Yolsuz TRABZON!

 Maraş Caddesi’nin araç trafiğine kapatılması zaman zaman gündeme gelir, hatta Uzunsokak’ın trafiğe kapatılmasından sonra daha sık dillendirilir olmuştu.
 Ancak su şebekesinin yenilenme çalışmaların da gördük ki Kahramanmaraş Caddesi trafiğe kapatılamazmış.
   Şehiriçi trafiğin akacağı tek yolu kapatmayı düşünmek dahi akıl kârı bir iş değildir.
 Önceki belediye başkanının bu şehre telafisi imkânsız zararları olmuştur. İtfaiye kavşağındaki köprülü geçit örneğinde olduğu gibi maddi zararların yanı sıraşehiriçi trafik düzenlemesiyle de maddi ve manevi zararlara da sebep olmuştur.
Şehri yönetenlerin bu şehre verilen manevi ve psikolojik yaraları da sarması şarttır.
   Kanun gereği büyükşehir olmuş bir il olarak yeni yerleşim yerleri de dahil olmak üzere ciddi bir ulaşım planımızın olduğuna inanmıyorum. Varsa da zamanında başlanıp gereken önem verilmediği için tanjant yolunda olduğu gibi 40 yılda tamamlandığından biz yolu tamamladığımızda amaçlanan vasfını kaybetmiş oluyor. Kanuni Bulvarı da bu istikamette ilerliyor. 
   Ülke ve şehir yönetiminde görev alanların çok acele bu şehrin Güney Çevre Yolu’nu hayata geçirme mecburiyetleri vardır. Tüm ülke de yol yapmakla övünen bir iktidar partisinin Güney Çevre Yolu’na bu kadar uzak durması anlaşılamaz bir durumdur.
 Belki geçmiş iktidarların projesi diye soğuk bakıyorlar diyeceğim ama biliyorum ki yapılan ve övünülen yollarında birçoğu geçmişten gelen projelerdir.
   Proje ilk gündeme geldiğinde transit geçiş için planlanmış bir yol iken artık şehiriçi yol kapsamında düşünülmeli, ismen büyüttüğümüz Trabzon şehrini cismen de büyütmeliyiz.
   Bu yolla yeni yaşam alanları üretmeli, yapılaşma başlamadan üretilen yaşam alanlarının altyapı yatırımlarını çözdükten sonra İmara açmalıyız.
Güney Çevre Yolu da artık yeterli olmayacaktır, bu yola paralel bir ikinci yol da şimdiden planlanmalıdır.
   Şehirle ilgili bir tasarruf yapılırken meclis çoğunluğum var, ben yaparım yerine şehir dinamikleri, tarihi ve misyonu dikkate alınmalıdır.
   Son olarak bir de değişen su şebekesinden sonra özellikle meydan civarında sökülen Arnavutkaldırımı olarak adlandırılan taşlarla ilgili hatırlatma yapmak isterim. 
   Bir kısım vatandaş sökülen taşların dolgu alanlarına döküldüğü yönünde bilgiler verse de doğru olduğuna inanmadığımı şayet doğru ise de bunu yapanın aklından şüphe edeceğimi belirtmek isterim.
   Yine bir kısım vatandaş bu sökülen taşların yeniden kullanılmayacağından, bu yolların asfalt kaplanacağından tedirgin olduğunu belirtiyor.
 Trafik ve araçlar için sorun yaratan bir yol şekli olmasına rağmen bu şehrin ruhunu yansıtan öğelerden olduğu fikrindeyim. Belli yerlerde ve özellikle surlar içinde kalan alanda Arnavut taşı dediğimiz bu yapının korunması tarih ve turizm bakımından önemlidir.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.