İsmail Kansız

İsmail Kansız

YÜZÜNÜ DENİZE VE YEŞİLE BİR TÜRLÜ DÖNEMEYEN ŞEHİR

Şimdi okurlar da diyecek ki hep Trabzon’un geçmişinden bahsedip, eski günlere özlem duyan yazılar yazıyorsun.
Öyle algılanabilir yazdıklarımız.
Ama işin aslı öyle değil.
Ben Trabzon'u yazıyorum.
Geçmişi ve bugünü kıyaslamak adına kim ne ders çıkarır bilemem ama, bu yazımda da iki konuyu ele alacağım.
Biri bitmeyen Trabzon'un denizle barışma meselesi, diğeri de yok ettiğimiz Boztepe...
Arşivlere girdiğimizde hem denize kavuşmak hem de Boztepe'nin halkın mesire yeri olması yönünde ta 1941’lerde çalışma başlatılmış.
Bugüne geldiğimizde 80 yıl öncesinin çalışmaları nasıl sonuçlanmış acaba diye sorduğumuzda verebilecek cevabımız var mı?
O yıllardaki gayrete göz attığımızda insanımız nasıl denize ulaşabilir diye çalışmalar başlatılmış.
Boztepe'nin de "Boz" hali nasıl yeşile çevrilir, insanlar bu doğal seyir terasından nasıl yararlanırın planları yapılmış.
O yıllarda yayınlanan iki haberin içeriğini inceleyip Trabzon'un bitmeyen bu iki sorununa göz atalım.

ŞEHRİN YÜZÜ DENİZE ÇEVRİLECEK

yazi-icine-2.jpg
Gazete manşete çekmiş. Yıl 1941.
Trabzon /Akçaabat arası düzgün bir yol yok.
16.800 TL'ye, ihale edilen yol bitince Akçaabat Trabzon'a bağlanacak.
Böylelikle sahillerden halk yararlanacak.
Zamanın Trabzon Valisi o yıllarda yol işine çok önem vermiş. Hatta turizmden söz edilerek doğal zenginliklerimizin ulaşılabilir olması amacıyla ilçeler arası kırsala yol yapımına öncelik vermiş.
O dönemde ulaşamadığımız yerler için yol yapılıyordu.
Şehrin denize yüzünü dönmesi için mesela Trabzon Akçaabat yolunun yapılması kaçınılmaz görünüyordu. Ama ne bilsinler ki sonraki yıllarda denizden yol geçirilip yüzünü denize çeviren şehir bu sefer sırtını dönecekti o güzelim sahillere...

"BOZTEPE HAYAL SAHASIDIR"

yazi-icine-1.jpg

Boztepe farklı mı?
Şehrin yöneticileri, Boztepe'nin halkın yararlanacağı bir mesire yeri olması için çaba sarf ediyordular. Nitekim ağaçlandırma çalışmaları başlatıldı. Boztepe ağaçlandırıldı. Halk güzel bir dinlenme alanına kavuştu.
Ya şimdi?
Keşke o boz haliyle kalsaydı da altı üstü betonla dolmasaydı. 
Bir de tam ortasından tünel de açılınca halkın mesire yeri olsun diye ağaçlandırılan şehrin seyir terasından artık eser kalmadı.
Daha da önemlisi yol yapıyoruz diye şehrin iki köklü, tarihi mahallesi yok edildi.
Çok enteresan bir tespiti var o günkü gazetede yazan Cemal Rıza'nın.
Diyor ki, "Şehrin iki parkı var. Güneş evlerin kiremitlerini yalayıp geçer. Bu iki parktan ne deniz görünür ne de yeterince güneşten yararlanabiliriz. Boztepe bu ihtiyaca cevap verebilecek çok güzel bir yerdir."…
Yazısının devamında Cemal Rıza, deniz rüzgârlarını teneffüs ederek güneşten yararlanıp ufka bakmak sert mizacı yumuşatıp gülümsemeye yol açar diyerek, Boztepe'nin Trabzon'un Hayal Sahası olduğunu belirtmiş.
O yıllarda böyle hayaller kuran yazar ne bilsin ki ilerde hiç başka yolu yöntemi yokmuş gibi tüneller açılarak insandan uzaklaşacak Boztepe. Bu arada Boztepe ve Yenicuma mahalleleri de birçok anısıyla birlikte yok olup, aynı kaderi paylaşacak...
1941’lerdeki heyecana bakın 
Trabzon denize dönmenin buluşmanın heyecanını yaşarken, Boztepe de kıraç halinden ağaçlandırılıp yeşilliklere büründürülmeye çalışılıyordu.
Trabzon Akçaabat’a bağlandı.
Yol açıldı.
Deniz yüzünü gösterdi.
Sonra? Deniz doldu. Şehre yine sırtını döndü.
Denizin suçu yoktu 
Aslında herkes biliyordu böyle olacağını şehirde...
Boztepe ağaçlandı.
Halk ağaçların altında çimenlere uzanıp yıllarca doğanın keyfini çıkardı.
Sonra?
Hançeri soktuk Boztepe'ye...
Gelişmeliydik tabii ki...
Gelişmeliydik de, kaybederek değil, koruyarak...
Şimdi milyonlar harcayıp sahil düzenlemeleri yapıyoruz.
Bozmasaydık gerek kalır mıydı?
Korusaydık daha akıllıca çözümler üretseydik bu şehir böyle mi olurdu?
Bu arada Büyükşehir Belediyesi'ne bir hatırlatma ve bir de önerim var;
Gülcemal dolgu alanının olduğu bölgede sahil oluştu.
Uzunkum geri geldi.
İnsanlar güzel havada denize ayaklarını sokabiliyor artık.
Dolguyu durdurup oluşan sahili düzenlemek gerekiyor.
Hem dolgu alanına harcanacak milyonlarca  masraftan kurtulmuş, hem de şehir, tarihi Uzunkum'una yeniden kavuşmuş olur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.