YERİN KULAĞI

KTÜ Rektörünün Başdanışmanı!

KTÜ Araklı MYO’nun sosyal medyada bir paylaşımı dikkatimizi çekti… Paylaşım şöyle: ‘KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi ve yüksek okul müdürümüz Dr. Hasan Çebi Bal hocamız, müdürlük görevine ilaveten Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektör Başdanışmanı olarak atanmktu-rektorunun-2.jpgışt​​​​​​​ır. Hocamıza yeni görevinden başarılar dileriz…’

Araklı Yüksek Okul Müdürü Hasan Çebi Bal’ın rektör başdanışmanı olduğunu bu paylaşımdan öğrendik. Bal’lardan tanıdığım ilk isim, Trabzon kent merkezinde Tanjant yolu nedeniyle yıkılan Zeytinlik Camisinin imamı idi. Bir ara merhum imamla da sohbetim olmuştu. Merhum imamın oğullarında Muhittin Bal ile yıllar önce tanışmıştım. O yıllarda yeniden milli mücadeleci idi. Ankara’ya gitti, Sağlık Bakanlığında üst düzey memur olarak çalıştı. Bir de bir vakıfın başkanı falan olmuştu. Ankara Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Melih Gökçek’e de yakındı!  Küçük kardeşi Mehmet Akktu-rektorunun-1.jpg​​​​​​​if Bal ile de telefonda bir iki kez konuşmuştum. Mehmet Akif, Mustafa Kemal Sayıl’ın hatıralarını kitap haline getirmişti... Ki, Sayıl o kitabı hazırlamak için Adnan Müftüoğlu aracılığıyla bana teklif getirmişti. Ben de işim çok diye geçiştirmiştim. Mehmet Akif Bal, İstanbul’da öğretmenliğinin yanı sıra çok sayıda esere imza atan bir kardeşimiz. Hasan Hoca, Zeytinlik Camisinin eski imamının oğlu, yani Muhittin ve Mehmet Akif’in kardeşi.  Gümüşhane İmam Hatip Lisesi mezunu, sonradan Uludağ Üniversitesi’nde okudu… Hasan Bal, ‘Çebi’yi soyadına mı ekledi yoksa ikinci ismi mi onu bilmiyorum. Babasının, kardeşlerinin soyadı Bal olduğuna göre kendi soyadı da Bal olması gerekir! Bir de o tarihlerde merhum hoca, bana yanılmıyorsam Bayburt ile ilişkilerinin olduğunu söylemişti.

Rektör başdanışmanlığına getirilen Hasan hoca, bir ara bilgisayar şirketi kurmuştu. Bilgisayar üzerine kitap da yazmıştı. Sonra yayıncılığa başlamıştı. Rize’de Trabzon’da işyeri vardı. Boztepe’de de yayınevi matbaa kurdu. Üniversiteden birkaç hocanın kitabını basmıştı. O dönemler iyi de para kazanmıştı sonra işleri iyi gitmemişti, kepenk kapatmıştı! Hasan Bal; Üniversiteye ne zaman girdi bilmiyorum. Doktorasını 18 yıl da tamamladığına göre 18-20 yıl önce girmiştir, diye düşünüyorum. Hasan hocanın bir başka özelliği de ezan saatinde, telefonundan ezan sesi gelmesidir!

***

 

Hasan Çebi Bal ile ilgili bir ara KTÜ rektörlük çevresinden birileri bir not iletmişti. Yoğunluktan o not masamızın ücra bir köşesinde kalmıştı. Dün, KTÜ ile ilgili iki satır yazarken bu not aklımıza geldi. Sağı solu karıştırdık ve notu bulduk.

Notta şunlar yazıyordu;

‘Muhteşem Süleyman, Hasan Çebi Bal’ı, Arabistan’da yabancı uyruklu sınav yapmak için yolluklu ve yevmiyeli bu ülkeye gönderdi.  Bu arkadaş devletin parasıyla bir de umre yaptı… Metin Berber hoca da yine aynı şekilde bir yere gitti! Prof.Dr. Asım Ören, Prof.Dr. Hikmet Öksüz, Prof.Dr. Süleyman Baykal, Prof.Dr. İbrahim Özen de aynı sınav için Bakü’ye gittiler. Yolluklu, yevmiyeli olarak! Hiç rektör ve yardımcıları sınav gözetmenliği yapar mı? Bu Hasan Çebi Bal, Baykal ilk seçildiğinde ‘Allah başımızdan eksik etmesin’ diye Baykal’ın face sayfasına mesaj yazan yağcılardan. Bu arkadaş halen daha Dr. öğretim üyesi! Doktorasını 18 senede yaptı, en son af çıktı. Aftan yararlandı ve Gazi Üniversitesinde 6 ayda doktora tezini verdi. Birden zihni açıldı. Bir de bu arkadaş işe devam etmediği için pek çok soruşturma geçirdi’…

Yazdıklarımızda eksik fazla, yalan, abartı vs. varsa, muhataplara köşemiz açıktır. İsteyen istediği açıklamayı yapar… Tabi biz de unutup yazmadıklarımızı ekleriz.

Önceki gün; bir dönemler Türkiye’nin en iyi 4 üniversitesinden biri olan Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin son çeyrek yüzyılda müthiş bir düşüşe geçtiği ve son yıllarda iyice dibe vurduğunu, dünyanın en iyi 1500 üniversitesi arasında yer alamadığını vs. yazdık.

Üniversiteler; bilim ve ilim erbabına değil de eşe, dosta akrabaya, siyasi yakınlığa kadro verirse olacağı budur. Yeni rektör Prof.Dr. Hamdullah Çuvalcı’nın ilk icraatına baktığımızda, üniversitede bir değişimin olmayacağı, hatta daha da geriye gideceği görünüyor. İnşallah yanılırız!

 

Bu devirde tren yolu hoş ama boş vaat!

Erzincan- Trabzon d​​​​​​​emiryolu projesinin Trabzon- Rize il sınırındaki İyidere’ye kaydırılması iddiaları en fazla Gümüşhanelilerin tepkisini çekiyor. Erzincan veya Erzurum’dan Rize’ye inecek demiryolu Gümübu-devirde.jpg​​​​​​​şhane’yi bay pas edecek, Aşkale Bayburt üzerinden İyidere’ye inecek. Gümüşhaneliler, Erzincan-Gümüşhane- Tirebolu güzergahına hattın Gümüşhane’den geçmesi nedeniyle pek tepki göstermemişlerdi.

Tren yolunun Erzincan’dan Giresun’a, Trabzon’a veya Rize’ye gelmesinin maliyeti milyonlarca dolar. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin değil bugün, yarın bile bu hattı yaptırma imkanı yok. Yaptırsa bile, bölgeye ekonomik olarak katkı sağlaması mümkün değil. Karadeniz limanlarından doğu ve güneydoğuya taşınan yükler TIR’larla gidiyor… Ki, limanlara yük de gelmiyor. Gelen yük de kömür… Doğu illerine doğalgaz verildikten s​​​​​​​onra kömür işi de bitme noktasına geldi. Giresun, Trabzon, Rize, Artvin- Hopa limanlarının durumu ortada! Doğudan ve güneydoğudan Karadeniz limanlarına da üçer beşer kamyonluk maden getiriliyor. Erzurum, Erzincan ve çevresinden tren yoluyla batıya mal gidiyor mu veya batıdan bu bölgeye mal geliyor mu? Yok denecek kadar az!

Demiryolu, Samsun’dan Batum’a kadar olsa, neyse…

Erzincan- Trabzon, Erzincan- Giresun, Erzincan- Rize demiryolu projesi hayata geçse de bölgeye ekonomik olarak katkı sağlamaz. Ovit Tüneli ve bölgedeki yollara milyonlarca dolar harcandı? Ne oldu? Erzurum’dan sahile inecek araçlar ya Bayburt-Araklı ya da Zigana’yı kullanıyorlar.

Trabzon’un, Rize’nin, Gümüşhane’nin veya doğu illerinin kalkınması ve gelişmesi için üretim teşvik edilmeli. Milyonlarca lira harcanarak yapılacak tren yolu 500 kişiye iş imkanı sağlarsa, o para ile üretim yapacaklar teşvik edilirse en az 50 bin kişiye iş imkanı sağlanır. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar