine devredilmişti. Yaylakent’in işletmecisi son 10 yılda kira ödemediği gerekçesiyle iki yıl önce Büyükşehir Belediyesi tarafından tahliye edilmişti. Hıdırnebi yaylakent​​​​​​​i, iki yıldır kaderine terk edildi, çürümeye bırakıldı. Hıdırnebi Yaylakent’in yeniden kiraya verilip ​​​​​​​verilmeyeceği veya Büyükşehir Belediyesinin işletip işletilmeyeceği önümüzdeki günlerde belli olacak.

 

Turizm dibe vurdu!

Son yıllarda Arap turizmiyle zirve yapan ve sayıları hızlı bir şekilde artan Trabzon ve Rize’deki otel, motel ve restoranlar, koronavirüs nedeniyle Arap ülkelerinden gelen olmayınca iş yapamaz duruma geldiler. Bölge de çok sayıda otel ve motelin kapalı olduğunu belirten turizmciler, ‘Kuveyt ve bölgede bir iki ülkeden az sayıda gelen var. Onların da bir kısmı evlerinde bir kısmı da merkezdeki otellerde kalıyor. Koronavirüs bu şekilde devam ederse ve aşısı bulunmazsa sektör milyonlarca liralık sarara uğrayacak. Zaten uğruyor’ dediler.

 

Yomra’da güzel şeyler oluyor!

Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık ve ekibinin çalışması, ilçe genelinde alkış ​​​​​​​alıyor. Başkan Mustafa Bıyık’ın, çok kısa süre içerisinde ilçenin çehresini değiştirdiğini, vatandaşlara parti ayırımı yapmadan hizmet ettiğini söyleyen Yomralılar, ‘Başkanımız nazar almasın, işi çok iyi götürüyor’ diyorlar. Bu arada Başkan Bıyık’ın geçenlerde rekabet ortamı oluşmadığı için ihalesini iptal ettiği dü​​​​​​​ğün ve konferans salonu inşaatının ihalesinin önümüzdeki günlerde yeniden yapılacağı bildirildi.

 

Farabi’de görev değişimi!farabi-001.jpg​​​​​​​

KTÜ rektörlüğüne atanan Prof.Dr. Hamdullah Çuvalcı, üniversite genelinde kadrosunu oluşturmaya başladı. Rektör Çuvalcı ilk etapta rektör yardımcılarından ikisini değiştirdi. Çuvalcı, Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Başhekimi Prof.Dr. Yüksel Yazıcıoğlu’nun yerine de Ahi Evren Kalp ​​​​​​​Damar Hastanesi eski başhekimi Prof.Dr. Celal Tekinbaş’ı atadı. Tekinbaş önceki gün Aliyazıcıoğlu’ndan görevi devraldı. Rektör Çuvalcı’nın önümüzdeki günlerde mühendislik fakültelerinde de bazı atamalar yapacağı söyleniyor.

Bocutoğlu- Çelik kavgası!bocukoglucelik-2.jpg​​​​​​​

Geçenlerde bu köşede, KTÜ’den bir öğretim üyesinin KTÜ eski öğretim üyelerinden Prof.Dr. Ersan Bocutoğlu’nun doktora tezinin olup olmadığı konusunda bir iddiasını yazmıştık. Ardından Prof. Dr. Bocutoğlu iddialara cevap vermiş ve iddiada bulunanların iddialarını ispat etmelerini istemişti.

KTÜ’den Prof.Dr. Bocutoğlu’nun tezinin olmadığı veya kayıp olduğunu ileri süren isim, Prof. Dr. Kenan Çelik…

Prof. Dr. Çelik, dün şu açıklamayı yaptı:

‘Benim iddialarım hocanın bize anlattıklarının özetidir. Prof.Dr. Metin Berber, Haydar Kazaz, Bayram Güngör, Ramazan Aksoy hocalarım şahittirler. Ayrıca ben YÖK’e yazılı olarak başvurdum. O tarihlerdeki tezleri arşivlemedik, cevabını aldım. Hocanın tezi YÖK kurulmadan önce idi. Dolayısıyla YÖK’te böyle bir tezin olmadığını biliyor. YÖK’ten ne bilgisini alıp da mahkemeye gideceğim. CİMER’e başvurdum. Yazı KTÜ’ye geldi. Kendisi de danışmandı. KTÜ Kütüphanesinde yok cevabı geldi, Mehmet Karabayır imzasıyla. Şimdi de Avrasya Üniversitesine başvuracağım. Son zamanlarda enerji gündemde. Çalışma yapıyorum ve o tezden yararlanmak istiyorum. Sonuç benbocukoglucelik-1.jpg​​​​​​​, bulamadım. Kendisi bir fotokopi verirse memnun olurum. Gazeteci olarak bir de siz arayın YÖK’ü veya ilgili yerleri. Yaklaşık 10 yıldır tezini istiyorum. Beni neden YÖK de uğraştırıyor. Ne mahkemesine gideceğim onu da anlamadım. O ki meslektaşız, aynı şehirdeyiz, bir fotokopi verse ne olur? Ben bütün çabalarıma rağmen şu ana kadar tezi bulamadım, bulamıyorum. Kendisinin de bilim adına bize yardımcı olmasını istiyorum. Bu arada Tezini 1975 yılında yazdı. Ayrıca Bocutoğlu’nun tavsiyesine uyarak CİMER aracılığıyla YÖK’e tekrar başvuruda bulundum. Sonucuna göre diğer tavsiyelerini de yerine getireceğim. Ama önemli olan tezi elde edebilmem ve bize anlattıklarının doğru olup olmadığını test edebilmektir.’

Çelik dijital çağda YÖK’e başvuruya bile gerek olmadığını belirterek, Ulusal tez merkezinin internet adresini verdi ve taratmamızı istedi. Çelik, ‘Ben taradım Bocutoğlu adına bir şey bulamadım. No results yazıyor’ dedi.

Ersan Hoca, tezini 1975 yılında yazmış ve kabul edilmiş. Tez, ayrıca kaybolmuş da olabilir. Ersan Hocada 1975’de yazdığı tezin kopyası var mı yok mu bilemiyoruz. Olması lazım, diye düşünüyoruz. Olmayabilir de… Aradan 45 yıl geçmiş. Ersan Hoca da ununu elemiş eleğini asmış. Geçmişte hatta günümüzde istisnalar hariç kimlerin tezleri özgün ki! Bunu biz değil ABD’de yaşayan Trabzon Lisesi mezunu bir dostumuz söylüyor.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar