Yomra’daki Boru Dağı ve Aygün’ün mektubu!

Karadeniz’in sahil kent ve ilçelerinin hemen hepsinin ya yakınında ya da birkaç km güneyinde bir tepe, dağ vardır. Trabzon’da, Akçaabat’ta Sivritepe, Beşikdüzü’nde teleferik hattı çekilen Beşikdağı, Rize’de o dağı, öbür ilçede bu dağı vs. Yomra ilçesinin de güneyinde küçük bir dağ ve tepe var.

Bu dağın, tepenin adı Boru dağıymış!

Yomra’ya onca kez gitmişizdir. Ne Haluk Şahin, ne de Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, dağın adının Boru olduğunu söylememişti. Gerçi, dağın adını sorsaydık, söylerlerdi.

Yomra’dan yazan Eyüp Aygün, Yomra’daki bu dağa Boru dağı denildiğini şöyle açıkladı:

‘Hasan abi, bizim Yomra’da henüz yeşil kalmış, eskiden hamsi çıkınca, hamsiciler nefesi güçlü olan birine bir boru verirlermiş ve bu dağa çıkarırlarmış. Elinde boru olan kişi, dağın tepesinden güneydeki köylere doğru boruyu üflemeye başlarmış. Borudan çıkan sesi duyanlar, kap kacağını sepetini aldığı gibi Yomra’ya hamsi almaya koşarlarmış. İşte bu dağın adı da buradan geliyor.’

Güney Kore’de düzenlenen Dünya kupası maçlarında ev sahibi takımın taraftarları, uzun bir boruya üfleyerek, kulak çınlatan bir sesle takımlarını desteklerlerdi. Toplu olarak çalındığında 135 desibel ses çıkaran bu borunun adı Vuvuzela… Güney Kore’ye gittiğimde, yaklaşık bir metre uzunluğundaki bu Vuvezela’dan 3 tane almıştım.

Bizim Yomralılar, bu Vuvezelayı meğer yıllar önce kullanmışlar. Adına Vuvezela dememişler de Boru demişler... Ki bana göre de doğrusu bu!

***

Yomra sahilinde dolgu ile kazanılan arazinin yaklaşık 40 dönümü belediyeye tahsis olmasına rağmen önceki belediye başkanı İbrahim Sağıroğlu tarafından Avrasya Üniversitesine verilmişti…

Yomra’da Belediye yönetimi değişince, yeni başkan haklı olarak arsanın peşine düştü. İş mahkemeye intikal etti. Yomra Belediyesi davayı kazandı.

Yomra ve Kaşüstü merkezde yeşil alan yok denecek kadar az. Yeni başkan bu dolgu alanını Yomralılar ile Avrasya’nın birlikte kullanmasını istedi. Avrasya patronu Ömer Yıldız, anlaşmaya yanaşmadı. Vali ve Kaymakam, siyasi baskı nedeniyle ortada kaldılar. Tüm bu gelişmelere rağmen, Yomra’daki bu dolgu alanı işi yakında tatlıya bağlanır.

Neyse gelelim, Eyüp Aygün’ün mektubuna;

‘Burada büyük bir haksızlık var. Avrasya 40 dönüm yeri ne yapacak. Burası zaten dolgu alanı üzerine yasal olarak çok katlı ticari bina yapılamaz. Alan, park, bahçe, spor sahaları olarak kullanılabilir. Yomra boğuldu, halkın nefes alacağı yer yok. Eski başkanımız, Yomra çarşısının yanı başındaki Boru dağına, seyir terası çay bahçesi yapacaktı. Sözde kaldı. Bir ara golf sahası işi vardı. Mendirek yapıp Yomra Bay isminde AVM projesi gündeme getirilmişti. Temsili resimler vb. hiçbiri yapılmadığı gibi Şana deresinin kenarına 30-40 kat binalar dikildi’.

***

Eski başkan İbrahim bey, seçilseydi tahminimiz o ki seçim öncesi söylediklerinin en az yarısını yapardı.

Yeni başkan Mustafa Bıyık’ın Yomra’da yapmak istediği işlerde, seçimdeki vaatleri!.. Ki, başkan Bıyık, vaatlerini birer birer yerine getiriyor. Üstelik, Yomra halkının da neredeyse tamamının desteğini alarak.

Kedisi hastalandı!

Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, insanları olduğu gibi hayvanları da seven iki isimdir… Vali, İsmail Ustaoğlu, Atatürk Köşkünün güneyindeki valilik malikanesinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu da Yalıncak’ta bahçeli evde kalırlar. Başkanın, aslan adında bir köpeği ve kadam adında da bir kedisi var. Vali beyin ise güzel bir kedisi var. Hakkı Emiroğlu bu güzel kedinin birkaç gün önce rahatsızlandığını ve hemen veterinere götürüldüğünü söyledi. Veteriner, kediyi bir güzel muayene etmiş, ilaçlarını vermiş, kedicik kendine gelmiş.

Araplığa özenerek

Cennete gidilmez!

Bize öğretilen Peygamberimiz 571 miladi yılda doğdu. 611 miladi yılda 40 yaşında peygamber oldu. Peygamberimizin amcası, babası, dayıları, kabilesi Müslüman değildi ama hepsi Arap ismi taşırdı. Araplar Müslüman olmadan önce aynı kıyafetleri giyer, sakal bırakır, sürme çekerlerdi. Peki Arapların bu kültürel yapıları niçin kutsallaştırılıyor? Peygamberimiz elçiliği aldıktan sonra bizzat Arap kültürünü değiştirmek, Arapları medenileştirmek için çalıştı. Biz niçin Peygamberimizin yok etmeye çalıştığı Arap kültürünü yüceltiyoruz? Çünkü bilmiyoruz ve çok korkuyoruz, ya söylenenler doğruysa diye.
Arap'a Araplığa özenerek cennete gidilmez!
Cennete gitmek için insanlığa özenmek, insan olmak gerekir.
Korkmayın!
İsminiz Alexander oldu diye eziyet çekmeyeceksiniz ama isminiz Muhammet olsa bile hak yediğiniz takdirde cehennemi tadacaksınız.
Cüppe sarık giydiniz diye cehennem azabından kurtulamayacaksınız ama yetime, düşküne, fakire yardım ettiğiniz için cennet önünüze serilecektir.
Peygamber şekilde değil özde önderdir.
Özü bırakıp kabuk Müslümanları olalı burnumuz pislikten çıkmıyor.
Bunları niçin yazdım?
Dün Cuma ezanı okunmuş, önümde birisi koşuyor, arkadaşı seslendi; "Ezan çoktan okundu, ne koşuyorsun?". Cevap; Boş ver iki rekat farzına yetişsem kafi.”
İşte Müslümanlığımız!
Ah Peygamber, ah İslam!
Adın Abdülmuttalip olsa ne, Kristeferson olsa ne!
İnsan ol, özüyle, sözüyle insan!

(Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

****

Her nereye dokunsam dökülüyor, her nereye baksam kangren olmuş yaralar var! Bir çıkış, bir kurtuluş yolu gösteren yok. Var olanların sesi o kadar cılız ki bunların höykürmesinden duyulmuyor bile!
Her gün her kanalda yalanları gerçek gibi sunan yalancılar, her yerde gerçekleri örtmek için çabalayan meddahçılar(yalaka) var.
Hiç kimse mutlu ve umutlu değil ama bunu söyleyebilmek bile yürek işi!  Hala sadece yaşıyor olmak için her zillete katlanabilen insanların çokluğu zilletin şiddetini artırıyor!
Bu durumda zeka acı çekiyor, aptallar övgü düzmeye devam ediyor. Acıları daha da büyüten aptalların mutluluğu(!) oluyor!

(Temel Kahveci)

****


Türkiye'de spor kamuoyunun yatıp kalkıp Hırvat teknik adam Prosinecki'yi konuşması lazım. İmkânsızlıklar içindeki Kayserispor'u hiçbir bahane üretmeden, hakemlerle ilgili tek cümle etmeden sürekli futbolu olumlayarak mücadele ediyor. Bence şu ana kadar Kayserispor'da gösterdiği performansla Prosinecki seneye daha üst düzey bir takımı çalıştırmayı hak ediyor. (Metin Kondel)
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum