Yıldızlara Baktırdım Fallarda Çıkmıyorsun

Şarkının sözleri o kadar naif ve güzeldir ki incecik, sızım sızım dokunur insana! Aşkın gücünü anlatan şarkılardandır. Hani deprem gibi, çığ gibi, Maçka Deresi'nin seli gibi önüne ne katıyorsa götürüyor geçmiş zamanından. Herkesin söylemesi gereken eserlerden biridir. Hatta söz derinliği ve bestesiyle "Küçük yetmez! Bir de büyük aç da içelim abi!" dedirtenlerdendir.

Bazen de eğer siz yaşadığınız aşktan henüz aşkınız bitmeden uzaklaşan veya uzaklaştırılan değilseniz bu şarkının ne demek istediğini anlarsınız! Ancak ne hissettirdiğini hiçbir zaman anlayamazsınız, diye düşünüyorum! Bilmem siz ne düşünürsünüz?

Bu şarkıda kelimeler öyle güzel yan yana gelmiştir ki şarkı bittikten sonra insan ayıp olur diye mi yoksa girdiği hayalden çıkamadığından mı ne konuşmaya utanıyor. Annem, Zekai Tunca’dan bu şarkıyı dinler:

"Benim beşinci oğlum! (Biz dört erkek kardeşiz) Çok güzel söylüyor!" diye de arkasından eklerdi. Benim acizane bir önerim olacak size. Bu şarkıyı bir kez de Fadıl Yoloğlu’ndan dinlemenizdir.

Gelelim şarkının hikayesine! Televizyon kanallarını geziyordum. Tesadüfen TRT Müzik ,,kanalında Zekai Tunca’yı görünce o kanalda kaldım. Ne de olsa annemin beşinci oğluydu! O zamana kadar kendini görmediğim ancak ismini bildiğim şair Cemal Safi konuşuyor, bu şarkının hikayesini anlatıyordu. Birazdan size anlatacağım; ancak Cemal Safi’yi kısa bir tanıyalım. Bana göre müthiş bir şairdir.

Üstat 38 yaşından sonɾa şiiɾleɾini yazmaya başladı. Bu hepimizin kulağına küpe olsun. Şiiɾleɾini ilk defa Oɾhan Gencebay besteledi. 1989 Yılında Zekai Tunca’ nın bestelediği "Rüyalaɾım Olmasa", 1990 yılında Selçuk Tekay’ ın bestelemiş olduğu "Vuɾgun"un güftekaɾı olaɾak Hüɾɾiyet Gazetesi’nin Altın Kelebek, Milliyet Gazetesi’nin Yılın En Sevilen On Şaɾkısı biɾincilik ödülleɾini aldı.

1991 yılında yine Zekai Tunca’ nın bestelediği "Gözüm Kesmiyoɾ"şaɾkısıyla Milliyet Gazetesi‘nin, 1991 yılında TRT’nin açmış olduğu yaɾışmada yine "İmkansız"şaɾkısıyla en iyi Tüɾk Sanat Müziği ödülünü aldı.

Şairin bu güne kadar kırk tanesi Orhan Gencebay tarafından olmak üzere Zekai Tunca, Selçuk Tekay, Onur Akay ve Candan Erçetin gibi ünlü sanatçı ve besteciler tarafından yüz elli civarında şiiri bestelendi.

Cemal Safi, Türk Dil Kurumu tarafından, 2003 yılında yapılan Dil Bayramı'nda Türkçe'yi en etkin ve güzel kullanan şair olarak ödüllendirildi. 2004 yılında Mihai Eminescu adına düzenlenen Eminescu madalyasını aldı. Şiirleri İtalyanca'ya, Rumence'ye ve Arnavutça'ya çevrildi.

Zekai Tunca ve Cemal Safi her zaman buluştukları bir lokalde buluşmuş, sohbete başlamışlardı. Uzun uzun sohbet ediyorlardı her keresinde. Birden Zekai Tunca’nın aklına bir şey gelmiş olacak ki konuşmasını bitirmeden Cemal Safi’ye döndü.

"Cemal abi bir sevgili tahayyül et; ancak rüyalarında görüyorsun! Böyle bir şiir olur mu?"

"Şimdi nereden aklına geldi?"

"Olur mu abi?"

"Olur Zekai!"

"Tamam abi, bunun üzerine çalış! Seni sonra ararım!" deyip sohbete bıraktığı yerden devam etti. Epeyce zaman geçmiş, arkadaşların ayrılma zamanı gelmişti. Vedalaşarak ayrıldılar. Aradan üç dört gün geçtikten sonra Zekai Tunca Cemal Safi’yi telefonla arayarak:

"Cemal abi başladın mı şiire?"

"Bitirdim!"

"Abi okur musun?"

Yıldızlara baktırdım fallarda çıkmıyorsun

Seni görmem imkansız rüyalarım olmasa

Pencereden bakmıyor yollara çıkmıyorsun

Seni görmem imkansız rüyalarım olmasa

Yalvarırım mektup yaz beş dakika ayır da

Su serp yanan bağrıma sağlığını duyur da

Yaban gülü gibisin dağda kırda bayırda

Seni dermem imkânsız rüyalarım olmasa

Seviyor özlüyorum seni can pahasına

Bir fırsat ver ne olursun beni bir daha sına

Bu aşkı söyleyemem senden bir başkasına

Seni sormam imkânsız rüyalarım olmasa

"Hay Allah razı olsun Cemal abi! Bir yere kaybolma abi! Hemen geliyorum!" diyerek telefonu kapattı. O günden sonra iki gün çalışmayla bu güzel şarkı ortaya çıktı.

Cemal Safi’nin mekanı cennet olsun. Çok üretken bir insandı.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar