02.07.2022, 09:42

“YETERİNCE ZAMAN VERİLİRSE BİR MAYMUN BİLE KİTAP YAZABİLİR”

Bir kadın böyle dedi, haklı olabilir. Ben kendime yeterince zaman ayırıp iki kitap yazdım. Ama herhangi bir maymunun yazacağından komik olduklarını düşünüyorum. “Neden daha komik?” diye sorulabilir. Efendim, bir maymun “Terdit” yani beklenmezlik sanatını bilmez. Nedir bu sanat derseniz, hani bizi fıkralarda güldüren beklenmedik bitişler vardır ya, işte o.

Geçen yaz kuraklıktan ekinler kırılırken yağmur duası için tüm köylü toplanıp yakındaki tepeye doğru yola revan olmuş. Giderlerken Bektaşi, “Mevla’m” demiş, “aha burası da benim tarlamdır. Güzelce yağsın, tarlamın her yanı suya doysun e mi, kurban olduğum…” Dualar edilmiş, sonrasında kara bulutlar belirmiş, gök gürültüsü, ardından yağmur derken tüm köylülerin tarlası güzelce sulanmış fakat Bektaşi’nin tarlası sele gitmiş, ekinleri mahvolmuş. Bizimki çok sinirlenmiş, “Kabahat sende değil.” demiş. “Sana tarlayı gösteren eşşekte…”

Genç bir yazar adayı, Mark Twain’e zaman zaman mektuplar yazıyor, sorduğu saçma sapan sorularla adamın canını sıkıyormuş. Son mektuptaki soru şu:

“Efendim, ben bir yerde okudum. Balık insanın zihnini açar, insanı çok zeki yaparmış. Doğru mudur?”

Bu soruya karşılık Mark Twain “la havle”nin İngilizcesini çekip şöyle cevap vermiş:

“Evladım, balığın insanın zihnini açtığı, insanı zeki yaptığı doğrudur. Mektuplarından anladığım kadarıyla, senin en az birkaç balina yemen lazım…”

Bu örnekte “terdit” sanatına “mübalağa” da eşlik ediyor. Kıvamında yapılan abartı da ruha letafet verir. Elbet duymuşsunuzdur, bizim Temellerden biri, sürekli kendi soyunun ne kadar eskilere gittiğini anlatıp övünüp duruyor. Cemal dayanamayıp demiş ki:

“Ula Temel, utanmasan, büyük büyük büyük dedenin Nuh’un gemisine bindiğini de söyleyecesun…”

“Yok, o kadar da değil…” demiş Temel. “Bizimkilerin o zamanlar kendi kayığı varmış…”

Efendim, mizahı doğuran bir diğer etmen de “bilmezlikten gelme”, yani tecahülüarif sanatıdır.

Neyzen Tevfik, biraz rahatsızlanıyor. Tanıdık bir doktora araç muayenesine gidiyor. Doktor bir ara Neyzen’e soruyor:

“İçki içiyor musun?”

Neyzen gülümsüyor,

“Ne maksatla soruyorsun?” diyor. “Muayene icabı mı, yoksa bana ikram mı edeceksin? Ona göre cevap vereyim…”

İki kadın arkadaş nicedir birbirlerini görmemişlerdi, şükür kavuşturana! Ayaküstü sohbete başladılar. Bir ara biri dedi ki:

“Kocan nasıldır, ne yapıyor?”

“Hiç sorma!” dedi diğeri. “Geçen ay markete bezelye almaya gönderdim, bir daha geri dönmedi…”

“Yaaa!.. Sen ne yaptın peki?”

“Ne yapacağım? Gidip bezelyeyi kendim aldım…”

Muhabirimiz, Kudüs’te ağlama duvarının önünde kendisi ve gözleri yaşlı bir adama mikrofon uzatıyor.

“Tam kırk yıldır her gün buraya gelir, en az üç saat Tanrı’ya dua eder, yalvarır yakarırım…” diyor ihtiyar.

“Ne güzel! Helal olsun size! Dualarınızın hiç kabul edildiği oldu mu?..”
“Ne gezer çocuğum? Sanki duvara konuşuyorum…”

Efendim, maymunların bilmediği bir diğer sanat da “tariz” yani iğneleme sanatıdır ki halkımız bu “laf dokundurma” sanatını iyi bilir.

Rahmetli başbakanlarımızdan Hasan Saka bir seçim öncesi hemşehrilerini ziyarete gelmiş.

“Uşaklar, oylarınızı gene bana vereceksiniz, değil mi?”

“Yok, vermeyceğuk… Biz okuma yazmasi olan birine oy vereceğuk…”

“O nasıl söz arkadaşlar? Ben okuma yazma bilmez olur muyum? Parislerde filan okuduk biz…”

“Haçan okuma yazman var idi da sağa o kadar mektup yazduk, niye bize cevap yazmadun?..”

Şair Necati’nin,

“N’idelim devr sunarsa sana şerbet bana zehr

Bu cihan böyle olur, gâh bana gâh sana” deyişi de bu sanata örnektir.

Şairimiz melun şarabı pek sever fakat sık sık iğnelemelere muhatap olurmuş. Latife latif olmalı. Bir gün iğnecileri şöyle yanıtlamış:

“Ben üzümün suyunu severim, sofu danesini

Zira kimi kızını sever, kimi annesini…”

Yorumlar (10)
Duesun saribal 1 ay önce
Hocam yüreğinize kalemınıze sağlık
Zafer B 1 ay önce
Kalemine sağlık hocam
Umut 1 ay önce
Köşenin müdavimi olacağız anlaşılan. Bu köşede karşımıza her an her şey çıkabilir.
Zühtü AKYILDIZ 1 ay önce
Teşekkürler İbrahim Bey, sadece gülümsemedik…
Ebru Turgut 1 ay önce
Hocam ellerine sağlık
Nesrin Bulut 1 ay önce
Güzel, eğlenceli bir yazı olmuş. Teşekkürler...
Pınar Çakır 1 ay önce
Emeğinize sağlık hocam
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın