13.10.2021, 10:10

Yoksulluk ve Varsıllık Ölçütleri

      Varsıllığın günümüzde sadece para ve ekonomiyle ilgili bir kavram olduğu sanısı ülkemizde çok yaygınlaştı. Ülkeyi yönetenlerin de anlayışı bu olunca kimi değerler sıradanlaşıyor. Tarihsel varsıllığımız biraz ön planda tutulmakla birlikte – hamaset için bu gerekli- özellikle kültürel ve sanatsal birikimimiz, üretimimiz dolayısıyla varsıllığımız yıllar içerisinde küçümsenmiş. Hor görülen, devlet desteğinden/olanağından yoksun bırakılan, kimi zaman da engeller ve yasaklar nedeniyle bıktırılan yetenekli yığınlar yeni arayışlarla labirentlere sıkıştırılmış, sanat ve değerler üretiminin dışına itilmişlerdir.

     “Para”nın dışında bir değeri göremeyen ya da hak ettiği ölçüde anlaşılamayan onca insansı etkinlik –sanat- var ki çoğundan habersiz yaşıyor toplum. Bize sunulan seçenekler arasında bunlar pek yer almaz. Sanki bütün insana ve insanlığa değil de “meraklısına” hitap eden etkinlikler gibi. Oysa az ya da çok herkes güzel olana ilgi duyar, beğenir, beğenisini dillendirerek paylaşır; insanlık havuzuna su taşır. Yapılan bir resim, bir yontu, bir güfte, bir şiir, bir müzik…  değerdir. Bunları paylaşmak/aktarmak bir değerdir. Burada onu “değer” yapan alınıp-satılması (meta), gelir getirmesi değil kuşkusuz. İnsanın duygu ve düşünce dünyasını varsıllaştırmasıdır. Günümüzde azalmakta olan insana ait kimi özelliklerin yaygınlaşması, kıyıda köşede kalmaması bu nedenle önemlidir, bence yaşamsaldır da.

      Varsıllığın karşılığı parayla, taşınır-taşınmaz varlıkla anılınca insanın yaşamı da yoğunlukla bu kulvarda mücadeleyle sürer gider. Doğanın ve yaşamın birçok güzelliği, değeri artık gözden düşer/düşebilir. Öncelik sıralamasında yer bulamaz bir türlü. Bu öncelikler sıralamasını kim belirler? Neye göre belirlenir? Kamunun hangi önceliği, gereksinimi dikkate alınır? Bu denklemi kim kurar ve nasıl kabul ettirir? Bütün bu soruların ve benzerlerinin yanıtı sanırım erkin sınıfsal niteliği ve yaklaşımında saklı.  Aslında pek de saklı/gizli olmayan yaklaşım varsıllık ölçütünü belirlemiştir bile. Nicel kimi göstergeler bunun kanıtı olarak sunulur. “İstatistikler”, “kamuoyu yoklamaları”, “araştırmalar” pekiştirir gösterilmek istenen sonuçları.

        Bütünüyle toplumsal üretkenliğin –tarım, sanayi, eğitim- kültür, spor, sanat- varsıllık olduğunu unutan, yok sayan anlayış ekonomik göstergelerle yapay kalkınmışlık/gelişmişlik ve refah oranlarıyla oynayarak sunduğu tabloyla kitleleri, halkı aldatıp kandırması, utanılması gereken bir durumun yanında ciddi anlamda bir suçtur da!

       Bu toprakların üretkenliğini, insanımızın yaratıcı zekâsıyla birleştiren, sanatsal estetikle bütünleyen gerçek varsıllığı gölgeleyen, göstermek istemeyen yaygın ve egemen anlayış sayılarla oynayarak “güzel” tablo sunma yarışına girer. Bu tabloda ulusal ve evrensel güzellik taşıyan alanları pek bulamazsınız. Örneğin, sanat atölyelerini, kurs merkezlerini ve gençlerin yeteneklerini geliştiren alanları bulamazsınız.  -Var olan salon ve mekanlar da nedense hep “doludur” ya da “bakımdadır”-.

      Yönetimler kalıcı ad bırakabilmek için insanımızın önünü açan, ona olanak sağlayan alt yapıya öncelik vermeli. Bu alt yapı bütün halk kesimlerinin kolayca ulaşabileceği biçimde düzenlenmeli. Ekonomik ölçütler ve kaygılar kamuyu önceleyen, çıkarlarını koruyup-geliştiren bakış açısı taşımalı, belirli bir kesimin ve onlarla sıkı-fıkı çevrelerin lüks/debdebeli yaşamı ve tüketimi için dikkate alınmamalıdır.

     (……)

     Tiyatro, sinema, opera, bale, spor ve her türden kültür sanat etkinliklerinin bulunduğu salonların sayısı ve donanımına ilişkin bir veri sunulamaz mı?  Bunlara katılımla ilgili görseller paylaşılıp halkımızın yönlendirilmesi sağlanamaz mı? Böylece gerçek değer ve varsıllığın önü açılsa… Yoksa, bunlar zaten “boş zamanlarda yapılması gerekenlerdir”  diye topluma sunulan, çok da anlamlı sayılmayan işler ya da hobiler olarak görülmeye devam edilirse çırpınmaya ne gerek var; savunmayı güçlendirip, gücümüzü ve enerjimizi koruyup geliştirmeli bir gün doğumuna, bir bahara hazırlıklı olmak en iyisi galiba!

                                                                    -Yarınlar güzel olacak-

                            

Yorumlar (2)
Murat Demir 2 hafta önce
Allah güzel yazılarının devamını nasip etsin kardeşim.
Aydın osman 2 hafta önce
hocama teşekkür ediyorumrum resmen aydınlatmış ışık tutmuş mükemmel taktire şayen.,
14
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 27 Ekim 2021
İmsak 05:13
Güneş 06:38
Öğle 12:10
İkindi 15:04
Akşam 17:33
Yatsı 18:53